Atatürk'ten özür dilerim!

19 Ağustos 2016 Cuma  |  KÖŞE YAZILARI

Balık hafızalı değilseniz bebek katili terörist başının yakalanıp Türkiye'ye getirilirken uçakta; 
 

"Ben ülkemi severim. Annem de Türk'tü. Eğer bir hizmet gerekirse yaparım" dediğini unutmamışınızdır.

 Aynı Öcalan'ın, yargılaması başladığında şehit ailelerine dönerek, "Acınızı paylaşıyorum, hepinizden özür dilerim" demesi de utanmazlığının, hainliğinin, ahlaksızlığının ve korkaklığının en somut örneğidir.

Öcalan'ın yakalanmasının üzerinden yıllar geçmiştir, bu yıllar içinde PKK terörü bitmediği gibi bebek katili muteber adam sayılıp devlet  kendisiyle onlarca kez görüşmeler yapmıştır!

15 Temmuz darbe girişimi sonrası Sayın Cumhurbaşkanı belki hayatında ilk defa bir özeleştiri yaparak 25 Aralık 2013 tarihini milat kabul edip "FETÖ konusunda hata yaptım, halkımdan özür diliyorum" diyerek açıkça bir itirafta bulunmuştur.

İşte tam da bu tarihe geçecek itiraf üzerine yazının başında kısaca değindiğim bebek katilinin özrü aklıma geliverdi.

Peki neden?

Bizlerin yıllardır söylediği, Sayın Cumhurbaşkanı da dahil tüm AKP'li siyasetçilerin 25 Aralık 2013'den bu yana kabullendiği ülkenin kaosa götürüp bölünmesini sağlamak amacıyla Gülen Cemaatinin PKK ile işbirliği yapmasını, Cemaatin emrindeki  TSK mensuplarının PKK ile gereken mücadeleyi göstermediğini düşünürsek bebek katili Öcalan'nın  çıkıp yakalandığı 15 Şubat 1999 tarihini milat kabul edip "Ben de FETÖ konusunda hata yaptım, halkımdan özür diliyorum,bakın ben cemaatin ne olduğunu Cumhurbaşkanı gibi 17-25 olaylarından sonra değil taaa 1999 da fark ettim" demesi de an meselesidir.

Madem özür dilemekle iş bitiyorsa Öcalan için de "Özür dilemek erdemdir, FETÖ onu da kandırmış hem yaptıklarından pişman olmuş tahliye edelim" mi denilecektir?

Peki, FETÖ'ye destekleri için yeni CHP ve MHP genel başkanları ne zaman özür dileyecektir?

Futbol takımı tutar gibi siyasi parti tutanlar, şarkıcı fanı gibi genel başkanları destekleyenler, fotoğrafa geniş değil dar açıdan bakanlar şimdi bu da nereden çıktı diyecekler?

Çoğumuzun bildiği bir iki örneği sizler için tekrar paylaşayım.

Kemal Kılıçdaroğlu

CHP'nin başına Kılıçdaroğlu'nun geçeceği, Baykal'ın 2010′daki istifasından iki yıl önce 2008 'e ABD raporunda yer aldı. Raporu yazan da Amerikan "Derin devleti"nin kontrolünde olduğu iddia edilen  ve Gülen Cemaati ile ilişkileri açıkça belli olan, kapatılan Gülen üniversitelerine desteği ile bilinen  Johns Hopkins Üniversitesi'ne bağlı Amerikan-İsveç merkezli Silkroad Enstitüsü'dür

(Raporun detayını merak edenler arama motorları vasıtasıyla detaylı bilgiye ulaşabilirler)


Devlet Bahçeli

Rahmetli Türkeş yazdığı bir mektupta Devlet Bahçeli için "O bir MİT ajanıdır" demiştir. 50 yıllık ülkücü Namık Kemal Zeybek de bir çok yazısında, katıldığı televizyon programında bunu sıkça dile getirmiştir. Gülen Cemaatinin MİT ve diğer devlet kurumlarını nasıl ele geçirdiğini bilen bizler için fazla da söze gerek yoktur.

(Merak edenler arama motorları vasıtasıyla bu konu ile ilgili yüzlerce bilgiye ulaşabilir)

15 Temmuz sonrası yaşanan tüm gelişmelere bakarsak FETÖ devlete değil, resmen devlet FETÖ' ye sızmıştır.

Gelelim bizlere...

Atatürk yıllar önce "...Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir..." derken bu manifestoyu görmezden gelen bizlerin yüce Türk ATATÜRK'E bir özür borcu vardır.

Bu manifestoyu sıradan bir yazı gibi değil de anlayarak, özümseyerek okuyabilseydik eğer, bugün devlet FETÖ' ye sızmamış olacak bu karanlık günler yaşanmayacaktı.  

O nedenle ben de günümüzün siyasetçileri gibi takiye yapmadan onun emanetlerine sahip çıkamayıp, ülkeyi Cemaatin eline teslim edenlere karşı koyamadığımız için yüce Türk Atatürk'ten özür diliyorum.