Turistik 'uyanıklık'!

24 Haziran 2016 Cuma  |  GÜNLÜK

Yazın ortasına geliyoruz ama turistik yöreler bomboş, esnaf kan ağlıyor, eylem yapıyor, hatta "turist duası"na çıkıyor...

Nedenler malum, Rusya ile yaşanan "uçak krizi", terör eylemleri ve siyasi istikrarsızlık, gerginlik. Tek umut, yaklaşan dokuz günlük Ramazan Bayramı tatili ama onun da yaraya merhem olacağını iddia etmek mümkün değil.

Gerçek şu ki ortada kâbus  gibi bir manzara var: Yüz binlerce sektör çalışanı işsiz, otellerin çoğu bomboş, esnaf dükkanı çoğu zaman siftahsız kapatıyor. Dahası, sektörü bilenler bir başka tehlikeye dikkat çekiyor: Sezon bittiğinde bankalara kredi borcu bulunan ve ödeyemeyecek duruma düşecek otellerin bir bölümü kaçınılmaz olarak el değiştirecek. Yine sektör çevrelerine göre, otellere en çok kredi veren bankaların başında Katarlı Finansbank'la Rus Denizbank geliyor.

Bu işin bir cephesi.

Diğer cephesine bakınca otelcilerle esnafın iğneyi kendisine batırması gerekiyor. Turiste "yolunacak kaz" gözüyle bakanlar, uzun vadeli çıkarlarını değil günlük düşünenler içinde bulundukları zor durumun acısını yine turistlerden, özellikle yerlilerden çıkarıyor. Bomboş otellere, lokantalara, kafelere gelen az sayıda turisti baş tacı etmeleri gerekirken krizin bedelini onlara ödetmeye çalışıyor. Bugünkü gazetelerde yazıyor, otelciler daha sonra yükseltemeyecekleri endişesiyle fiyatları fazla indirmek istemiyor. Kimi yerde sokağa dökülen esnaf da krizin "intikamını" gelen az sayıda turistten alıyor!

Bir kaç yıldır Türkiye'de yaşayan, Türkçe de bilen bir kadın yabancı gazeteci gittiği turistik yörelerde karşılaştığı duruma tepkisini, "Ben böyle soygun görmedim! Müşteriyi inek gibi sağıyorlar" diye dile getirdi.

Tamam, krizin objektif nedenleri var ama turizm sektörününün de günah çıkarması gerekmiyor mu?

Ama hepimi biliyoruz ki, böyle bir şey olmayacak, yarın işler düzeldiğinde bugünler hiç hatırlanmayacak, bu düzen sürüp gidecek...