3 Temmuz, 12 Mayıs ve 'Negatiflik Mangaları'

28 Temmuz 2016 Perşembe  |  MG ÖZEL

Darbe girişimi yeni bir deyimi öğretti bize: Şok Mangaları...Meğerse orduya giren genç çocukları Fethullahçı subaylar eziyetlerle yıldırıyorlarmış...

Bu "Şok Mangaları" aklıma bir çok şeyi getirdi...

Mesela twitter'a baktım Monaco maçının olduğu gün...

Sanırsınız Fenerbahçe tarihinin en kötü kadrosunu kurmuş, 2. Lig B katogorisinde düşmemeye oynuyor. Nasıl bir olumsuzluk nasıl bir negatiflik...

Emenike kadroda diye sosyal medyada aşağılamalar, nefret kusmalar...Irkçı bir şekide kendisine muz ikram edenler...

Neden böyle diye düşündüm...

Fenerbahçe'yi takip eden gazetecilerden sosyal medyadaki fikir önderlerine kadar baktığımda şu sonuca baktım...

Negatiflik prim yapıyor bu ülkede...Ne kadar kötü şey söylersen o kadar iyi gazeteci olduğunu sanıyorsun...Ya da bu çocuklara öyle diyorlar...

Sosyal medyada birilerini ne kadar aşağılarsan ne kadar incitirsen o kadar değerli hissediyorsun kendini...

"Negatiflik Mangaları" oluşmuş...Mutsuzluklarını herkese yaymak için çabalıyorlar...

Ben mutsuzsam herkes mutsuz olsun...

CEMAAT'İN DEĞİRMENİNE SU TAŞIDILAR

3 Temmuz'u düşünmeye başlıyorum sonra...

Fenerbahçe taraftarı mutsuz ve umutsuzdu. Benim gibi bir kaç kumpas olduğuna inanan kişi vardı. Taraftar direniyordu. Bizim onlara doğruları vermemiz gerekiyordu.

Bazıları bu negatiflik mangalarının içine girmeyi girmeyi görev saydı kendine...

Cemaat'in değirmenine su taşımak için yazdılar da yazdılar...İsim isim yazarım onları...Biri  eskiden FB TV'de çalışan, bugün TRT'de spiker, biri bir gazetede muhabir biri başka yerde çalışıyor. İsimlerini yazıp onları hedefe koymak istemiyorum.

Sadece kolayı seçtikleri için eleştiriyorum. Gazetecilik kolayı seçip güçlünün değirmenine su taşımak mıdır?

Gazetecilik her önüne servis edilene atlamak mıdır? Araştırmak, vicdan, empati?

Bunlar gazetecilk için gerekli şeyler değil mi? 

Lince karşı durmak varken neden lince katıldınız diye hesap sormak bugün Fenerbahçe'nin hakkı değil mi?

Sen gazetecisin...Sen kamu adına çalışıyorsun. Sen gücün değil halkın adamı olmalısın.

Bugünlerde tüm gazeteciler günah çıkartıyor. Meğer Fenerbahçe Fethullahçılara karşı direnmiş, ilk kurşunu atmış...Sağolun da bunu 3 Temmuz'da Fenerbahçe'nin takımı dağıtılırken, başkanı haksız yere cezaevindeyken, 189 yılla yargılanırken, taraftarı coplanırken, Aykut Kocaman, Eskişehir'de ne zaman bitecek bu cezamız diye haykırırken, 12 Mayıs'ta taraftarı polisin aşırı şiddetine maruz kalırken söyleseniz değerli olmaz mıydı? ,

Şöyle bir haykırsaydınız da duysaydık: YETER ARTIK FENERBAHÇE'YE BU YAPILANLAR...

Bugün bu söylediklerinizin hepsi çöp...Kimse yemiyor bilesiniz...

 

 

12 MAYIS FACİASINDA SESSİZDİNİZ

12 Mayıs 2012'de maç sona ermişti. Fenerbahçeli futbolcular üzgün, taraftarlar üzgündü...

Hayatımda ilk kez bir şeyi gördüm...Çok fazla sayıda çevik kuvvet maçın bitiş düdüğü ile birlikte sahaya doğru koşmaya başladılar. Galatasaraylı futbolcuların etrafını çevrelediler. 

Ne tribünden bir şiddet ne de başka bir şey vardı...

Sonra o polisler tribünleri tahrik etmeye başladılar. Çatışmaları başlattılar. Olaylar büyüdü...

O günlerde bir tane gazeteci bile o polisler neden maç biter bitmez sahaya koştular diye soramadılar...

Sadece akılllarınca fanatizm üzerine konuşmalar yaptılar. Olanları görmezden geldiler...Durduk yere çatışmalar yaşandı gibi konuştular...

Çünkü onlar güçlünün o dönem paralel yapı olduğunu biliyorlardı. 

Sırça köşklerinde rahatları bozulabilirdi...

Şimdi bakıyorum da herkes darbe girişimini lanetliyor...Yukarıda olanları düşünürken aklıma şöyle bir şey geliyor...Bu zihniyettekiler darbe girişimi başarıya ulaşsaydı yine güçlünün yanında olup darbeyi alkışlayacaklardı belki de...

İnternette, gazetelerde, sosyal medyada saf, temiz, iyi yürekli taraftarları mutsuzlaştırmaya çalışan "Negatiflik Mangaları" var dedim yukarıda...Şimdi bir kez daha düşünün. Algınızı yukarıdaki adamlara mı yönettirmek istersiniz yoksa bağımsızca düşünmek mi istersiniz? 

Size tavsiyem her şeyi okuyun ama her şeye kanmayın...

Yoksa 12 Mayıs'ı Fenerbahçeli terörist taraftarların kıskançlıktan yaptığını, 

Fethullahçıların işi gücü yok da Fenerbahçe'yi mi ele geçirecek alaycılığını, 

Şike davasına bakan hakimlerin ve savcıların İtalya'dakiler kadar cesur ve dürüst olduğunu düşünebilirsiniz.
 
Bunlar geçmişte kalan örnekler. 

Peki gelecekte bu insanlara kanacak mısınız? Her farklı şekile girdiklerinde bunlara inanacak mısınız? 

Karar sizin...

Ahmet Ercanlar

http://chemedya.blogspot.com/