Rusya'da 'gürültüsüz patırtısız' seçim

04 Eylül 2016 Pazar  |  KÖŞE YAZILARI

Vladimir İvanoviç'le bizim avlunun devamındaki küçük parkta bir banka oturmuştuk. Vakit geçirmek için genellikle kibrit çöpleri kullanılan bildiğimiz bir oyunu oynamamızı istedi. İtiraz etmedim.  Avucunun içinde gizlediği küçük kuru dal parçalarından hepsinin bir taraftaki uçlarını aynı hizaya getirip, diğer uçlarını ve gövdelerini ise avucunun içinde gizleyerek benden hangisinin en uzun olduğunu bulup seçmemi istiyordu. Ben bilemeyince çok eğlenip, gülüyordu.

Bu arada boş durmayıp, oynanan Türkiye-Rusya dostluk maçından, Fatih Terim'in Arda'sız, Selçuk İnan, Burak Yılmaz, Gökhan Gönül, Caner Erkin, Hakan Balta'sız sürpriz kadro seçiminden falan konuşuyorduk. 

Malum, maç golsüz berabere bitmişti.

"Dostça bir maç oldu. Berabere bitti," dedi.

"Ne yani, iki taraftan biri yenseydi aramız yeniden mi bozulacaktı?" diye sordum.

Cevap vermedi. 

Öyle ya, daha dokuz ay kadar önce talihsiz bir olay dostluğumuza ara vermemize neden olmuştu. Dokuz doğurmuştuk Dostluk maçında bile olsa olumsuz bir şeyin olmasını istemiyorduk. Neyse ki maç, çirkin taraftar sloganları, küfürler, kasti fauller, kırmızı kartlar, verilmeyen penaltılar, ofsayt kokan goller olmadan, temposuz ve heyecansız da olsa dostane bir şekilde sona ermişti.

Biz bunlarla meşgulken parkın ortasında bir grup insan on dakikada küçük bir platform ve kürsü oluşturup, parkta dinlenen insanlara kendi parti tanıtım broşürlerini dağıtmaya başladı.

Sonra o partinin bizim bölge adayı kürsüden toplanan küçük kalabalığa kısa bir konuşma yaptı. Bitince de geldikleri gibi toparlanıp gittiler.

Vladimir İvanoviç'e "Sen oyunu hangi partiye vereceksin?" diye sordum.

Biliyordum aslında hangi partiye vereceğini ama söylemedi.

Benim için hiç fark etmez anlamında, "Мне всё равно (minye fisyö ravno)," dedi.

Bu arada hava ani bir sürpriz yaptı; birkaç damlanın sonrasında şiddetli bir yağmur başladı. Kendimizi bizim padiyezdden, apartman girişinden içeri zor attık.

***
Rusya'da bu ay içinde seçimler var.

18 Eylül'de Rusya Federasyonu Parlamentosunun alt kanadı olan Duma seçimleri yapılacak.

Duma, 2016 parlamento seçimlerinin aralık ayından eylüle alınmasını onaylamıştı. Yani bizim bildiğimiz bir erken seçim. Ancak sadece üç aylık bir öne çekme. Gerekçesi de seçimlerin eylül ayına çekilmesiyle, katılım oranının artırılması hedeflenmesi. 

Seçimlerin daha erken bir tarihte yapılmasını öneren tasarıyı hazırlayan milletvekilleri, seçimlerin aralık ayında yapılmasının soğuk hava koşulları ve Noel tatilinin yaklaşması nedeniyle pek uygun olmadığını savunuyordu.

Aslında makul bir gerekçe...Zira Rusya'da aralık ayının ayazını da, yeni yıla hazırlık telaşını da iyi bilenlerdenim.

Karar, 102 hayır oyuna karşı 339 evet oyuyla kabul edildi. 

İktidardaki Birleşik Rusya Partisi, Liberal Demokrat Partisi, Adil Rusya Partisi seçimlerin eylül ayına alınmasını desteklerken, seçimin kasım ayının ilk pazar gününde yapılmasını öneren Rusya Federasyonu Komünist Partisi ise hayır oyu kullandı. 

Bu ay içinde yapılacak seçimler Rusya'da önemli değişikliklere yol açar mı? 

Öyle bir beklenti hiç kimsede yok. 

Bende de yok.

Sadece şu olabilir: Bazı milletvekillikleri bir partiden diğer partilere kayabilir.

Muhtemelen yine, "Bütün dünyanın merakla izlediği Rusya'daki seçimlerden beklenen sonuçlar çıktı," diyeceğiz.

***
Rusya'da parlamento seçimleri en son 4 Aralık 2011 tarihinde yapılmıştı. 

Seçime ilginin çok yüksek olduğu söylenemezdi.

Katılımın yüzde 60 olarak gerçekleştiği 2011 seçimlerinde;

- İktidar partisi Birleşik Rusya yüzde 49,32, 

-Komünist Parti yüzde 19,19, 

-Adil Rusya Partisi yüzde 13,24 

-Vladimir Jirinovski'nin liderliğini yaptığı Liberal Demokrat Partisi ise yüzde 11.67 oy almıştı.

***
Önümüzdeki seçimlerde ne olacak? Seçimler yine geçen seferki gibi mi sonuçlanacak?

Şimdilik bilmiyoruz. Ancak tahminler yapabiliriz. Doğrusunu ise tabii ki seçimlerden sonra göreceğiz.

Burada da bizim memleketteki kadar olmasa bile yapılan tahminler, anketler var.

Örneğin yakınlarda Rusya Kamuoyu Araştırma Merkezi (VTSIOM), seçimlerle ilgili yaptığı bir araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Rus vatandaşlarının Duma seçimlerinin yaklaşmasıyla birlikte politikaya ilgilerinin arttığını bildirdi.

VTSIOM'un 6-7 Ağustos tarihlerinde düzenlediği ankete 1600 kişi katılmış.

Bu ankete göre, Ağustos ayı başında ankete katılanların %67'si politikayla ilgilendiklerini dile getirmiş. 

Bu oran Ekim 2015'de %50 seviyesindeydi. Yani ciddi bir artış var.

Erkeklerin %72'sinin ve emeklilerin ise %77'sinin politikayı takip ettiği saptanmış. 

Sosyologlar, araştırmacılar, halk arasında Rusların politikayla pek fazla ilgilenmediklerine ilişkin yaygın bir düşünce olduğunu, fakat yavaş yavaş bu düşüncenin kaybolduğunu ifade ediyorlar. 

Yine bu araştırmaya göre insanların politikadan yorulduğunu düşünenlerin sayısı %75'den %66'ya düşmüş. Bunun aksine bu fikre katılmayanların sayısı %12'den %19'a yükselmiş.

Ankete katılanlar, vatandaşların politikadan yorulmalarının sebebinin verilen sözlerin tutulmaması ve kandırılma hissi olduğunu belirtmişler. 

Demek ki her yerde aynı sıkıntı var.

Ne kadar doğru olduğunu daha sonra anlayacağız, ancak Rusların politikaya ve seçimlere ilgilerinin arttığına dair ciddi gözlemler var.

Bu arada yapılan anketler çoğalıyor. 

İlginç sonuçlar çıkıyor ve bunlar paylaşılıyor.

Bir başkası, örneğin Rusya'nın bağımsız araştırma şirketi Levada Center'ın araştırması. Vatandaşlara ilginç bir soru sorulmuş ve ortaya ilginç sonuçlar çıkmış. 

"Önümüzdeki parlamento seçimlerinde oyunuzu para karşılığı satar mısınız?" 

Soruya bak diyeceksiniz, ama bizim memlekette de seçmen tavlamak için erzak dağıtmak yaygın bir yol değil mi?

İnsanların geçim derdinin siyasi inançlarının önüne geçmesi olabiliyor.

Bu soruya Rus vatandaşlarının yüzde 23'ü olumlu yanıt vermiş.

Oylarını para karşılığında satmayı kabul eden yüzde 23'lük dilim içerisindeki vatandaşların yüzde 11'i 5 bin rubleye, yani bizim paramızla yaklaşık 230 liraya, yüzde 5'lik kısmı ise daha yüksek rakamlar karşılığında bu işi yapabileceklerini belirtmişler.

Ankete katılanların yüzde 63'ü ise oylarını herhangi bir paraya kesinlikle satmayacağını ifade etmiş. Helal olsun onlara.

Anketteki "temiz ve dürüst bir seçim olacak mı?" sorusuna ise cevaplar ise şu şekilde:

Rusya vatandaşlarının yarısından fazlası (%51) önümüzde Eylül ayında gerçekleştirilecek parlamento seçimlerinde bir istismar veya hile olabileceğini düşünüyormuş.

Bizdeki "trafo kedileri"ni halkımız unuttu mu acaba?

Yüzde 21'lik bir kesim yerel seçim noktalarında elde edilecek sonuçlarda hile yapılacağını düşünüyormuş. 

Yüzde 18 ise "iktidar partisi" lehinde çalışmalar yapılacağını düşünenlerin oranı. İktidar tarafından seçmenlere rüşvet vererek oyların satın alınabileceğini düşünen yüzde 15, muhalefet tarafının bunun yapılabileceğini düşünenler ise yüzde 11 oranındaymış.

"Hileler seçim sonuçlarına etki eder mi?" diye de sorulmuş.

Seçimlerde hile yapılacağını düşünen yüzde 51'lik oran içindeki yüzde 54'lük kısım bunun seçimlere ciddi oranda etki edeceğini düşünüyormuş. Yüzde 35'si etkinin çok güçlü olmayacağına, yüzde 5'i ise yapılanların seçimleri hiçbir şekilde etkilemeyeceğini düşünüyormuş.

Levada Center'ın anketi 5-8 Ağustos tarihleri arasında Rusya Federasyonu'nun 48 farklı bölgesinde, 137 yaşam alanında, 18 yaş ve üzeri 1600 kişiyle gerçekleştirilmiş.

Yine Levada Center'ın anketine göre, iktidar partisi Birleşik Rusya'yı desteklediklerini söyleyenlerin oranı bir ayda yüzde 39'dan yüzde 31'e düşmüş.

***
Peki, kampanyalar nasıl yürüyor?

Televizyonlarda da kısa seçim spotları yavaştan başladı.

Benim sokaktan, ortalıktan aldığım izlenimim Komünistlerin diğerlerine göre biraz daha çalışkan oldukları yönünde.

Seçimler için yarış kızışırken en ilginç sosyal medya kampanyalarından biri Rusya Federasyonu Komünist Partisi'nden geldi. 

Komünistlerin hazırladığı propaganda videosunda Lenin, elinde dizüstü bilgisayarı ve kırmızı giyimiyle yirmili yaşlarında bir genç olarak tasvir ediliyor. Kendisiyle aynı yaşlarda ve aynı şekilde giyinmiş güzel bir kadınla poz veren genç Lenin'in üzerinde RFKP tişörtü görülürken kız arkadaşı Sovyetler Birliği Komünist Partisi amblemini taşıyan bir tişört giyiyor. Gerek genç Lenin'in, gerekse kadın arkadaşının tüm aksesuarları da kırmızı renk taşıyor.

Komünist Parti, klasik çizgisini aşma niyetinde olduğu mesajını veriyor sanırım. 

Daha çok Sovyet dönemini yaşamış orta yaş ve üzeri insanların oylarını alabilen RFKP, "Gün Kızıl Günüdür" sloganıyla yürütülen kampanya sayesinde nüfusun daha genç kesimlerine de ulaşmaya çalışıyor.

Araştırmalara göre Rusya'da komünizmin liberal ekonomiden daha iyi bir sistem olduğunu düşünenlerin oranı %60'ın üzerinde görünüyor. Ancak önceki seçimlerde aslan payını hep komünistler değil, bu tip duyarlılıkları da kullanmayı başaran Putin'in Birleşik Rusya partisi alıyor. 

Sokaktaki izlenimim demişken onu da biraz açmam lazım.

Rusya'da seçimler bizim memlekettekine hiç benzemiyor. Burada öyle şamatalı, şarkılı-türkülü, çalgılı-çengili, gürültülü seçim kampanyaları; şehir şehir parti mitingleri; duvarları, sokak panolarını, elektrik direklerini kaplayan üst üste parti afişleri, pankartlar olmuyor.

Biraz dikkatli olmazsanız bu ülkede seçim olduğunu bile anlayamazsınız.

***
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iktidardaki Birleşik Rusya partisi üyelerinden Eylülde yapılacak parlamento seçimlerinde 'dürüst ve adil' yarışmalarını istemiş. 

Birleşik Rusya partisinin 14. kongresinde konuşan Putin, Eylüldeki parlamento seçimlerinde yarışacak tüm adayların, halkı bölmeye yönelik eylemlerden ve mevcut zorluklar konusunda spekülasyon üretmekten kaçınması gerektiğini söylemiş. 

Putin ayrıca seçimlere katılacak tüm partileri 'halkın güvenine değer vermeye' çağırarak, "Hepimize, herkesin potansiyelini ortaya çıkarabildiği, devletin ve vatandaşların birbirini duyduğu ve desteklediği güçlü, bağımsız ve refah dolu bir Rusya gerek" demiş.

***

Şimdilik burada ara verelim, Rusya'daki siyasi partiler, önceki seçimler ve analizi konusunda kısa bilgi verme işini, sonraki gelişmeleri de bir sonraki yazıya veya yazılara bırakalım.