Ukrayna'da sirk kültürü

03 Eylül 2016 Cumartesi  |  KÖŞE YAZILARI

Sirk, dünyanın belirli ülkelerinin içeriden ve çok yakından tanıdığı, oldukça aşina olduğu bir gösteri-eğlence kültürü çeşidi. Yeryüzünün pek çok ülkesinin kamuoyu için ise sirk, belli başlı büyük şehirleri ayda yılda bir ziyaret eden yabancı ekiplerin, grupların kısa süreli düzenledikleri şovlar üzerinden bilinen bir olgu ancak.

Dünyada sirk geleneği deyince akla öncelikle bazı ekoller geliyor. Bunlardan birisi kuşkusuz, zamanında "Balşoy Sirki" olarak yerküre çapında haklı bir üne sahip olan Moskova kökenli büyük Sovyet sirkiydi. Aynı sıralarda olduğu gibi bugün de eski Sovyet coğrafyasındaki sirk kültürü, çok sayıda kentin doğrudan kendi sirklerinde devam ediyor. Bu şehirlerden birisi de, Ukrayna'nın en büyük ikinci yerleşim birimi ve aynı zamanda eski başkenti olan Harkov. Karlı bir kış günü Harkov'u iyi bilen isimlerden Svetlana Kuzinova ile pazar öğle matinesinde bir temsil izlemek üzere merkezdeki "İrina Meydanı" üzerinde yer alan ünlü sirkin yolunu tutuyoruz. 

 

 

Genel bilgiler 

Tarihi aslında çok daha eskilere giden Harkov Sirki bugünkü binasına 1974 yılında taşınır. Tribünlerinin kapasitesi 2000'den fazla kişiyi ağırlayacak biçimde tasarlanan sirkin yeni kompleksi, aynı zamanda geniş at, aslan ve fil ağırları ile donatılmış. Gene tüm modern sirklerde olduğu gibi bütün hayvanlar için büyük tutulmuş mutfak ve yıkanma bölmeleri ile makyaj, spor, prova kabinleri ve de müzik odalarını ihtiva ediyor. Ki bunların büyüklük, sayı ve konforları, hem sirk artistlerinin emeğini hem de hayvanların hayatlarını oldukça kolaylaştırıyor. Öte yandan, pek çok organize ve sabit sirkte olduğu gibi Harkov'unkinde de farklı yıllarda "Su-Sirki", "Revü-Sirki" ve "Buz-Sirki" temalı oyunlar organize ediliyor. Sirk, Ukrayna ve Rusya çapında meşhur illüzyonistler, aslan ve kaplan terbiyecileri, at binicileri, ayı eğitmenleri, hokkabazlar, palyaçolar ve akrobatları ile hak edilmiş bir şöhrete sahip.  

Sirkin girişi 

Her daim olduğu gibi bugün de, çocuklu çiftler ile genel olarak aileler çoğunlukta görülüyor sirkin girişinde. Toplam 2-2.5 saat süren gösteri için ortalardan 100 Grivna değerindeki (11-12 TL.) biletleri alıyoruz. Giriş kapılarının yanlarındaki duvarları, üzerlerinde "Harkov Sirki'nin Yıldızları" yazılı renkli ve yaldızlı yıldız şeklinde kocaman levhalar süslüyor. Gene kapı ağızlarındaki bazı parlak panoların yazıları dikkat çekiyor. Örneğin bir tanesinde şöyle yazıyor: "Yuriy Nikulin, sosyalist emek kahramanı, Sovyetler Birliği halk sanatçısı, 1978-79 yıllarında Harkov sirkinde hizmet verdi." Antik arena geleneğinin bir devamı olarak sahnenin tamamen yuvarlak inşa edildiği sirklerde, seyirci bölümleri sahne platformunun çevresini 360 derece sarar. Tüm artistlerin ve hayvanların giriş çıkış yaptıkları açıklığa aslen Almanca bir sözcük olan "Vor-gang" ismi veriliyor halen. Onun da gerisinde sağlı sollu olarak, fillerin dinlendiği ve hazırlandığı yer olarak "Fil-lik" biçiminde çevrilebilecek "Slonovnik" ile geri kalan hayvanların önemli bir oranının tutulduğu "Zveryuşnik" adındaki seksiyonlar bulunuyor. Bunların da bitiminde maymunların özel kafesleri "Obyezyannik" ile "Konyuşnya" adını taşıyan at ağırları ile yapı sonlanıyor. 

 

Başlangıçta orkestra

Yerlerimize geçtikten sonra ışıklar tamamen kapanıyor ve program orkestranın müzikleri ile başlıyor. Seyyar ve ufak çapta sirkler bir yana, sabit binaları olan kurumsal sirklerin hemen hemen tamamında, ve genellikle de ilk kattaki büyük giriş holünün üst tarafında ufak çapta bir orkestra olur ve performanslara eşlik eden neredeyse tüm müzikleri icra eder. Sirk programları genelde "hafiften ağıra", "light'dan bol adrenalinlilere" doğru akar. Şov programı başlamadan hemen evvel, bembeyaz ve parlak gösterişli kıyafetlerde artistler kırmızı halılı sahneye gelip seyircileri selamlıyorlar.

Gelenek burada da bozulmuyor ve ilk olarak sahneye art arda bisikletliler, yüksek seleli tektekerler üzerinde seyreden akrobatlar ve atını yatay olarak süren bir binici çıkıyor. O sırada, her zamanki gibi envai çeşit uzun ve güçlü, rengârenk spot lambaları devreye giriyor ve akrobatların devinimlerine eşlik etmeye başlıyor. Bu şekilde de gösteriye ayrı bir dinamizm katmış oluyorlar. Akabinde, sirklerin değişmez renklerinden olan palyaço sahne alıyor. Her defasında tribünlerin ön sıralarından seçtikleri izleyenleri işin içine katan palyaçoların; kırmızı pantolonlu, uzun pabuçlu bugünkü temsilcisi de rastgele topladığı kişilerden, seyircileri de galeyana getirerek mini bir koro oluşturuyor. Artık çok da zekice ve ustalıkla kurgulanmış şovlar düzenledikleri söylenemez. Bu açıdan da sirklerin seviyesinde bir düşüş olduğunu kabul etmek gerekiyor.   

Hayvan şovu

Her sirk izlencesinde olmasa da, bugünkünde "kırbaççı" modunda ve matador kıyafetinde birisi ortada beliriyor. Onun nihai misyonu ise, gözleri kapalı halde birkaç metre öteden şamdandaki mumları kırbacı ile söndürmek. Birkaç kez hedefi tutturduktan sonra, en sonki denemesinde başarılı olamayınca ansızın gözündeki bağı çözüyor ve gidip mumu üfleyerek söndürüyor. Tribünlerden bolca alkış aldıktan sonra yerini tekrar palyaçoya bırakıyor. Yer Ukrayna, mekan sirk ve politik konjonktür de özel olunca; revü havasında mini etekli uzun bacaklı genç kızların yerel kıyafetler eşliğindeki milli dansları olmadan olmazdı hani!.. Ve sıra hayvanların "resmigeçidine" geliyor! Kirpiden, yaban domuzuna; maymundan, sincaba ve hatta değişik kemirgen türlerine kadar, çok da egzotik sayılamayacak birçok hayvan, daha çok çocukların ve ergen yaştakilerin yakından görmeleri için "şöyle bir seyirlik" niyetine sahnede hızlıca gezdiriliveriyor. Aralarından daha yetenekli olanları ve özel olarak eğitilenleri ise pistin ortasında kurulan düzeneklerde atlayıp zıplamaya koyuluyorlar bir sağa bir sola  

 

Akrobasi performansı

Aradan sonra akrobatların nefes kesen performansına geçiliyor. Önce tek sıra geniş ve yüksek minderler konuluyor platforma. Sonrasında kenarlarına upuzun direkler dikiliyor, onlara bağlanan çelik halatlar da yukarda ve yanlardaki tutamaçlara doğru geriliyor. Bir genç kız ve üç genç erkekten teşekkül akrobasi kadrosu; bazen sırayla bazense eş zamanlı karşılıklı olarak 2 katlı direkler dizisi arasında atlamaya, perende atmaya ve bir nevi uçmaya başlıyorlar. Ardından, normalde etrafı bütünüyle açık olan arenanın çevresine 4-5 metre yükseklikte metal ağlar geriliyor.

Anlaşılan o ki finalde sıra vahşi kedilere gelecek...Bir kadın ve bir erkekten oluşan iki eğitmen ortada durmak suretiyle, her zaman olduğu üzere çevrelerindeki yüksek taburelere ona yakın yetişkin kaplan ve aslan çıkıyor. Ve o andan itibaren; komutlara göre eğilme, oturup-kalkma gibi epeyce basit aksiyonları icra etmeye başlıyorlar. Büyük kedilerin en sıradan emirlere göre dahi devinmeleri seyredenleri fazlasıyla mesut etmeye yetiyor...