'Kalkış'ma

23 Temmuz 2016 Cumartesi  |  KÖŞE YAZILARI

Geçen hafta tam da bugün ülkeyi sarsan akla ve hayale gelmeyecek bir şekilde şanlı Türk Silahlı Kuvvetleri içinde yapılanan Gülen Cemaatine mensup generallerin komutasında bir darbe girişimi ile karşı karşıya kaldık.

Darbe girişiminin ilk başladığı saatlerde ,yaşananları TV'lerden canlı canlı izleyen bizlerin darbenin kimin tarafından yapıldığı konusunda şüpheleri oluştu.

Ama saatler, günler ilerledikçe, yakalanan terör örgütü üyelerinin ifadeleri, olayın yaşanış şekli gün yüzüne çıktıkça, bizlerin bugün değil yıllardır eleştirdiğimiz,ülke için en büyük tehlike olarak adlandırdığımız kumpasçı Gülen Cemaatinin bu kanlı darbe girişimini organize ettiğine şahit olduk. 

Darbe girişiminin başladığı saatlerden itibaren canlı yayınlara bağlanan başta sayın Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar, şanlı Türk ordusunun Atatürkçü komutanları  bu kalkışmanın Fethullahcı terör örgütü tarafından yapıldığını ve özelikle halkın demokrasiye korumak adına meydanlara, sokaklara inmelerini istediler.

O gece ve daha sonraki gecelerde darbe karşıtı demokrasiden yana olan Türk halkı parti, lider gözetmeksizin meydanlara inerek terör örgütüne canı pahasına karşılık verdi. Kimi bu uğurda şehit oldu, kimi gazi...

Çarşamba gecesi MGK sonrası yapılan bakanlar kurulu toplantısı devam ederken El cezire televizyonuna canlı yayınla katılan sayın Cumhurbaşkanı " Türkiye'de yüzde 52'lik oranla, devletin hükümetini seçmiş bir halktır ve hükümetini korumaya yönelik yüzde 52'lik kitle sokağa döküldü. Askeri darbe girişimine karşılığını verdi. İnsanlara demokrasiye sahip çıkmalarını istedik" dedi.

Oysa sayın Cumhurbaşkanı'nın burada yanıldığı çok önemli bir ayrıntı vardı. Demokrasiden kazandığımız hakla AKP ve/veya kendisine oy vermeyen "bizler"de yıllardır "bizi" kandıramayan Fethullahcı terör örgütünün başlattığı darbe girişimine tepkimizi göstermek ve demokrasimize sahip çıkmak için ölmek pahasına meydanlara çıktık ve çıkmaya devam ediyoruz ama bir farkla Gülen Cemaati tarafından "kandırılmış" ana kuzusu Mehmetçiği darp etmeyerek, öldürmeyerek!

Bugün bir grup balık hafızalı yakın geçmişi unutmuşçasına darbe girişimine gereken tepkiyi vermediğimiz söylemi ile bizleri ötekileştirmeye çalışarak, hatta işi daha da ileri götürerek neredeyse "bizi" darbe destekçisi olarak itham edip hedef göstererek tam bir akıl tutulması ve bunama yaşamaktadır.

Oysa "biz" dün değil yıllardır Gülen Cemaatinin bu ülke için ne kadar tehlikeli olduğunu ülkenin sinir uçlarına kadar inerek devleti ele geçirdiğini söyledik durduk.

"Bizler" bu tehlikeyi görüp, görmeyenleri uyandırmak için yıllar önce bayraklarımızı alıp meydanlara indik, tencere ve tava ile protesto ettik, ışıklarımızı açıp kapattık ve tıpkı bugün olduğu gibi ölmek, tutuklanmak, yaftalanmak pahasına ülkemize ve demokrasimize sahip çıkmaya çalıştık.

Bu uğurda yolu Atatürk sevdası Türkiye olan "bizler" çok bedeller de ödedik.

Ülkenin aydınları, gazetecileri, Mustafa Kemal'in yolunda yürüyen şanlı ordunun şanlı askerleri, akademisyenleri ve daha niceleri sizlerin bugün bizlerin ise yıllardır terörist dediği yapılanma tarafından sahte belgelerle, imzasız iftira mektupları ile tutuklatıldı, işkenceler gördü. Kimi bu iftiralara dayanamayarak hasta oldu öldü, kimi bu iftiraları gururuna yediremeyerek canına kıydı.

Bu terör örgütü 15 Temmuz kalkışması ile değil yıllarca aslında "bize" gözdağı verdi.

Bize ya taraf olursunuz ya da bertaraf diyerek tehdit ettiklerinde dik durduk eğilmedik çektirdikleri türlü eziyetlere rağmen biat etmedik.

Korkmadık! 

Zamanında Fethullah Gülen'e ve hareketine övgüler düzen siyasetçilere eleştiri getirip bugünleri görerek uyardığımız için gece yarıları evimizden alındık, soruşturmalar geçirdik, yargılandık tutuklandık, işlerimizden olduk ama yine o terörist başına boyun eğmedik.

Biz aramıza sızan Cemaatçilere ya da düşmanımın düşmanı dostumdur diyen Cemaat seviciliği yapanlara da geçit vermedik.

Terör örgütünün yayın organlarına yapılan baskını"özgür basına darbe" diye yorumlayan ve o terör örgütü sözcüsü gazetecilerin yanında destek gösterisi yapan siyasetçi, gazeteci ve sözde aydınları da sert bir şekilde eleştirmekten hiç geri kalmadık.

Düne kadar Cemaate hizmet eden,17-25 Aralık olayından sonra profillerine Atatürk ya da sayın Cumhurbaşkanı'nın fotoğraflarını koyarak aramıza sızmaya çalışan algı operasyonu yapan sosyal medya hesaplarını çirkin iftiralarla karşılaşma pahasına deşifre ettik, geçit vermedik.

Fethullah terör örgütünden aldığı talimatları uygulayan dönemin kudretli savcısı Zekeriya Öz'e hain demekten ve katlettiği hukukun bir gün ona da gerekeceğini söylemekten hiç geri kalmadık.

O kadar çok ki anlatabileceklerimiz, sayfalara sığmaz!

Biz taraf olmadığımız için hep bertaraf olduk.

Bugün bertaraf edildiğimiz terör örgütüne destek olmadığımız, biat etmediğimiz çok gururluyuz.

Biz 15 Temmuz'da değil yıllar önce bugünleri görmüş o gördüğümüz günden bu yana dışlanmak, tutuklanmak, ölmek, öldürürülmek pahasına Cumhuriyetimize, demokrasimize sahip çıktık.

Darbe bozguna uğratıldıysa Türkiye bunu, TSK içindeki Atatürkçü subaylarına ve ölmek pahasına darbecilerin kurşunlarına ve tanklarına siper olan bizlerinde dâhil olduğu yüce Türk halkına borçludur.

İşte o nedenle diyorum ki sayın Cumhurbaşkanı, bu kanlı darbe girişimi sadece size ve size oy verenlere değil Atatürk'ün izinde yürüdüğümüz tıpkı bugün olduğu gibi Cumhuriyete ve demokrasiye sahip çıktığımız için  bizlere de yapılmıştır...

Belki Türkiye yıllar sonra ilk defa tek vücut olmuş bu terör örgütüne karşı meydanları doldurmuştur.

Sayın Cumhurbaşkanı, görünen o ki bu ülkesinin %52'si de %48'i de bu yapılanmadan çok çekmiştir.

Bir daha Fethullah Gülen denen terörist başının ve diğerlerinin böyle bir işe kalkış'ma'ması adına, gelin bu davanın da savcısı siz olun, hakimi biz olalım. Masum olanları bulup onları ailelerinin yanına gönderelim geri kalanların kalemini hep birlikte kıralım. O günüde hep beraber bayram olarak kutlayalım.

Belki bugüne kadar "bir olamadık, diri olmadık, iri olamadık" ama şüpheniz olmasın bu eli kanlı terör örgütü karşısında "Bir oluruz, diri oluruz, iri oluruz emin olun Türkiye oluruz"...