Putin planlamadığı geziyi nasıl iptal etti!

30 Ağustos 2016 Salı  |  GÜNLÜK

Başkan Putin'in sözcüsü Peskov, Rus ve Türk milli takımlarının 31 Ağustos'ta Antalya'da oynayacağı dostluk maçına Putin'in gidip gitmeyeceği sorusuna, "Hayır, (takımımızı) uzaktan destekleyeceğiz" yanıtını verdi. Bu haber Türkiye'de pek çok medya organında "Putin ziyaretini iptal etti, maça gelmiyor" başlıkları ve yorumlarıyla yayınlandı. Hatta pek haberde "Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov'un, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'la geçen Cuma günü yapacağı görüşme de ileri bir tarihe ertelenmişti" ifadesi dikkat çekiyordu.

Yani okura bir nevi, "Rus tarafı ziyaretleri iptal ediyor, ortada tatsız bir durum var" alt mesajı iletiliyordu.

Oysa Putin bu dostluk maçı gündeme geldikten sonra kesinlikle "Türkiye'ye gideceğini" açıklamadı. Türk basınında yer yer, sanki "kesinleşmiş bir ziyaret varmış" havası yaratılmasına rağmen böyle bir ziyaretin "planlandığına" dair bile Kremlin'den teyit-açıklama gelmemişti.

Sadece Peskov, önceki hafta, Rus ve Türk milli takımlarının 31 Ağustos'ta Antalya'da oynayacağı dostluk maçına Putin'in gidip gitmeyeceği sorusuna, "(Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin'in programında böyle bir gezi (Türkiye ziyareti) yok. Aslında programa göre ağustos ayının tamamı dolu. Bu nedenle Putin'in maçı ziyaret edeceğini düşünmüyorum. Ama diğer taraftan da hiçbir ihtimali dışlayamayız" diye karşılık vermişti.

Diğer yandan ne Cumhurbaşkanı Erdoğan, ne de diğer bakanlar böyle bir ziyaretin gerçekleşeceğini söylemedi.

Ortada sadece bir kısım Türk basınının en fazla "temennisi" ve atlatma habercilik derdinde olanların muhtemelen "ya tutarsa" niyetiyle yazdıkları vardı.

Başlığa geri dönersek: "Hiç planlanmamış gezi iptal olur mu?"

Elbette ki olmaz...

Sadece düşük de olsa "ihtimal dahilinde olan" bir gezinin gerçekleşmeyeceği resmen açıklandı.

Bundan kalkıp da "Putin gezisini iptal etti" sonucu çıkarmak, bunu Rusya Genelkurmay  Başkanının iptal edilmeyen ama ertelenen gezisine bağlamak en hafif deyimle "suyu bulandırmak" diye addedilebilir.

Türkiye-Rusya ilişkilerinde yaraların sarılması ve "normalleşme" yolunda iyi niyetli adımların atıldığı, Suriye'deki son gelişmelerin bu süreci kırılgan hale getirme ihtimalinin olduğu bir dönemde ateşe körükle gitmek ve "olmayan haberler" etrafında "sorunlu gündem" yaratmaya çalışmak iyi niyetli bir yaklaşım değildir.

Medyanın her zamankinden daha fazla sorumlu davranması gereken bir dönemden geçiyoruz. Herkesten Türkiye-Rusya ilişkilerine dair bizim taşıdığımız hassasiyeti beklemiyoruz ama en azından asgari basın ahlakı ve etiğini unutmayalım.

(TürkRus.Com)