'Suriye'de güçlü olan Rusya'

11 Ağustos 2016 Perşembe  |  GÜNLÜK

Gazeteci Ceyda Karan'ın, St.Petersburg'daki Türk-Rus zirvesiyle ilgili olarak gazeteci Cenk Başlamış'la Rusya'nın Sesi (RS FM) için yaptığı söyleşiyi aktarıyoruz:

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya'nın St. Petersburg kentindeki tarihi zirvede bir araya geldi. Türkiye'nin 24 Kasım'da Rus uçağını düşürmesinin ardından yapılan ilk yüz yüze görüşme olurken, aynı zamanda Erdoğan'ın 15 Temmuz darbe girişimi sonrasındaki ilk yurtdışı ziyareti.

Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinin 'limoni' seyrettiği bir konjonktürde verilen mesajların ne anlama geldiğini ve ilişkilerdeki normalleşmeyi gazeteci-yazar Cenk Başlamış, RS FM'de Ceyda Karan'ın hazırlayıp sunduğu 'Eksen' programında değerlendirdi.

'SONUNDA AKILCILIK HAKİM OLDU'

Başlamış, dokuz aylık gerilimli bir sürecin ardından karşılıklı oturulup el sıkışılmasını her iki ülke açısından da tek başına büyük önemi bulunduğuna vurgu yaparak, "Bu zirvenin en önemli yönü zirvenin gerçekleşmesi" tespitinde bulundu.
Putin ve Erdoğan'ın ortak basın toplantısında sansasyonel bir açıklama olmadığına dikkat çeken Başlamış, "Asıl sansasyon bu zirvenin kendisi. İki lider biraz farklı konuştu. Putin, Türk tarafına 'Zamanla hallolacak' derken, Erdoğan daha iyimser konuştu. Ancak 'Bu zirveden müthiş bir sonuç çıkmadı' diye düşünmemek lazım. Bence önemli olan sonunda her iki tarafta da akılcılığın hakim olması ve duygusallığın bir kenara bırakılması. Zira biz yüz yıllardır aynı bölgede yaşıyoruz ve yaşamaya devam edeceğiz" dedi.

'RUSYA TÜRKİYE'SİZ ÇOK FAZLA ŞEY YAPAMAYACAĞI GÖRÜŞÜNDE'

24 Kasım'da Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesiyle başlayan kriz, Erdoğan'ın Kremlin'e gönderdiği 'özür mektubu' ile yatışmıştı. Putin'in Erdoğan'ı 15 Temmuz'dan sonra arayan ilk lider olması ve iktidar kanadının darbe girişiminin ardında Batı'yı, özellikle ABD'yi hedef gösteren sert açıklamaları, NATO ile gerilim, 'Türkiye'nin rotasında değişiklik mi olacak' sorusunu akıllara getirmişti.

Cenk Başlamış, Batı medyasının dikkat çektiği bu konuyu, "Bu düzeyde yapılan toplantılarda bu tarz şeylerin ele alındığını sanmıyorum. Rusya'nın düşüncesi Türkiye ve Rusya'nın bölgenin en güçlü iki ülkesi olduğu ve birbirleri olmadan çok fazla birşey yapmalarının mümkün olmadığı yönünde. Dolayısıyla siyasi konularda iki ülkenin iddiası ve hırsı nedeniyle bir eşgüdüm sağlamak ve yakınlaşmak o kadar kolay olmayabilir" diye yorumladı.

'BATI İLE İLİŞKİLERİ ZAYIFLAMIŞ TÜRKİYE'Yİ RUSYA İSTER Mİ?'

Her iki tarafın da ekonomi ve enerji alanlarında işbirliğine ağırlık vererek sorunu çözmeye çalıştığına işaret eden Başlamış, "Elbette Rusya Türkiye'nin Batı'dan uzaklaşmasını ister. Türkiye'nin Batı'dan uzaklaşması Batı'nın bölgeden uzaklaşması anlamına gelir. Rusya ABD'yi burada, özellikle de Karadeniz'de istemiyor. Türkiye'nin Batı ittifakıyla ilişkilerinin zayıflaması otomatik olarak Rusya'nın güçlenmesi anlamına gelir. Ancak Şangay İşbirliği Örgütü'ne üyelik ve Avrasya Ekonomik İşbirliği'nin tam üyesi olmak gibi meseleler konuşulsa da, ben Batı ile ilişkileri zayıflamış bir Türkiye'yi tam üye olarak görmek ister mi, ya da böyle bir arzusu var mı emin değilim" yorumunu yaptı.

'KRİZİN EKONOMİYE ETKİLERİ KOLAY KOLAY ÇÖZÜLMEZ'

İlişkilerin 24 Kasım öncesine dönmesinin zaman olacağının altını çizen Başlamış, "Bir anda düğmeye bastım ilişkiler yeniden başladı olmuyor. Putin de bunun zaman alacağını söyledi. 9 ay boyunca Rusya'da iş yapan işadamları o bu pazarı kaybetti. Siyasi kriz bitmiş gözüküyor ama o işadamları Rusya'ya döndüklerinde bıraktıkları pazarın başkaları tarafından doldurulmuş olduğunu görecekler. Bu iş ekonomide de kolay değil. Zaman alacaktır" dedi.

'SURİYE'DE RUSYA EN ÖNEMLİ OYUNCUDUR DEMEK'

Görüşmede en çok merak edilenlerden biri de kuşkusuz Türkiye'nin Suriye politikasında bir değişikliğe gidip gitmeyeceğinin bu görüşme neticesinde şekillenip şekillenmeyeceğiydi. Başlamış, Erdoğan'ın Rusya'ya gitmeden önce Rus medyasına yaptığı 'Suriye'deki barış sürecinde Rusya en önemli oyuncudur' açıklamasının çok önemli olduğuna vurgu yaparak şu değerlendirmede bulundu:

"Bunun altının nasıl dolacağı önemli. Bunu söylüyorsanız eğer başka bir açıklama ya da bi hamleyle takip etmek zorundasınız. Yani söylemenin bir nedeni olmalı. Ben Suriye politikasında bazı değişikliler olacağını düşünüyorum. Ama bu Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın iktidarda kalmasını kabul etmeye kadar gider mi, bunu söylemek güç. Basın toplantısında bir açıklama yapılmadı ama Esad'la ilgili açıklama yapılmaması bu yönde adımlar atılmayacağı anlamına da gelmiyor. Bir gerçek var Suriye'de güçlü olan ve sözünü dinleten ülke Rusya. Politikasında değişiklik yapmaya çalışan ülke ise Türkiye" diye konuştu.

Türkiye'den Suriye'deki cihatçı gruplara yardımı kesmesini öteden beri isteyen Rusya'nın, St. Petersburg'da Erdoğan'a bu talebi bir kez daha iletmiş olabileceğini söyleyen Başlamış, bu krizde Rus yetkililerin 'Suriye bir numaralı gündem maddemiz' tavrını takındığını ifade etti. Başlamış şöyle devam etti: "Rusya'nın pozisyon değiştirme durumu yok. Neticede eli güçlü olan taraf. Burada durumu karışık olan Türkiye ve kendisi de bunu kabul edip politikasında değişikliklere gidiyor. Bence burada Türkiye'den bir şey bekliyor Rusya ve bu olacak. Ama ne boyutta olacak bunu söylemek güç."

Söyleşinin orjinalini okumak için TIKLAYIN