21. yüzyıl becerileri

31 Temmuz 2016 Pazar  |  SERBEST KÜRSÜ

Bir önceki yazımda dünyanın bilişim çağıyla birlikte başdöndürücü bir hızda değiştiğini yazmış, bu değişimin toplumun ve hayatın her alanını etkilediğini belirtmiştim. Bu yazıda biraz bunun açılımını yapmaya karar verdim.

Geçtiğimiz aylarda World Economic Forum (Dünya Ekonomik Formu) bir rapor yayınladı. Rapor, esas itibariyle "beceriler" üzerine idi. 2015 ve 2020 yıllarında, rekabet edebilmeleri için bireylerin sahip olması gereken on beceri listelenmişti. Beni, raporda ne listelendiğinden çok, becerilerin sadece beş yıl gibi kısa bir sürede değişebildiği veya değişebileceği öngörüsü şaşırttı. Bir de kendi kendime, "Dünya Ekonomik Formu gibi ekonomi ve problem temelli bir kuruluş niçin daha çok eğitimi ilgilendiren bireysel becerilerin üzerinde dursun ki" dedim. Yanıtını biraz düşündükten sonra buldum. Zira artık eğitim, ekonomidir. Eğitim sistemleri 21. yüzyıl becerilerini kazandıran ülkeler büyüyecek, gelişecek ve kalkınacak, eğitim sistem ve modelleri 21. yüzyıl becerilerini kazandıramayan ülkeler hızla irtifa kaybedecek.

Size somut bir örnek:

Dünyada nüfusu Türkiye'den az olmasına karşın, daha çok üretim yapan, daha çok girişimcilik gösteren ve daha çok patent alan ülkeler olduğunu biliyor muydunuz? 

Evet, acı ama gerçek. Dr. Çağdaş Şirin'in yaptığı bir çalışma sonunda nüfusu Türkiye'den az olmasına rağmen daha çok üretim yapan ülkeler var: Güney Kore, Avustralya, Hollanda, Kanada ve büyük Avrupa ülkeleri. Bu veri, günümüzde artık nüfusun kalabalık olmasının değil, nitelikli olmasının daha önemli olduğunu ortaya koyuyor. Nüfusunuz ne kadar kalabalık olursa olsun, kaliteli ve 21. yüzyıl becerilerini kazandıran bir eğitim sistemiyle tamamlayıcı bir etki yapılmadığı takdirde, bu durumun çok da zenginlik sayılamayacağını gösteriyor. 

Yazının başlangıcına dönecek olursak, Dünya Ekonomik Forumu'nun yayınladığı becerilerden bahsettim. Mesela onlardan en önemlisi olan, her iki listede de ilk sırada yer alan "Karmaşık Problem Çözebilme" becerisinde ülkemizin durumunun ne olduğuna bir bakalım:

Türkiye'nin, yine bir ekonomi örgütü olan OECD'nin yaptığı eğitim sistemlerinin kalitesini ölçmeye yarayan en güncel PISA testinde ilk kırk ülke arasında olmadığını geçen yazıdan biliyoruz. Peki, PISA testi sadece temel bilimler becerisi mi ölçüyor? Hayır, PISA aynı zamanda başka beceriler de ölçüyor. Onlardan birisi de karmaşık problem çözebilme ve yaratıcılık becerisi. Bu ölçümün sonuçlarına göre Türkiye'deki çocukların sadece yüzden 2.2'si yaratıcı problem çözebilme yeteneğine sahip. 

Bu sonuç, şu anlama geliyor:

Eğer kapsamlı ve 21. yüzyıl becerilerini kazandırmayı amaçlayan bir eğitim reformu için harekete geçmezsek, geleceğin dünyasında olamayacağız!

Unutmadan, aynı ölçümde Güney Kore'nin oranı yüzde 27.6! Genel sıralamasa da ise beşinci sıradalar.

Ben bu sonuçlardan dünyanın bir ucunda bulunan Asya ülkesi Güney Kore'nin başarısının çok da gizemli olmadığını anlıyorum. 

Altta, Dünya Ekonomik Forumu'nun yayınladığı beceriler listesini bulabilirsiniz. 

Bir sonraki yazıda yine görüşelim...

Mutlu Yılmaz