Haklıyım, haksızsın, haksızlar!

07 Temmuz 2016 Perşembe  |  SERBEST KÜRSÜ

Görüş ayrılığı yaşadığınız insanların "haklı olma ihtimali" 'ni hiç düşündüğünüz olur mu ?

Hangi konuda olduğu fark etmez; "inançsal", "politik", "toplumsal", "ailevi" veya başka herhangi bir alanda..

Çoğumuzun aklına dahi gelmez.

Oysa ki; en az, kendi düşüncelerimizde "haklı olma ihtimalimiz" kadar, yüksek bir ihtimaldir; "karşımızdakinin haklı olma ihtimali."  

Bu "düşünme biçimi' kişiye ne derece "zor" ve "katlanılmaz" gelir ise; kişi, bağnazlığa ve tutuculuğa o derece "esir" olmuş demektir.

Karşımızdaki kişinin "haklı olma ihtimali" 'ni dikkate almaya başladığımızda ise; benliğimizi, "egoizm" denen zehirden arındırmaya başlarız.

Bu topraklar üzerinde yaşayanlar olarak, tarihsel gelişimimizde edinemediğimiz bir özelliktir, bu tip "düşünme biçimi".

Edinemeyişimizin sebebi ise; "tebaa" olmaktan; "millet" olmaya ve son aşamada; toplumdaki diğer bireylerden farklı özelliklere sahip "bireyler" olmaya çalışırken yaşadığımız; "başarısızlıklar" 'dır.

Sorunlarını çözememiş, "başarısız" toplumlarda bireyler; yaşadıkları sorunların sebeplerini hep başkalarında ararlar. Onlara göre, hatalı olanlar; hep başkalarıdır. Bu şekilde davranarak, diğerlerinden ayrışmaya çalışırlar.

Bu nedenledir ki; toplum olarak, bizim "düşünsel dünyamız" 'da sadece; "doğrular" ve "yanlışlar" bulunur. Aradaki sayısız farklı renkten habersiz beyinlerin yaşadığı topraklardır, bu topraklar.

Bu durum; ülkenin yaşadığı tüm sorunların temelinde; "toplumun bu özellikten mahrum olmasının yattığı" 'nı düşündür bana hep.

Batı toplumlarına baktığımızda ise; gerek "yüzyıl savaşları" 'ndan, gerek "kilise-devlet çatışmaları" 'ndan ve gerekse milyonlarca insanın öldüğü iki dünya savaşından gerekli dersleri çıkartarak, sahip oldukları bilinçle, ülkelerini; "demokrasi", "barış", "refahın" yaşandığı birer "ada" haline getirdiklerini görürüz.

Modern toplumlardaki bireylerin sahip oldukları bu özellik, siyasal alana; "demokratik rejim" olarak yansır.

Bireyler, diğer bireylerin görüşlerini ve o görüşlerin "haklı olma ihtimalleri" 'ni ne derece dikkate alırlarsa, o ülkedeki "siyasal iklim";  o derece "uzlaşı" 'ya dayalı olur ve demokratikleşir.  

Bu da; "barış" 'ı ve "refah" 'ı getirir.  

Aksi halde; "siyasal rejim"; bu özellikten mahrum bireylerin siyasal tercihleriyle "demokratik" özelliklerini yitirir.

"Kaos" 'a, "kavga" 'ya ve "yoksulluk" 'a neden olur.

Bülent Akyol