Herkes görüyor, kör balıkçı bile..

25 Aralık 2015 Cuma  |  KÖŞE YAZILARI

Öğrencisine "Zeki ile akıllı arasındaki fark nedir biliyor musun? Akıllı iki yoldan doğru olanı seçer, zeki üçüncü yolu yapar"demiş Bilge..

Doğu'ya bakıp halimize şükretmekle,Batı'ya bakıp özenmekle geçti ömrümüz..Daha iyi, daha güzel yaşam şartlarına kavuşmak için hep Batı'ya kaçtık..Ülke içinde de, dışında da..

İşim sebebi ile Ortadoğu'ya çok gittim, her dönüşümde toprağımı öptüm "İyi ki bu ülkede doğmuş Müslüman bir kadınım..."diye. Batı'ya gittiğimde ise hayıflandım, "Neden bizim de böyle önceliği  insana veren bir düzenimiz yok?"diye.."Di"li geçmiş zaman kullanıyorum çünkü artık biz neyiz bilmiyorum! Hatalarımızdan ders alıp ileriye gideceğimize, eskilerin üstüne yenilerini ekleyerek bir girdaba doğru sürükleniyoruz.
Ülkemin doğusu yanıyor. Karmakarışık bir ortam, kim ne diyor, ne yapıyor, ne istiyor belli değilBen az da olsa kafası çalışan bir vatandaş olarak yaşananlardan hiçbir şey anlamıyorum. Çocuklar niye ölüyor, gençler niye ölüyor, askerler polisler niye ölüyor, bilmiyorum. Daha 6 ay öncesine kadar herkes umutluydu, artık bir şeyler değişecek insallah diyorduk  ama biliyorduk ki her şey pamuk ipliğini bağlıydı, bu ipi kalınlaştırmak içindi umut.

Şimdi bakıyorum da, sanki o günler hiç yaşanmamış, o umutlar hiç yeşermemiş gibi. Bir anda dağıldık, eski günlere döndük, o pamuk ipliği koptu, koparıldı. Eskiden en büyük farkı ise, her şeyin gözümüzün önünde yaşanması. Kameralar kayıtta, videolar telefonlarımızda ama devlet gene bildiğimiz eski devlet, önce ben...ben... diyen, hatalarını örtmeye çalışan. İyi de görüyorum ben dünyanın bir ucunda da olsam, dibinde de olsam görüyorum izliyorum, öyle 80'lerde 90'larda olduğu gibi değil ki hiçbir şey.

Herkes görüyor, kör balıkçı bile

Görüyor da ne oluyor derseniz işte asıl umutsuzluk burada, hiçbir şey olmuyor, eski tas eski hamam. Gene büyük büyük laflar, 35 senedir ne deniliyorsa aynısı. Devlet aynı ,PKK aynı, taktikler aynı, operasyonlar aynı .Halkın bir bölümü de aynı. Hep laf laf, çok laf, çok ölüm, az UMUT..
İleride çocuklarımız torunlarımız sorduğunda bu dönemi "Anne baba bunlar yaşanırken sen ne yaptın?"diye sorduklarında ne cevap vereceğiz? "Hiç cocuğum, öyle klavye başında yazdım yazdım durdum, sonra da olanlar oldu işte" mi diyeceğiz.

Utanmayacak mıyız?

Bir 3.yol olmalı 

Sivil bir yol, bu bağrışmaların arasında sakin bir ses,umut yaratacak bir birleşim, keskinlikten uzak toparlayıcı bir platform. "AMA"sız cözüm önerileri.olmalı bulmalıyız bu yolu.

Mecburuz..Çocuklarımız için..