Filizlenen aşkın adı 'AKP ve MHP'

09 Eylül 2016 Cuma  |  KÖŞE YAZILARI

Bizim gibi az gelişmiş ülkelerde istikrar olmadığı için özellikle siyasette geceden sabaha çok şey değişiyor.

Dün

-Kesinlikle CHP genel başkanlığına aday değilim, diyen Sayın Kılıçdaroğlu 

Bugün, CHP genel başkan koltuğunda oturuyor.

Dün 

-Ben solcuyum deyip CHP genel başkanlığına aday bile olan Ertuğrul Günay

Bugün, yakın geçmişte Anayasa mahkemesi tarafından "Laikliğe aykırı eylemlerin odağı" olduğu tescillenen AKP'de uzun yıllar milletvekilliği ve bakanlık yapıp şimdi nasıl CHP'ye tekrar kapak atarımın derdine düşüyor.

Dün

-Cumhuriyetin kurucusu yüce Türk Atatürk'e "kefere Kemal" diyen Mehmet Bekaroğlu

Bugün Atatürk'ün kurduğu CHP'de milletvekilliği yapıyor.

Dün

-Fethullah Gülen için biz, bu adam haindir, ülkeyi bölmeye çalışıp devlete sızıyor derken

-Bu hasret bitsin, dönün artık,diye methiyeler düzen devrin Başbakanı günümüzün Cumhurbaşkanı

Bugün, darbe girişimi sonrası bizim dediğimize geliyor Gülen'i terörist ilan edip, idam bile etmeyi düşünüyor.

Kısacası çelişkilerle dolu siyaset dünyasında bizler de "dün dündür,bugün bugün" diyen siyasetçileri yakın geçmişi bile sorgulamadan,hesap sormadan desteklemeye devam ediyoruz.

Yazımın ana konusu bu çelişkiler olmakla birlikte yazımın başrol oyuncusu yukarıda belirttiğim siyasetçiler değil MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'dir.

Okuyanlar hatırlar, daha önceki yazılarımda Sayın Bahçeli'nin geçmişten başlayıp bugüne kadar uzanan koltuk merakını detaylarla anlatmış, rahmetli Alparslan Türkeş'i devirmek ve de itibarsızlaştırmak için gösterdiği çabaları sizlerle paylaşmıştım.

Siyasetteki tüm başarısızlıklarına, partiyi HDP'nin altında bırakıp milletvekili sayısını yarı yarıya düşürmesine rağmen koltuğuna yapışan kendine kral çıplak diyen Sayın Meral Akşener ve diğer muhalif olanları daha öncede kullandığı aynı taktiklerle  Ali Cengiz oyunlarıyla, iftiralarla ihraç eden ve etmekle tehdit eden Sayın Devlet Bahçeli bu defada  15 Temmuz sonrası  geçmişte de çok defa olduğu gibi bugün de AKP'ye koltuk değneği olma çabasına girmiş MHP'yi sarayın arka bahçesi yapmıştır.

Siyasi kulislerde son günlerde sıklıkla FETÖ operasyonunun siyasete uzanacağı özellikle AKP içinde Erdoğan'ın tehlike olarak gördüğü ve şüphe ettiği 35-40 milletvekilinin partiden atılıp tutuklanacağı konuşulmaktadır.

İşin bu kısmı oldukça sevindiricidir

Çünkü her kim ki FETÖ denen alçak terör örgütüne bilerek hizmet ettiyse (milat 17-25 Aralık olmamalı) görevlerinden el çektirilmeli ve ivedilikle tutuklanmalıdır. Buraya kadar bizim de bu gelişmeye hiçbir itirazımız yoktur.

Ama AKP'nin iktidarını sürdürebilmek adına, adı Milli mutabakat olan hükümete MHP'nin de dahil olup destek vermesine bunun karşılığında da Sayın Bahçeli'nin AKP'nin bu ülkeye verdiği zararları göz ardı edip sırf makamını koruyup Başbakan Yardımcılığı koltuğuna oturma planına öncelikle bir TÜRK ve ATATÜRKÇÜ olarak itirazım vardır!

Düne kadar ''İstediği zaman istediği kişilerle İmralı'da görüşüyor. Görüşmeyi tespit edip söyleyenlere 'bunları ispat etmezseniz şerefsizsiniz' diyor. Ama Lübnan'dan gelirken, 'devlet bunlarla görüşüyor' diyerek şerefsiz dediği sözü geri alıp, "şerefsizlik yapmaya devam ediyor'' diye Sayın Erdoğan'ı eleştiren Bahçeli; Bugün adeta Abidin Dino'nun bile çizemediği "mutluluğun resmini" çizmeye çalışıp Erdoğan ve Yıldırımla gülücükler dağıtarak "kaçak saray" dediği Beştepe'de boy boy fotoğraflar verip bakanlık pazarlığı yapıyor!

Hadi biz Devlet Bahçeli'yi tanıdık, amacının ilk seçimlerde MHP'yi baraj altı bıraktırarak AKP ile birlikte ülkeyi bir meçhule sürüklemeye çalıştığını görüyoruz da siz MHP'li kardeşlerim, soydaşlarım soruyorum size,

-Atatürk'ü unutturmaya çalışan

-PKK ve yandaşlarına şirin gözükmek adına Türklük kavramını değiştirip Türkiyeli kavramını getiren

-Türküm doğruyum çalışkanım diye başlayan andımızı okullardan kaldıran

-Devlet kurumlarından Türkiye Cumhuriyeti ibaresini silen

-Daha düne kadar FETÖ terör örgütü ile aynı yolda yürüyen, aynı yağmurda ıslanan

-PKK ile görüşen arkadaşı ben gönderdim, sıkıntısı olan bana söylesin 

-Öcalan'ın olayları okuma kabiliyeti ve tecrübesi var

-Öcalan'ın düşünceleri bizimde düşüncelerimiz

-Kürtçe yasağını biz kaldırdık, bana Serok Ahmet diyorlar

-Sayın Öcalan demeyi ve PKK bayrağını açmayı suç olmaktan çıkardık

-Öcalan Türkiye'nin önünü açıyor  

...Diyenlerle aynı hükümette kol kola olmayı nasıl göremiyor ve içinize sindiriyorsunuz?