Kapılar kapanınca ne konuşulur?

06 Eylül 2016 Salı  |  YOLCU

Oldum olası merak etmişimdir. Bürokratik, diplomatik ve benzeri resmi görüşmelerde kapılar kapanınca ne olur, neler konuşulur diye...

Malum, biz sokaktaki insanlar televizyonda, internette, gazetede önceki hali bilir ve görürüz. Görüşmeyi yapacak zevat koltuklarına ya da masanın etrafına oturmuştur ve kameralara öyle boş boş bakmaktadır. O esnada arka planda spiker (ya da gazetede fotoğrafına altındaki yazı) "Falanca bakan, filanca ve diğer bazı filancaları makamında ağırladı. Şu ve bu konu hakkında görüş alışverişinde bulunuldu." Bu kadar. Haber biter. Peki tamam da ya o kapılar kapanınca?

Kapılar kapanınca da aynı ciddiyet, aynı resmiyet, aynı koca koca adamlar-kadınlar fotoğrafı devam ediyor mu acaba? Merakım bu işte...

*    *    *   *   * 

Misal;

-    Sayın bakanım, öncelikle bu yoğun temponuzda bize vakit ayrıdığınız ve dinleme nezaketini gösterdiğiniz için ben ve arkadaşlarım saygılarımızı sunarız efendim. Konu ile ilgili raporumuzu ve naçizane önerilerimizi içeren dosyayı şöyle takdim edeyim müsaadenizle.

-    Ben de teşekkür ediyorum sayın başkan. Teknokrat arkadaşlarım da burada gördüğünüz gibi. Hemen başlayalım dilerseniz... 
     diye başlayıp giden bir atmosfer mi, yoksa;

-    Eveeet beyler. N'aaptınız bakalım? Haa, Necati başkan, özel uçağı değiştirmişin. Bir de Nice'te yazlık yapmışın diyolar. Gözümüz yok gerçi, Allah daha da versin. Yürü be Neco!! (Gevrek kahkahalar)

-    Sağol varol bakanım. Cümlemize.. Bu arada bir dahaki ay benim oğlanı everiyoruz, bak gelmezseniz valla çok kırılırım bakanım. 

-    Önce bi davetiyeyi görelim Necoo, davetiyeyi görelim. 

-    Hemmen takdim edeyim. Hanımefendiyle birlikte bekleriz...

tadında mı olur genelde acaba?
      
   *    *    *   *   * 

Bir başka devletle bir sorun yaşandığında o ülkenin Ankara Büyükelçisi Dışişlerine çağırılır. Biz haberi "Zamazingonya'nın Ankara Büyükelçisi Filan Feşmekan, Dışişleri Bakanlığına çağrıldı. Diplomatik kaynaklar, Zamazingon diplomatla, ülkelerinde Türkiye aleyhtarı yayın ve gösterilerin yarattığı rahatsızlığın görüşüleceğini bildirdi" şeklinde izler ya da okuruz.

Acaba bu çağrı ağdalı ve resmi bir dille mi yapılır, yoksa "Sen bi gelsene bakiim buraya!" gibi bir şey mi olur? 

Gelen büyükelçi ya da diplomata neler denir mesela? Tamam "diplomatik nota" gibi bir şey veriliyor kimi zaman, onu biliyoruz. Yalnız bu arkadaşlara "Ya arkadaşım nedir bu rezalet? Ayıptır ayıp! Sizin başbakan son ziyaretinde levrek dolmasını, kaymaklı ayvaları löp löp götürürken iyidi" deniyor mu mesela?  O da "Valla biz de mahcubuz size karşı. Ama işte bu kahrolası muhaliflerin halt yemesi hep. Halledicez biz onu söz. Bizde o iş!" filan diyor mudur?

   *    *    *   *   * 

En çok merak ettiğim de siyasi arenada birbirlerine kıyasıya rekabet ve hatta düşmanlık dili kullananların bir vesile ile bir araya geldiklerinde konuşulanlar. Özellikle de onların bizim izlediğimiz kısımlarda kameralara bahsettiğim boş bakışları attıkları anlar çok güldürüyor beni. Süt dökmüş kediler gibi... Ama sonra;

-    Kapandı mı o kapılar? Hah... Bana bak Cemil. O son mitingde dediğin "alçaksın, müfterisin" lafını yediririm sana. Hiç ağzının ayarı yok mu abicim senin? 

-    Zoruna mı gitti? Kulağınla dinleseydin o vakit. "İspat edemezsen..." dedim oolum.

-    Ya bırak allasen, kaç yaşında adamsın. 

-    Düşün işte, en azından büyüğünüm. Saygını takın. (Gevrek kahkahalar) 

-    Neyse şu yeni açılan et lokantasına giden var mı beyler?     

 vesaire, vesaire gibidir belki...
 

 *    *    *   *   * 

Bir gün uzaylılar çıkıp da "Biz sizden çok daha gelişmiş ve eski bir türüz arkadaşım. Sizi adam edeceğiz. Ama önce şunu söyleyelim ki, dünya üzerinde maceranız başladığından beri sizi izliyoruz ve her bir köşenizin bucağınızın her bir saniyesi-salisesi dahil sizin göremeyeceğiniz kadar küçük zerrecik kameralarla kayıt altına aldık. Hepsi ahan da şu diskin içinde. Cesaretiniz varsa izlersiniz!" deseler ben öncelikle bu yukarıdaki tip görüşmelerden en az bir kaçını izlemek isterdim.     
.
Şarkılar ve kahkaha hayatınızda hep olsun, kaldı ki bu sizin elinizde. Sinir bozucu şeyler isteseniz de etrafınızdan eksilmiyor çünkü...

  Yolcu