Derinlerde saklı hayat

12 Ağustos 2016 Cuma  |  KÖŞE YAZILARI

halamla-babamın üvey dayısının, b.annemin üvey erkek kardeşinin kızı, ebru t.'ye gönderdiğim bir yazıda "çöp dökmek de bir iştir" diyordum. çok bunalmışken, kendimi avutmak için. teselli için. gündüz çalışmıyorum diye. oysa dedi, sen ne tembelsin, ne uyuşuksun. 

gerçek değildi bu dedikleri. bir insan tembellikten, uyuşukluktan geleceğini harcar mı? geleceğinden yer mi? evlenemese de, banyo yapabileceği küçümen bir evi olsa istemez de, böyle çalışmazlıkla kendi hayatını katleder mi? banyo yapmak evet 50 yaşımda, 55 yaşımda, 60 yaşımda banyo yapmak istiyorum. kirlerimden temizlenmek. evsiz olmak istemiyorum. hiç para kazanmazsan, işin olmazsa; sosyal sigortan da, 35'e dek, bir kuruş kazanmazsan, ne olur? evsiz kalırsın. belki, hiç sevgilim olmayacak. bir küçümen evim olsa, iki kuru ekmeğim.

öyle bunalıyorum ki; bu işsizlik, bu para kazanmama, bu sevgilisizlikten. 

tanrı'ya sığınsam, olmuyor. dünyaya sığınsam da. arkadaşlara da. karşı cinse. annem de benden bıktı. güçsüz biri. 

halam, yazıya sığınışımın, beni bunalıma soktuğunu sanıyor. oysa yazı olmasa, belki de çoktan intihar etmiştim. bu kadar baskı, rahatlama yollarının olmaması, insanlardan uzak yaşamak. insanların rahatlamayı engellemesi. ve dert anlatacak bir arkadaş, bir dert ortağı olmayışı. bol bol yemek yedim, şu son 9-10 yıl. yemek, niye çok yediğimi, niye çok meşrubat içtiğimi bilmiyorlar. bunalım. zorlantı. sıkıntılar. en az 15-16 yıldır. belki daha çok yıldır. 2001 o kadar kötü değildi ve 2000 ve 99 ve 98 ve 97. umutlarım vardı. ve bir parça gelecek. 30'u aşınca da hayat kalır, yeter ki, 20 'lerde hayatı olsun insanın. 

kimse benden bir şey beklemiyor. bir atılım, bir iş bulma, bir para kazanma, bir girişim. halamın kocası fırsat buldukça laf sokup, aşağılıyor. cevap veremiyorum.( cevap versem kavgaya hazırlıklı, destekli ve ortamlı değilim. bir de az buçuk cesaretli) fırsat vermemeye çalışıyorum. bir fırsat buluyor.

tanrım, ne olur çabuk dualarıma cevap ver; olumlu. hissediyorum, bir yerde beni duyuyorsun, göklerin üst katlarında ya da içimin derinliklerinde. sana inancımı yitirtmeden ne olur!  

bizi bizimle yüzleştir.    

az önce, hünkar beğendi, dana eti( biz hiç dana yemeyiz, b.annemin diktatörlüğü; koyun eti) elma dilim patates yedim aşağıda. ve yine yukarı çıktım. ara verdiğim bu yazıya oturmaya.           

hayat nasıl bir şey biliyor musun okur, kısa değil, uzun da, ama çok derinde saklı, derinlerinde yalnızlığın.