Pişmaniye!

22 Ağustos 2016 Pazartesi  |  KÖŞE YAZILARI

İzmit'in dünyaca ünlü tatlısıdır pişmaniye. Tel helva, tepme helva, keten helva, çekme helva, tel tel helva olarak da bilinir. Tatlının kökeni İran'a dayandığı söylenir. Tel tel oluşu, koyun yününe benzerliği nedeniyle Farsça'da yün anlamına gelen "peşmek" sözcüğü evrile, çevrile "pişmaniye" olarak gelip oturmuştur. Kimi tarihçilere göre, ilk kez Kandıralı  Hayrettin Usta tarafından yapılmış, şekerleme ustası Şekerci Hacı Agop gayretleri ile pazarda tanınması sağlanmıştır.

Pişmaniye tarifimiz bu kadar! 

Şimdi gelelim "zurnanın zırt" dediği yere:

Televizyon ekranlarında, gazetelerin haber başlıklarında pişmaniye tadında(!) pişmanlık açıklamalarından geçilmiyor. Topçusu var. İmamı var. Ablası var. Savcısı var. Hakimi var. Var oğlu var///

17. Yüzyıl şairi Nabi ne güzel vurgulamış:

- Bir işi evvel edip, sonra pişmanlık nedir?

Herkes pişman...

Niçin, nedamet getirmek için mi?

İmam pişman:

-Dangalaklık etmişim, bunlarla onca yıl geçirdim, önemli görevlerde bulundum. Bunlara Hizmet etmek çok kötü imiş, şimdi çok pişmanım!

Topçu pişman:

-Niçin?

-Bizim takımda "ağabeylik" uygulaması var.  O ne derse o olur.  Hizmet için aramızda para toplar, götürüp "büyüğümüze" zorla teslim ederdik. Şimdi çok pişmanım.

Abla pişman.

-Niçin?

-Uzun yıllar Ankara'da "ablalık" ettim. Topladığım paranın haddi hesabı yok. Hizmet için herkes birbiri ile yarışır, bizim de gözlerimiz yaşarırdı. Nedamet getirdim, şimdi çok pişmanım.

Sendikacı pişman.

-Niçin?

-Emeğin hakkını savunmak için, sendikacılığa Hizmet için kendimi kaptırmışım. Bu yüzden fişlendim. Şimdi halkın huzurunda pişmaniyemi, pardon pişmanlığımı ifşa ediyorum. Allah affetsin!


Hukukçu pişman.

-Niçin?

- Sorma be kardeşim! İlk gençliğimde hukuka Hizmet edeceğim diye ant içmiştim. Adalet ve hukuk kavramlarına inanırdım. Balyoz, Ergenekon davalarının hepsi fos çıktı. Şimdi anlıyorum ki, bizi kandırmışlar. Halkımdan özür diliyorum, çok pişmanım.


Örnekler çoğaltılabilir. 

Yaşadığımız toplum öyle hale geldi ki; neresinden tutacak olsan elde kalıyor. 

Faydası olur mu bilemem, ama bir önerim var:

Pişmanların ruhunu hafifletmek, günahlarından arındırmak ve onları gerçek dünyaya döndürmek için, "Devlet Senfoni Orkestrası" eşliğinde "pişmanlık festivalleri" düzenleyelim, ne dersiniz?