TV'lerde altyazı kabusu!

26 Temmuz 2016 Salı  |  GÜNLÜK

Televizyon kanalları eskiden altyazıyı programlarıyla ilgili tanıtım yapmak amacıyla kullanırdı, zaman içinde altyazılar haber içeriğine kavuştu.

Hayatımıza giren "son dakikalar" için artık kanalların altyazılarını takip ediyoruz, o anda meydana gelen gelişmeleri oradan öğreniyoruz.

Ancak, altyazı sorunları bir türlü bitmiyor.

Bunların başında kelime ve cümle hataları geliyor.

Aslında bu tür hataları anlayışla karşılamak mümkün; editör son dakika gelişmesini bir an önce izleyiciye duyurmak için acele ettiği için hata yapabiliyor. Ancak bu hatta saatlerce, hatta kimi zaman günlerce devam edebiliyor. Koskoca bir televizyon kanalında izleyicinin hemen farkedebildiği hatayı çalışanların farketmemesi gerçekten inanılmaz bir durum.

Bir başka sorun...

Geçen gün Hıncal Uluç da yazdı, darbe girişiminden bu yana, yani neredeyse iki haftadır televizyon kanallarında ekranın alt köşesinde "son dakika" ya da "son durum" ibaresi altında haberler akıyor.

Akıyor akmasına ama karman çorman bir durum var ortada: Kimi gerçekten son dakika ama kimi de üç gün önceki haber. Üç günlük haber "son dakika" olur mu!

Daha dün bir haber kanalının altyazından şu haber geçiyor:

CHP Taksim'de miting düzenliyor.

Hemen arkasından gelen haber ise şöyle:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Taksim mitinginde 10 maddelik manifesto okudu.

Yani, miting düzenleneceği haberiye Kılıçdaroğlu'nun mitingteki konuşması aynı "son dakika" bandı içinde veriliyor.

Oysa yapılması gereken miting başlar başlamaz mitingin düzenleneceği haberini "son dakika"dan kaldırmak.

Tamam, olağanüstü günler yaşıyoruz ama her haber mutlaka "son dakika" olmaz ki!

İzleyenlerin yakındığı bir başka konu, ekranın altyazılardan "savaş alanı"na dönmesi ve spikerin neredeyse görünmeyecek hale gelmesi!

...Ve biz yazmaktan bıktık, televizyonlar, gazeteler aynı hatayı yapmaktan bıkmadı:

Röportaj ve söyleşi farklı kavramlardır.

Söyleşi sadece soru ve yanıttan oluşur.

Röportajda izlenimler, yapanın, yazanın görüşleri de vardır.

O yüzden, kanalların, gazetelerin böbürlenerek "özel röportaj" diye sunduğu aslında söyleşidir.

Meslektaşlarımız ya aradaki farkı bilmiyor ya da "röportaj" demek daha "havalı" geliyor!