Turgay Şeren: Golcülükten efsane kaleciliğe...

08 Temmuz 2016 Cuma  |  SERBEST KÜRSÜ

Türk futbol tarihinin en unutulmaz, en efsane isimlerinden biri olan "Berlin Panteri" lakaplı Turgay Şeren"i de sonsuzluğa uğurladık.
Ancak inanıyorum ki O"nu can dostları karşılayacak ve asla yalnız bırakmayacak. Taçsız Kral Metin Oktay-Ordinaryus Lefter- Baba Hakkı-Coşkun Özarı- Gündüz Kılıç-Cihat Arman ve daha niceleri...

"Turgay Şeren 15 Mayıs 1932'de Ankara'da doğdu. Babası Atatürk'ün özel kalem müdürü Sabit Şevki Bey'dir. Turgay Şeren dünyaya geldiğinde ismini bizzat Atatürk, "Türkay" olarak koyar. Turgay Şeren'in asıl adı Türkay Sabit Şeren'dir.

Galatasaray Lisesi'nde okurken Fransız hocalar Türkay ismini telaffuz etmekte zorlanırlar. Çünkü Fransızca'da 'ü' ve 'k' harfleri yoktur. Fransız hocaların dillerinde 'Türkay' ismi 'Turgay' olur ve öyle kalır. Artık herkes Turgay diye seslenmektedir bu öğrenciye..."

Galatasaray Lisesi 1952 yılı mezunudur. Turgay 17 yaşında Galatasaray A Takımı'na bir sene sonra da milli takıma yükselir. Aynı zamanda Galatasaray Lisesi'nde de talebeliğe devam eden Turgay adeta ders çalışır gibi kaleciliği öğrendi.

Türkiye"nin gelmiş geçmiş en başarılı kalecilerinden biri olan Turgay, Galatasaray Lisesi"nin avlusunda başlayan futbol kariyerinin ilk dönemlerinde santrfor oynamaktaydı. Galatasaray"ın genç takımında gol kovalayan Turgay"ın hocaları, fiziğini çok uygun buldukları futbolcuyu, kaleciliğe yönelmesi konusunda ikna ederler.

14 yılı kaptan olarak Galatasaray"da 19 yıl görev yapan Turgay Şeren, 2 Temmuz 1967"deki jübileyle aktif futbol yaşamını noktaladı. İstanbul"daki jübile maçına dünyanın gelmiş geçmiş en büyük kalecilerinden Lev Yaşin de geldi. Maç sonrası Lev Yaşin"i hemen bırakmayan ve 5 gün misafir eden Turgay, dev kaleciyle ilgili en ilginç anısını şöyle anlatır;

"Yaşin, Rusya Konsolosluğundan bir görevliyle birlikte evime geldi. Bizim evdeki eşyaları görünce çok etkilendi. Sonra birden pantolununu indirdi. Altında maçta oynadığı şort duruyordu hala. Yokluktan dert yandı. Kendisine 6 tane don alarak hediye ettim. Rusya"ya döndükten sonra da bazı eşyalar gönderdim."

O"nun Berlin Panteri ünvanı aldığı ve 2-1 kazandığımız Almanya maçı da ilginç anılarla doludur. Maçtan sonra Alman seyircilerden büyük alkış alırken, sırtına da bir baston darbesi yemişti. Futbolcular soyunma odasına giderken, maçı saha kenarında izleyen Alman savaş gazilerinden biri, elindeki bastonu, yenilginin baş sorumlusu olarak gördüğü milli kalecimizin sırtına vurmuştu.

Ayrıca maç bitiminde soyunma odasına gelen Almanya Teknik Direktörü Sepp Herberger, hayran kaldığı Turgay"ı ülkesine gelmeye ikna etmeye çalışmış ancak başarılı olamamıştır.

Futbolculuğu bırakmasının ardından teknik direktörlük ve futbol yazarlığı kariyerine başladı. 1968-1980 yılları arasında  sırasıyla Mersin İdman Yurdu, Vefa, Samsunspor,  yeniden Mersin İdman Yurdu, yeniden Vefa ve son olarak 1979-80 sezonunda Galatasaray'ı çalıştırdı. Çeşitli gazetelerde spor yazarlığı da yapan Turgay Şeren, bir dönem de televizyonda yayınlanan futbol programlarında yorumculuk yaptı.

O sadece başarılı bir kaleci değil Galatasaray"ın sembol isimlerinden ve gerçek bir efsanelerinden biridir. 

Metin Oktay Galatasaray"a ilk geldiğinde Gündüz Kılıç, o dönemki kaptan Turgay Şeren'i, Metin'in oda arkadaşı yapar. Çünkü kendisine çok inanmaktadır. Kılıç'ın, Şeren'e verdiği görev, Metin'in kalbine Galatasaray sevgisi aşılamaktır.

Kendisini Allahtan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dilerim. Mekanı cennet olsun.

İlhan İlmenöz