Obama'nın vücut dili

16 Kasım 2015 Pazartesi  |  MG ÖZEL

"Diplomasi dili", devlet adamlarının, politikacıların, özellikle de diplomatların resmi görüşmelerde ve medyanın önünde kullandığı "sihirli" bir dil.

Bu dil muhatabınıza en olumsuz ifadeleri-en azından görünüşte-onu kırmadan söylemenin en etkili yolu. Zaten "diplomasi dili"nin en önemli özelliği "nezaketi". Yani, normal bir diplomatik temasta bir devlet adamı karşısındakine hiçbir zaman "Aramızda uzlaşması olanaksız sorunlar var. Zaten siz zamanında şunu yapmıştınız, unutmadık" demez. Bunun yerine, "Elbette devletlerimiz arasında bazı konularda görüş ayrılıkları olabilir, bunları doğal karşılıyoruz" demeyi tercih eder. Yani, aslında özünde aynı şeyler söyler söylemesine ama bunu bir güzel ambalajlayarak yapar.

Buna karşılık vücut dili ise, insanların çoğu zaman gerçek düşüncelerini dışa vurur. Medyanın önüne çıkan bir devlet adamı yanındaki diğer ülkenin lideri ile aralarında hiçbir sorun olmadığını söylerken vücut dili bunun tam tersini işaret edebilir. Sıkıntılı bir yüz ifadesi, elindeki kalemle önündeki kağıdı karalaması ya da vücudun muhabatından farklı bir yöne bakması aslında işlerin söylendiği kadar parlak olmamasının işaretleridir.

ABD Başkanı Barack Obama ise, diğer bazı liderler gibi vücut dili kontrol etmeye çalışan politikacıların arasında yer alıyor. Dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmelerinden sonra düzenlenen ortak basındaki toplantısındaki davranışları da daha önce de tanık olduğumuz gibi Obama'nın sadece diplomasi dilini değil, vücut dilini de ustaca kullanmaya çalıştığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Obama'nın en önemli özelliği, muhabatı konuşurken gözlerini kırpmadan onu dinlemesi. O anda yüzüne öyle bir ifade yerleştiriyor ki, karşısındakine "O kadar önemli şeyler söylüyorsun ki, tek bir kelimeyi kaçırmadan, soluk bile almadan seni dinliyorum" mesajı veriyor. Böylece Obama muhabatını ne denli önemsediğini göstermek istiyor. Vücudu ise, sürekli olarak karşısındaki kişiye yönelik oturuyor, son derece saygılı ve ölçülü şekilde bacak bacak üstüne atıyor.

 

 

Obama'nın çok kullandığı bir jest de, yine cok ciddi ve son derece dikkatli bir yüz ifadesiyle karşısındaki dinlerken elini yüzüne yaslaması. Bu şekilde de konstantre olmuş şekilde muhatabına yoğunlaştığı izlenimi vermek isteyen Obama, kendi konuşurken işaret ve baş parmağını da çok kullanıyor.

ABD Başkanı'nın sıkça tekrarladığı bir başka hareketi ise, karşısındaki konuşurken söylenenleri desteklediği ve onayladığını gösterir şekilde başını sallaması. Bu jestle de, "Ne kadar doğru söylüyorsun, ben de tıpkı senin gibi düşünüyorum..." demek istiyor.

Kuşkusuz bu hareketler "öğrenilmiş, üzerinde çalışılmış jestler", yani "şov"un bir parçası...