Midem bulanıyor

05 Eylül 2016 Pazartesi  |  KÖŞE YAZILARI

Kendim ve yakın çevrem kadar, halkımın ve hatta başka halkların dertlerini önemseyen biri olarak, hep reçetelerim oldu. Sonuçta, bazı ideolojilere daha yakın, bazısına daha uzak durmuş oldum. 

Ama düşüncelerini paylaşmasam da, öbürküleri anlamak için içten çaba harcadım. Düşüncelerimi tümüyle değiştirmeseler dahi, etkilediler. Hak verdiğim savları, reçetelerime güç kattı. 

Belki garipseyebilirsiniz ama toplumun en nefret edilesi düşüncelere sahip olduğuna inandıkları dâhil, karşı olup düşünceleriyle savaştıklarıma bile, toplumsal duyarlılıkları ve dünyayı değiştirme çabaları yüzünden saygı duydum. 

Keza, bizim toplumumuzda hiç sevilmeyen, o ana kadar yanlış düşündükleri kanaatine vararak, fikirlerini değiştiren "hainlere veya döneklere" de kızmadım. Aynı kanıda olmasam bile, çabalarını takdire değer buldum. 

***

Ancak,

Zarar görebilecekleri düşüncesiyle, düşüncelerini ifade etmeyen ve inançlarını paylaşmaktan kaçınanlara kızıyorum. 

Topluma veya ülkelerine aldırmadan, sırf şahsî menfaatleri için gerçekte inanmadıkları bir fikri savunuyormuş gibi yapanlardan nefret ediyorum. 

Gerçekten kanaatleri değiştiği için değil, yalnızca şahsî çıkarlarını gözeterek bir başka düşünceyi savunmaya başlayanlardan iğreniyorum. 

Son iki paragrafta tanımladığım insanları şahsen veya medyada gördüğümde midem bulanıyor.

***

Beni kızdıran ve midemi bulandıranların bolluğu ve nereye baksam onlardan görmem; ülkem adına karamsarlığa sürüklüyor ve kahroluyorum.