Atatürk'ün düşmanları...

07 Eylül 2016 Çarşamba  |  KÖŞE YAZILARI

Batı beş nedenden dolayı Atatürk'e düşmandır, Cumhuriyet'e karşıdır:

1-Türkiye'nin bağımsız hareket edecek kadar güçlenmesi, Batı'nın çıkarları ile bağdaşmaz. Oysa Kemalizm, tam bağımsızlık ilkesine dayanır.

2-Ilımlı İslam'la bütünleşmiş yarı çağdaş bir Türkiye, Batı'nın çıkarlarına daha uygundur. Oysa laiklik, Kemalizm'in altı okundan biridir.

3-Türkiye, Kürtlere özerklik verirse, sonunda bağımsız bir Kürt devleti kurulur. Bunun Batı'ya iki yararı vardır: Petrol bölgesinde Batı'ya muhtaç "kukla" bir devlete kavuşacak, Türkiye'nin Ortadoğu'da büyük bir güç haline gelmesi önlenmiş olacak. Bu hedef ancak Türkiye'nin üniter yapısının bozulması koşuluyla gerçekleştirilebilir. Oysa Atatürk'ü yıkmadan, Türkiye'nin üniter yapısını bozma olanağı yoktur.

4-Küreselleşme, emperyalizmin yeni ideolojisidir. Yeni Dünya Düzeninde uluslararası sermayenin önündeki iki engel, "ulusal devlet" ve "devletçilik" anlayışlarıdır. Ulusalcılık ve devletçilik de Atatürk'ün altı oku arasındadır ve ayrıca anayasamızda yer alır. "Pazarlığı güçlü bir ulusal devletle yapmak yerine, zayıf bir yerel birimle yapmak" emperyalizmin işine gelir.

5-Kemalist rejim, Batı'nın uydusu Ortadoğu ülkelerindeki çağ dışı rejimlerin korunması açısından tehlikeli bir örnektir. Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı (Merhum, 1939-1999)

Bu beş maddenin algılanması çok önemli, emperyalizmin davranışlarına ışık tutacak gerçekler dile getirilmektedir. Kemalizm'i savunduğunuzda eski kafalı olmakla suçlanabilirsiniz, bu bir tuzaktır. Kemalizm bir "moda" değildir, onuruyla, çağdaş, yaşamak isteyen bir ulusun ideolojisidir. Bu gerçek akıldan çıkarılmamalıdır. İçinde bulunduğumuz coğrafyada bağımsızlığımızı başka türlü koruyamayız.

"Emperyalizmin Atatürk düşmanlığı aslında Cumhuriyetimizden de eskidir. Kurtuluş Savaşında emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine ''Ya İstiklal, Ya Ölüm'' parolasıyla başkaldıran Atatürk'e ilk düşmanlık besleyenler İngilizler ve onların yerli işbirlikçileridir.

İngilizler, Kurtuluş Savaşı sırasında Atatürk'ü ortadan kaldırmak için birçok yol denemiştir. Bu yollar, I.TBMM'de Atatürk'ün silah arkadaşlarından bazılarını (Kazım Karabekir gibi) satın almaya çalışıp Atatürk'e karşı Meclis içinde bir darbe yaptırma planından tutun da, Müslüman din adam kılığına sokulmuş İngiliz ajanlarına Atatürk'ü öldürme planına kadar uzanmıştır. Çok sayıda İngiliz ajanı ve casusu Anadolu'da Atatürk'ü öldürmek için fırsat kollamıştır.

Bunlar arasında Sivas Kongresini basıp Atatürk'ü ortadan kaldırmakla görevlendirilen İngiliz Binbaşısı casus Covbertin Noel ve Hint Müslümanı kılığında Ankara'ya gidip Atatürk'ü öldürmeye kalkan Mustafa Sağır ilk akla gelenlerdir. Ayrıca İngiliz gizli servisi M16 Atatürk'ü adım adım izlemiştir. Atatürk, İngiliz emperyalizmin ve taşeronlarının kendisine kurduğu tuzakların farkında olduğundan Cumhuriyet döneminde hiç yurtdışına çıkmamıştır." Sinan Meydan-El Cevap.

Atatürk'e düşman olanların amacı Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmak ve kendilerine bağımlı kılmaktır. Atatürk'ü hain ilan etmeden Atatürkçülüğü yıkamayacaklarını, Atatürkçülüğü yıkmadan da Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni parçalayamayacaklarını çok iyi biliyorlar. Bu nedenle yıllardır sürekli ve bilinçli değişik iftiralar, ithamlar yalanlar uydururlar. 

Dış mihrakların yerli işbirlikçileri Atatürk düşmanlığını akıldan, mantıktan, izandan, insanlıktan uzak bir tavırla sürdürürler. Sürekli belaltı söylemler, yalanlar, iftiralar uydururlar. Bu maksatla adeta gizli görevli ama siyasi ortamdan da aldığı destekle yazar, çizer, gazeteci, öğretim görevlisi konumunda olanlar var. Bunların yazdıklarından etkilenen bir kitle de söz konusu. Başka kaynak bilgi belge aramazlar adeta koro gibi önlerine konanları tekrarlarlar. 

Belirli çevrelerce sürdürülen Atatürk düşmanlığında din istismarı oldukça yaygındır. Atatürk'ün Kuran'ı Türkçeye çevirterek okuyanın anlamasına yönelik girişiminden rahatsız olanlar ve adeta din sömürüsünü yaşam biçimine dönüştürmüş dincilerin, insanların Kuran'ı anlamasından rahatsız oldukları açık. Çünkü bilinçli insanları istismar edemeyecekler. Bu nedenle Atatürk'ü dinsizlikle suçlayarak samimi inanan insanları ahlaksız emellerine alet ediyorlar. Bunlar, dini anlaşılır hale getirmeyi dinsizlik olarak gören, gösteren takiyyeci bir zihniyet. 

Liderler, kişiliklerine göre değil siyasi dehalarına, stratejik akıllarına, koydukları hedeflere ve bu hedefleri gerçekleştirme sonuçlarına göre değerlendirilmelidir.

Atatürk ilkelerinden rahatsız olan dış ve iç çevreler yıllardır atmadık iftira, uydurmadıkları yalan, etmedikleri hakaret bırakmadılar. 

Ne yaparlarsa yapsınlar, gerçekleri gören Türk Halkı giderek Atatürkleşiyor. Atatürk'ün ilkelerini, devrimlerini, düşüncelerini eskisinden daha çok anlıyor, özümsüyor, benimsiyor, saygı duyuyor. 

Yel kayadan ne alır...