Erdoğan, kimin başkanı?

10 Haziran 2016 Cuma  |  SERBEST KÜRSÜ

İktidar başkanlığa yasal çerçeve çizmeye çabalasa ve muhalefet "başkan yaptırmayacağız" çığırtkanlığını sürdürse de, Erdoğan'ın devletin tüm dizginlerini eline geçirdiği yadsınamayacak bir gerçeğe dönüştü. Tedavüle sokulan ifadeyle, o artık "fiilî başkan"

Yargıtay ve Danıştay başkanlarının Erdoğan'ı destekler davranışlarının alevlendirdiği bir tartışmayı çok hayatî buluyorum. Bence başkanlık her gündeme geldiğinde şu can alıcı soru sorulmalı: "Erdoğan, kimin başkanı?"

Şayet, AKP ve bu yüzden hükümetin başkanı ise söylenecek bir şey yok. Parti organlarını tümüyle kontrol eden, Başbakanı yok mertebesine indiren, sorgusuz sualsiz parti adına tek söz sahibi biri olarak, O artık "fiilî başkan". 

Ama başkanlıktan iktidarı, muhalefeti; Kürt'ü, Türk'ü; Müslüman'ı, Müslüman olmayanı; Alevi'si, Sünnî'si; Nakşibendi'si, Cemaatçı'sı, Nişantaşılısı, Kasımpaşalısı; zencisi, beyazı; aktrolü, Gezi'cisi; heteroseksüeli, homoseksüeli; başı açığı, başı örtüğü; Yeşilay'cısı, ayyaşı; MÜSİAD'ı, TÜSİAD'ı ve sair ve sair tüm bir ülkenin ve Cumhuriyet'in başını kast ediyorsak, O asla bir başkan değil ve olamaz da

Varlığını tefrikte gören, gücünü toplumun farklı kesimlerini birbirine düşman etmekten alan biri, cumhurun başı olabilir mi?

Çatışan kesimleri uzlaştırabilir, birbirine yaklaştırabilir, hakemlik yapabilir mi?

Herkese eşit mesafede durması ve tarafsız olması gereken kurumların başı olabilir mi?

Ülkenin birliğini ve devletin sürekliliğini temsil edebilir mi?

Dr. Ömer Dönderici