Atatürk'ün sözde askerleri!

21 Haziran 2016 Salı  |  KÖŞE YAZILARI

Sözde Atatürkçüler...

Mustafa Kemal'in sözde askerleri...

Bu ülkenin aydın geçinenleri...

Sivil toplum örgütlerinin üyeleri...

Üniversiteler...

En başta CHP olmak üzere, muhalefet partileri...

Ülkenin, ülkesini seven tüm sade vatandaşları, uyanın artık...

Ülkemiz; anayasasını askıya alan, ülkeyle keyfine ve kendi dini inanışlarına ve mezhebine göre oyuncak gibi oynayan ve yeniden yapılandırmaya çalışan Recep Tayyip ERDOĞAN isimli doyumsuz bir imamın işgali altında, onun pervasız ve önlenemeyen ihtirası ve icraatları ile en başta laiklik olmak üzere, Atatürk ilkelerinin, insan hak ve özgürlüklerinin, hukuk devleti ilkelerinin günden güne yok edildiği, dini esaslara dayalı İslami bir diktatörlüğe doğru dörtnala koşuyor.

Ve olup bitenleri tarafsız bir gözle değerlendirin, Erdoğan'ın her gün televizyonlardan yaptığı konuşmaları dikkatli bir şekilde izleyin ve yorumlayın, bu konuşmaların satır aralarında verilen mesajları sorgulayın, ülkenin içinde bulunduğu vahameti anlayacaksınız, iş işten geçmek üzere baylar ve bayanlar, ülkenin eğitimi ve bu eğitim ile yetişecek olan geleceğin nesilleri, AKP ve onun doğal lideri Erdoğan tarafından mantar gibi çoğaltılan imam hatip okullarının ve iktidar tarafından eğitim amaçlı olarak kurdurulan militan dini vakıflarla, kurmayı planladıkları yandaş maarif vakıflarının tasullutu altına alınmak üzere.

Saraydaki kişi, halktan ve milletten yana olduğu görüntüsünü vermesine rağmen, kendisini tamamen halktan soyutlamış, sadece kendi belirlediği sanatçı, muhtar, siyasetçi ve halktan kişileri zaman, zaman sarayına davet ederek görüşüyor ve onlara nutuk atıyor, sarayın önünden geçen yollar halka kapatılmış, sadece sarayın müştemilatı camiye giden kişiler bu yola girebiliyor.
Tam bu ortamda, Saray'ın danışmanı bir açıklama yapıyor ve Anayasa'dan Atatürk'e atıfta bulunulan maddelerin çıkarılarak yeni bir anayasa yapılacağını açıklıyor.

Saray tarafından yapılan bu açıklamadan da anlaşılıyor ki; bu ülkenin tüm insanlarını yakından ilgilendiren, bu nedenle büyük bir uzlaşmanın sağlanmasını zorunlu kılan bu ülkenin anayasası; tek başına, sarayın sakini Erdoğan'ın nezareti ve gözetimi altında hazırlanmakta ve ülkemize getirilmek istenen İslami diktatörlüğün temellerinin atılabilmesi için, ülkenin temellerinde ve anayasasında mevcut olan Atatürk ilkelerinin temizlenmesi ve yok edilmesi zorunlu görülmüş ve yeni anayasada Atatürk ilkelerinin yer almayacağı açıklaması yapılmıştır.

Bu ne büyük cürettir!

Erdoğan bu cüreti nereden almaktadır peki,hiç düşündünüz mü?

Sırça sarayda oturan zat bu korkunç cüreti; Atatürk sevgisini, Atatürk ve onun ilkelerine bağlılığı, milli bayramlarda Anıtkabir ziyareti yapmaya ve "Atatürk'ün askerleriyiz" diyerek kuru kuruya bağırmaya indirgeyen, saraydaki zata ve onun kontrolündeki meclis çoğunluğuna sahip AKP iktidarına karşı eylemli demokratik ve barışçıl gösteri ve direnme haklarını kullanamayan siz sözde Atatürkçülerden alıyor tabiî ki. 

Peki, Atatürk'ün kurduğu laikliğin ve Cumhuriyetin teminatı olan CHP ne yapıyor? 

Bana göre hiçbir şey yapamıyor. CHP aleyhine kurumsal olarak haksız bir şekilde suç atan, CHP'nin teröristlere sahip çıktığı ve onlarla görüştüğü yalanlarını afiş yaparak ülkenin sokaklarına asan AKP ve onun trollerine karşı dahi direnemiyor, onlara hak ettikleri yasal cevapları veremiyor.
CHP, tüm yetersizliğine rağmen, ülkede rejimi değiştirmek üzere olan Saray'a ve onun güdümündeki AKP iktidarına yönelik demokratik ve eylemli muhalefetin altında toplanacağı tek çatıdır.

Tüm Atatürkçüler, laikler, demokratlar, anayasanın bekçisi olan bu ülkenin uyanık evlatları; silkinin ve kendinize gelin lütfen, ülkemiz; anayasasını rafa kaldıran sarayın ve onun güdümündeki AKP iktidarının, anayasa dışı oluşturdukları paralel fiili bir yapılanmanın işgali altında olup, tek başlarına çıkarmak istedikleri ve bunun hazırlığı içinde oldukları, Atatürk'ü ve ilkelerini yok sayan yeni bir anayasa ile kurmuş oldukları bu paralel ve fiili illegal yapılanmayı, anayasal ve kalıcı bir zemine oturtmak üzereler

Unutmayın ve uyanın artık, yarın vakit çok geç olabilir.

New York