İşin zor arkadaş!

31 Mayıs 2016 Salı  |  SERBEST KÜRSÜ

Lafı çok fazla dolandırmayacağım. Kimseyi suçlamayacağım. Birlikte bir resim çizeceğiz...
Tane tane anlatıyorum...
İlmik boynunuza böyle takılıyor ve sizi pazar pazar o ilmikle dolaştırıyorlar.
 
2014 yılında şampiyonluk geliyor...
Daha şampiyonluk gelmeden medyada futbolcuların Ersun Yanal'ı istemediği şeklinde algı haberleri çıkıyor.
Haziran ayında yönetim bekliyor. Sonunda Ersun Yanal ile sözleşme uzatıyor.
Ünlü bir spor yazarı bir makale kaleme alıyor. Ersun Yanal'ı futbolcular gönderdi diyor.
Sonra göreve İsmail Kartal geliyor.
Tribünler sezon boyu boş kalıyor. 
Futbolcular sosyal medyada sürekli hakaretlere uğruyor. Mutsuzlaşıyor.
Sezon bitiyor...
O futbolcular topluca gönderiliyor. 
Taraftarın istediği oluyor. 
Arka beşli algısı yerini buluyor. 
 
Yeni sezon başlıyor...Yıldızlarla takım bir çok sorun yaşıyor. Aynı kişiler bu kez gönderilmelerin yanlış olduğunu ifade ediyor. 
İçi boşaltılmış takımda sorunlar bir türlü bitmiyor. Takımın tüm liderleri gönderildiği için her sorun dağ gibi büyüyor.
Sonunda Mart ayında yönetim uyanıyor. 
Yerli futbolculara gidip sorumluluk sizde diyor...O güne kadar dışlanmış olan bu oyuncular o andan itibaren ellerinden geleni yapıyorlar. Ama bazı şeylere güçleri yetmiyor...
 
Bu kısacık 2 yıl özetinden sonra en başa dönüyorum...
Ersun Yanal gittiğinde Fenerbahçe'de futbolcular gönderdi denildi....
Sonrasında bu zincirleme olaylar yaşandı...
 

Demek ki Fenerbahçe'nin 2 yıllık kaderini bunu söyleyenler çizdi...Fenerbahçe'nin zincilerini onlar ellerine geçirdi. Gelecek yıl yeni bir algı ile yeni bir operasyon gelecek....
Fenerbahçe taraftarı önce bunları söyleyene küfürler edecek. Sonra ilk kötü sonuçta bu söylemleri kendileri ifade etmeye başlayacaklar. 
Sonra Fenerbahçe yönetimi yine buna karşı çıkacak. Ardından taraftarın istediğini yapacak. Fenerbahçe yine yıllarını kaybedecek....
 
Zincirlerinizi kırın...Kulağınızı tıkayın...Fenerbahçe'yi kimin yöneteceğini siz belirleyin...
 

Bu sezon Milliyet Gazetesi'nde bir köşe yazısı hatırlıyorum...
Bu kez iyiler kazansın...Başlık buydu... Beşiktaş'ın şampiyonluğu kazanması gerektiğini söylüyordu yazı...Manşetten girmişti.
İyi olan hep rakipler...Kötü olan hep sensin...Dikkat edin hep "iyilerin" kazanması için herkes seferber...
Sen kötüsün çünkü. Senin tek özelliğin takımına olan yüksek bağlılığın ve bu sektöre yaptığın maddi girdi...Bu da olmasa seni toptan yok edecekler...Sisteme karşı savaşman gerek. Oysa sen kendinle savaşıyorsun... 
 
Bu ülkenin spordaki zencisi sensin...Klu Klux Klan etrafını çevirmiş...Trabzon'da, Abdi İpekçi'de olanlar senin evinde olsa linç edilecektin. Buna rağmen hala farkında değilsin...
 

Politika ve medya tarafından zincire bağlanmış ve susmaya mahkum edilmiş Fenerbahçe yönetimi,
Medyanın algıları ile yönetilen Fenerbahçe taraftarı,
Olmayan Fenerbahçe medyası....
 
İşin zor arkadaş...

 

 

Ahmet Ercanlar

Not: 2014 yılında Ersun Yanal'ın ayrıldığı gece kendisini aradım. Telefona yakın bir arkadaşı çıktı. Dedi ki futbolcular Yanal'ı istemedi. 
Aradan 1 saat geçti. Telefonum yine çaldı. Futbolcular istemedi kısmını çıkartır mısın dedi? Neden dedim? 
Galiba biraz haksızlık yapmışız...Tüm futbolcular aradı. Bazıları ağladı dedi...
Peki dedim...Çıkarttım.
Bunu hiç bir yerde okumadınız...Futbolcuları hedef gösterenler o gece olanları hiç yazmadı...

Resim: www.salihguvenc.com