Almanya ve acı üstüne politika

03 Haziran 2016 Cuma  |  KÖŞE YAZILARI

1915 olaylarının "soykırım" olduğunu düşünenler Alman parlamentosunun dün aldığı karardan kuşkusuz büyük sevinç duymuştur.

Ama...
Almanya'nın derdi gerçekten "soykırım" mı, "tarihi adalet" mi?
Ya da şimdiye kadar benzer karar alan ülkeler gerçeğin peşinde mi?

Hayır.

1915 olayları çok uzun zamandır insani boyutu dışında siyasi içerik kazanmış durumda.
Ermenilerin 1915'de soykırıma uğradığı iddiasına ilk resmi desteği Uruguay'ın verdiği yeni yeni duyuluyor. Uruguay 1965 yılında soykırımı kabul ederken "tarihi bir haksızlığı gidermek" ya da Türkiye'ye karşı siyasi bir koz ele geçirmekten çok kendi ülkesinde yaşayan Ermenilerin duygusal bir talebini yerine getirmeye çalışıyordu büyük olasılıkla. Yoksa, hele o zamanlar, dünyanın öteki ucundaki Uruguay'ın 1915'in soykırım sınıfına girip girmediği konusunda nasıl bir fikri olabilir ki? Benzer bir durum Arjantin, Venezuela ve Şili için de söylenebilir belki. Ama Fransa'nın, İsviçre'nin, Belçika'nın, Kıbrıs Rum Kesimi'nin ve bir dizi kıta ülkesiyle Avrupa Parlamentosu'nun, şimdi de Almanya'nın soykırım iddialarına destek vermesinin gerçek nedeni ne acaba? 

Soruyu daha açık sormak gerekirse, hiçbir şekilde kendilerinden görmedikleri, hatta aslında küçümsedikleri bir Kafkas halkının 1915'de soykırıma uğrayıp uğramadığı bu ülkelerin gerçekten umurunda mı acaba?..

Bir Ermeni'yi 1915 olaylarının "soykırım" olmadığına inandırmak olanaksız. Çünkü bu mesele Ermeni halkını bir arada tutmak için 100 yıldır bir çeşit tutkal gibi kullanılıyor. Dünyada 7 milyon civarında Ermeni yaşıyor, bunların yarısı vatanlarında, yani Ermenistan'da, kalanlar da diğer ülkelerde. 1915 olayları, sayıca küçük denebilecek Ermeni halkını yaşatmak, ayakta tutmak, birbirine sarılmasını sağlamak amacıyla kullanılıyor. 
O olaylara tanık olanlar, yakınlarını kaybedenler Türk topraklarından kaçtıktan sonra Ermenilerin yaşananları unutmaması için yeni kuşaklara bildiklerini, gördüklerini, duyduklarını anlattılar. Böylece, yeni kuşaklar "Biz küçük bir halkız, başımıza bir daha böyle olaylar gelmemesi için, yok olmamak için birbirimize sıkı sıkıya sarılmalı, destek olmalı, olanları unutmamalı ve kesinlikle bağışlamamalıyız"ı duyarak büyüdü. Kim ne derse desin, 100 yıla yakın süre boyunca Ermeniler öfke, nefret, kin ve intikam duygularını içinde yaşattı, belki de bu duygular Ermeni halkını ayakta tuttu, özellikle vatanlarından uzakta olanları.

Ermenilerin ruh hali belki anlaşılabilir ama ya "soykırım" kararı alan ülkeler, bu kervana son olarak katılan Almanya?

Dün alınan kararın, tasarıda iddia edildiği gibi, Türk-Ermeni ilişkilerinin gelişmesine katkıda bulacağına inanacak kadar saf mı Almanlar?

Elbette değil...

Onların yaptığı, aslında umurlarında olmayan bir halkın acısı üzerinden siyaset yapmak...