A(şırı) sosyal medya

12 Temmuz 2016 Salı  |  YOLCU

Not: Aşağıda yazının ilerleyen kısmında anlatılanlar gerçek olaylardan..pardon gerçek paylaşımlardan alınmıştır.

 
Adı "sosyal medya" olarak konulan olgu yaklaşık 10 senedir hayatımızda. Bu mecranın en yaygın kullanıma sahip olanı ya da önde bayrak taşıyanı "facebook" 2004 yılında Harvard Üniversitesi yurt odalarından dünyaya yayılmaya başladığında bugün gelinecek noktayı kestirmek çok kolay değildi doğrusu. Memleketimizin güncel aylık aktif facebook kullanıcı sayısı 42 milyon imiş. Nüfusun yarısından daha fazla.  
Demek ki neymiş, konu bilgi teknolojileri ile ilgili olunca tahmin yaparken hayal gücünün musluklarını sonuna kadar açmak gerekiyormuş. 
Daha sonra ortaya çıkan sosyal medya kanalları da (başta Twitter olmak üzere) zamanla insanların hayatlarına bir daha zor çıkmak üzere girdi. Başlarda bu kanalları kullanmakta çekimser davranan, şüpheyle yaklaşan ve hatta burun kıvıranlar da dirençlerini bir kenara bırakıyor ve paylaşmaya, layklamaya, dürtmeye, şakımaya (tweet) başlıyorlar.  

Neyse sözü sosyal medya analizine dökmeyeyim, çünkü bu sohbetin amacı o değil. 

Malumunuz sosyal medya kullanırken hayatımızın yansıması şeklinde bir takım davranış biçimlerimiz oluyor. Kendi tanıdığımız, bildiğimiz çevremizle sosyal medya iletişimimizde çizgi pek bozulmuyor. Ancak kalabalıkların olduğu ve özellikle insanların birbirini direk olarak tanımadığı durumlarda iletişim tuhaf, komik ve kimi zaman da ürkünç bir hal alabiliyor.   Amiral gemisi facebook özelinde bu konuda bir kaç ilginç örneği paylaşmak istedim. 

* * *

En ilginç örneklerden birine ana konusu kitaplar hakkında bilgi paylaşımı yapılan bir toplulukta rastlamıştım. Sıradan bir kitap tartışması sayfalarca sohbetten (!) sonra şu hale dönmüştü;

Kişi 1 : Adresini ver adresini... Delikanlıysan adresini ver şerefsiz!
Kişi 2 : Göstericem ben sana delikanlılığı! Yarım saate Bakırköy meydana gel.

Demek ki lokasyon konusunda önceden bilgilenmişler. Yakın yerlerde yaşıyorlarmış. O tamam da, kitap konusundan buraya nasıl geldiniz arkadaşım yahu? Hep şikayet ederiz ya toplum olarak okumuyoruz diye. Belki de öylesi daha hayırlı...

* * *

Ahşap oymacılığı ile ilgili bir konu açılmış bir yerde. Konu başlığında gerçekten güzel oyma örnekleri var ve hepsi hayvan figürleri. Bir sanatçının üzerinde çalıştığı manda figürünün altında bir yorum;

"Hindistandaki putperestlere göndersin iyi para yapar bu putlar" 

Hindistan'daki putperestler... smiley

* * *
Özlü sözlerin paylaşılıp yorumlandığı bir grupta, iletişimle ilgili bir güzel söze yapılan yorumların sonunda görmüş ve çok gülmüştüm;

"Bu saatten sonra beni üzenin gelmişine geçmişine yedi ceddine selam yollarım vesselam." Sonuna da üç adet tabanca emojisi ihmal edilmemişti...

 * * *

Kadına uygulanan şiddet ile ilgili bir muhabbetin gayet güzel başlayan yorumlarının ilerleyen bir yerinde aynen şu aşağıdakiler vardı ;

Kişi 1 (kadın) : Seni yetiştiren ana babanın suçu yok, senin şuuruna limon sıkayım ben oldu mu ?

Kişi 2 (erkek) : Sen limonu önce al .......(buraları bipli)... Bu oldu mu ..... (buraları bipli) ... seni! Anamı babamı ne karıştırıyon ..... (buraları bipli)?

Kişi 1 (kadın) : Güzeeel. Şimdi savcılardan savcı beğen. Nöbetçi mahkemeden mahkeme beğen mantar kafa. 

Kişi 2 (erkek) : ........(tamamen bipli).....

Bu iş mahkemelik olmuştur bence...

* * *
Burada yeri geldi, arkadaşının facebook paylaşımlarından bahsederken "Sivilde senin bu kadar şey bildiğinden haberim yoktu " diyen birini duyunca on dakika düşündüğüm aklıma geldi. Sivilde...??! Neyse...

* * *

İş buralarda artık sosyal değil "aşırı" sosyal oluyor ve asosyalliğe meydan açıyor. Haber kaynaklarında şu tip haberler sıklaşmaya başladı;

"Şura'nın Bura ilçesinde bir kişi, Facebook'ta tartıştığı kişiyi sokakta bıçakla yaraladı.

26 yaşındaki S.H., saat 03.00 saatlerinde iddiaya göre sosyal paylaşım sitesi Facebook'ta B.S.H. (28) ile tartıştı. Bir süre sonra Bura çarşı merkezinde karşılaşan S.H., B.S.H.' i bıçaklayarak kaçtı. Çevredeki vatandaşlar tarafından Bura Devlet Hastanesi'ne kaldırılan B.S.H.'in tedavisinin sürdüğü belirtilirken S.H.'in polis tarafından arandığı öğrenildi."  

Not 2: Burada da gerçek bir haberden alıntı yapılmış, yer ve kişi isimleri değiştirilmiştir. Kurgusal kişi isimleri S.H. (Salak Herif) ve B.S.H. (Başka bir Salak Herif)'dir.    

.
Şarkılar ve kahkaha hayatınızda hep olsun, kaldı ki bu sizin elinizde. Sinir bozucu şeyler isteseniz de etrafınızdan eksilmiyor çünkü...
Yolcu