Dijital ortamdaki verileriniz başınıza dert açabilir

08 Haziran 2016 Çarşamba  |  SERBEST KÜRSÜ

İnternetin, özellikle de akıllı telefon ve tabletlerin yaygınlaşması sonrası bir çoğumuzun sosyal medya olarak adlandırılan ortamlarda hesabı var. Başta facebook ve twitter olmak üzere her geçen gün artan bu sosyal medya hesaplarında, hepimizin geride bıraktığı milyonlarca da dijital iz yani veri var.

Instagram-Pinterest-Periscope vb. fotoğraf ve video paylaşım siteleri, swarm gibi yer bildirimi yapılan siteler, çeşitli bloglar, spordan müziğe kadar kullandığımız uygulama ve programlar, twitter ve facebook gibi günlük yaşamımızın adeta vazgeçilmez birer parçası oldular.

Adı geçen sosyal medya ortamlarını etkin olarak kullananlar, her an çeşitli paylaşım ve bildirimlerde bulunuyor, buralarda yorumlar yapıyorlar. Bazen kendileri, arkadaşları, aileleri ile ilgili bir yazı, bir fotoğraf, video paylaşırken bazen nerede olduklarını bildiriyorlar ya da o an dinledikleri bir müziği, izledikleri filmi hatta ne yediklerini, kimlerle nerede ne yaptıklarına kadar bilgiler verebiliyorlar.

Kısacası, tüm bu uygulamalar kişiliğiniz ve çeşitli özellikleriniz hakkında akıl almaz bilgiler içeriyor, sizi akıl almaz biçimde ele veriyor.
Bütün bunları yaparken kimse bizleri bu bilgileri vermeye zorlamıyor. Ancak bu paylaşımların bizi tanıyan tanımayan binlerce, hatta milyonlarca kişi tarafından da görülme ve izlenme olasılığı da var.

Buraya kadar ne olmuş, ne var bunda diyebilirsiniz. Özellikle gençler başta olmak üzere yaptığınız her türlü paylaşımlar ileride askerlikte, iş başvurularınızda ya da iş yaşamınızda hatta eş ve aile ilişkilerinizde başınıza türlü dertler açabilir.

Ortaya bıraktığımız bu dijital izler sayesinde pek çok yaşam pratiğiniz bir data olarak okunabilir. Siyasi görüşünüz, ilgi alanlarınız, dinlediğiniz müzik türleri, sevdiğiniz sanatçılar, değer verdiğiniz politik figürler, tuttuğunuz takım, fotoğraflarınız, hoşlandıklarınız, hoşlanmadıklarınız, arkadaşlıklarınız vb. gibi  kısaca size ait her türlü bilgi digital ortamlarda sosyal medya hesaplarınız üzerinden depolanıyor. 

Bunlara ulaşmak ve bu hakkınızdaki bilgileri değerlendirmek artık çok kolay ve bunların tamamını silme gibi bir şansınız da artık çok zor.
Bunların bir çoğunu silme şansınız olsa bile yine de bu, tam olarak kurtulduğunuz anlamına gelmiyor. Siz silmeden önce alınan capsler gibi bazı bilgilerin/fotoğrafların/sözlerin saklanabilir olması başınızı yine derde sokabilir.

Diyelim bir yere iş başvurusunda bulundunuz. Yetkili kişiler bir yandan sizin CV'nizi incelerken diğer yandan adınızı Google"da aratıp her türlü sosyal medya hesabınıza da ulaşabilir. O yetkili kişi için CV'nizde yazanlar kadar, çeşitli sosyal medya ortamlarında yaptığınız paylaşımlar da etkili olmaz mı? 

Politik görüşünüzden, alkol ve sigara kullanımınıza, arkadaş ilişkilerinizden gittiğiniz mekanlara hatta cinsel tercihlerinize kadar bunları öğrenme olanakları var ve tüm bunlar sizin iş veya çeşitli alanlarda yaptığınız başvurunuzu, CV'nizden daha çok etkileyebilir.

Artık bir çok şirketin insan kaynakları, sosyal medyada bıraktığınız -olumlu/olumsuz- izlerdeki verileri değerlendirerek eleman seçimi yapıyor. Bu çok bilinmedik bir durum değil. Hatta kamu sektöründe çalışan bir çok kişinin de yaptığı paylaşımlardan dolayı haklarında soruşturma açıldığı ve bu nedenle işini kaybeden ya da yargılananlar olduğu da bir başka gerçek.

Özellikle lise ve üniversite gençleri başta olmak üzere tüm gençlerin, daha doğrusu herkesin, yaptığı bu tür paylaşımlara çok dikkat etmesi gerekir. Başkalarının kişilik haklarına yönelik saldırılar/küfürler, özel yaşamınızın bazı yönlerini deşifre edecek veriler, ileride pişman olacağınız durumlar yaratabilir.

Bütün bunların dışında özellikle son yıllarda tüketime yönelik her türlü marka ve ürünün yaptığımız bu paylaşım verilerini kullanarak bizleri bir denek haline getirmesi de cabası. Tüketicilerin tüm davranışlarının adım adım izlendiği bu ortamlar, tüketim alışkanlıklarının ortaya çıkarılmasında ve yönlendirilmesine büyük önem taşıyor.

Gittiğimiz yerler- yaptığımız alış verişler-yediklerimiz-tükettiklerimiz-kullandıklarımız hatta dinlediğimiz müziklere kadar onlar için eşsiz birer veri. Bu anlamda da onlar için bıraktığımız her türlü dijital iz bedava kullandıkları birer kaynak.

Neyse, şu an ben de sosyal ortamlara her gün bırakılan milyonlarca dijital veriden birinin sonuna gelmiş bulunuyorum. İçinde bulunduğumuz bu sosyal medya ortamlarından kurtulmanın çok da kolay olmadığını varsayarsak, özellikle gençlere çok dikkatli olmalarını öneririm. 

En azından yaptığınız paylaşımlara dikkat ederseniz ileride pişman olacağınız istenmeyen durumları önlemiş olursunuz.
Sonuç olarak doğru kullanıldığı takdirde, yaşamımıza renk katan ve çoğunlukla da işlerimizi kolaylaştıran bu teknolojiyi yerli yerinde abartmadan kullanmak en akılcı çözüm.

İnternetin ve akıllı telefonların olmadığı yıllarda meğer ne kadar özgürmüşüz ...

İlhan İLMENÖZ