Putin devriliyor mu?

18 Ağustos 2016 Perşembe  |  GÜNLÜK

"Dünyanın en güçlü lideri kim" diye sorulsa herhalde çoğumuz Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i gösteririz.

Ancak Putin'le ilgili en önemli yanılgı, onun tartışmasız, mutlak ve vazgeçilmez lider olduğunu düşünmemiz. Oysa Rusya lideri gerçek gücünü kendisini iktidara taşıyan, onu  "karizmatik önder" olarak iç ve dış kamuyuna sunan "sistem"den alıyor. Yani, evet Putin güçlü olmasına güçlü ama gizli servisle oligarklardan oluşan sistemi yenebilecek, onlara rağmen iktidarda kalmasını sağlayabilecek kadar değil.

Bunları yazmamızın nedeni, George Friedman'ın "Çanlar Putin için çalıyor" olarak özetleyebileceğimiz son analizi. Friedman Stratfor'un, yani "gölge CIA" denilen düşünce kuruluşunun kurucusu ve başkanı.

Friedman'ın, Türkiye'yi de yakından ilgilendiren bölümleri bulunan analizini elbette "mutlak doğru" olarak kabul etmek olanaksız, ancak yazısında dikkate değer tespitler var.

Analizi şu şekilde özetlemek mümkün:

"Dışarıdan öyle görünmese de Putin'in koltuğu tehlikede. Bunun en önemli nedeni  iki yıldır süren ve ne zaman biteceği bilinmeyen ağır ekonomik kriz. Ukrayna sorununun çözümsüz kalması da Putin'i zor duruma düşürüyor. Bu da Rus elitinin bir bölümünü oluşturan oligarkları, yani işadamlarını rahatsız ediyor. Putin, görev süresinin dolacağı 2018'den önce iktidarı kaybedebilir."


Friedman, gelecek endişesi duyan Putin 'in içeride ve dışarıda bir takım hamleler yaptığını, örneğin bir zamanlar en yakın müttefikleri arasında gösterilen Kremlin İdaresi Başkanı Sergey İvanov'u tehlikeli görerek uzaklaştırdığını, bazı valileri görevden alarak yerlerine kendi "koruma görevlileri"ni atadığını yazıyor.

Friedman, Putin'in dış politikadaki hamlelerini yazarken çok ilginç bir iddia ortaya atarak Rusya'nın Ermenistan'ı gözden çıkarabileceğini ileri sürüyor. Putin'in baskısıyla Ermenistan'ın Karabağ çevresinde işgal altında tuttuğu toprakları Azerbaycan'a vereceğini söyleyen, bunun Rusya ile stratejik ittifaka girmesi için Türkiye'ye verilen bir çeşit "rüşvet" olduğunu savunan Friedman, "Türkiye'deki darbe girişimi ve Erdoğan'ın düşürülen Rus uçağı için özür edilemesi bu yolda fırsat yarattı. Türkiye ile kurulacak stratejik ittifak ABD'nin kuşatma siyasetini boşa çıkarıp Rusya'nın Ortadoğu'daki etkinliğini artırmasını sağlayabilir. Putin ön ödeme olarak Ermenistan'ın ulusal çıkarlarını öneriyor ama Erdoğan bunu kabul etmektense ABD'den tavizler almak için kullanmak isteyecektir" diye yazıyor. Analizin bir başka yerinde Putin'in Erdoğan kadar güçlü olmadığı söyleniyor.

Bu analizin Türkiye ile ilgili bölümünün üzerinde durmaya değer.

Örneğin, "uçak krizi"nin başlarında "Erdoğan gitmeden ilişkiler düzelmez"diyen Putin, aslında Türkiye uçağın düşürülmesi için değil pilotun öldürülmesi için özür dilediği halde neden aniden taktik değiştirdi?

Bunun nedeni, Batı ile sorunlar yaşayan Türkiye'yi Rusya'ya yakınlaştırmak için koşulların uygun hale geldiğini düşünmeye başlaması olabilir.

Friedman'ın bir diğer çarpıcı iddiası, Putin'in bu koşullarda görev süresi dolmadan Kremlin'den ayrılmak zorunda kalabileceği yönünde.

Friedman'ın öngörüleri elbette gerçekleşmeyebilir ama asıl önemli tespiti Putin'i iktidara getirenlerin arzu ederlerse koltuğunu istedikleri an altından çekebilecekleri gerçeği.