Otomobiller ve sahipleri

15 Temmuz 2016 Cuma  |  SERBEST KÜRSÜ

Evimin penceresinden sokağı izlemeyi severim.
Hayat; çoğunlukla sokakta akar.
İnsanlar.. 
Hayvanlar.. 
Ağaçlar.. 
Otomobiller...

İnsanlar; yorgun ve somurtkan çehreli görünürler hep.

Kediler ve köpekler; genelde aç ve susuzdur. 
Bu nedenle; bitkin olurlar. Bu bitkinlik, hareketlerini yavaşlatır. Ağır yürürler.                                                                                                       Geçecek ilk çöp kamyonunun alması için, kaldırımlara bırakılan, ağızları yarım bağlı torbaları önce koklar, sonra umarsızca karıştırırlar.

Ağaçlar ise; birkaç hafta yağmura hasret kaldıklarında, yapraklarındaki canlılığı kaybederler. 
Gövdeleri, dalları ve yaprakları, ince bir toz tabakası ile kaplanır. Esecek ilk rüzgar ile bu toz tabakası havaya savurur.

Ve otomobiller..
Onlarca.. yüzlerce.. binlercedir.
Her yerdedirler..
Hareket halinde veya park edilmiş olarak.. 
Her yerde..
Kimsenin dikkatini çekmezler.
Göze batmazlar.
Sanki üzerlerine "görünmezlik" iksiri dökülmüş gibi..

Çoğu; yenidir.
Beyaz, gri veya benzeri renklere bürünmüş halde; sessizce, usulca, sahiplerinin emrinde görünürler.

Sokaktakiler arasında, en iyi halde olanlardır; birer "meta" olan otomobiller.
Çağımız değerler hiyerarşisinin, ilk sırasında olan "meta"'nın; vücut bulmuş halleridir onlar.


Sahiplerinin hayatları ne denli çok tükenirse; onlar o derece hızlı yenilenirler.
Yenilenmeleri ile sahiplerinin tükenişleri arasında "ters orantı" vardır.
"Ne kadar çok tükeniş; o kadar iyi otomobil" 'dir.

Ve bir gün; sahipleri ölür. 
Gömülürler.
Eğer çocukları yoksa; yeryüzünde onlardan geriye, bir toz zerresi dahi kalmaz.
Bir "canlı" olarak  yaşamanın diyetini; "gömülerek" veya inançları öyle gerektiriyorsa; "yakılarak" öderler. Diğer tüm canlılar gibi..

Otomobiller ise; sahiplerinin ardından bir süre daha kullanılırlar.
Üç yıl, beş yıl veya daha fazla..
Sonra, işlevlerini yerine getiremez hale gelirler.
Onları nasıl sonun beklediğini ise; çoğu kimse kestiremez.
Ancak, herkes bilir ki; otomobiller hiç bir zaman gömülmezler.
Yeryüzünden silinmezler. 
En kötü ihtimalle; "maddesel" olarak şekil değiştirler.

Bu nedenledir ki; tıpkı diğer tüm "metalar" gibi, insanlar mı onları kullanır, yoksa onlar mı insanları kullanır;  tartışmaya açık bir konudur.

Bülent Akyol