BJK-GS derbisi ve Fenerbahçe

25 Eylül 2016 Pazar  |  MENTOR

Beşiktaş ve Galatasaray'ı uzun süredir izlemememiştim ve bazı Fenerbahçeliler Beşiktaş'ın mükemmel takım olduğunu, Galatasaray'ın ise çok iyi transferler yaparak kadrosunu güçlendirdiğini ve Fenerbahçe'nin 3. bile olamayacağını söylüyorlardı.

Açıkcası seyrettiğim Fenerbahçe için ben de bu tezlere katılıyordum. Dün bu önyargılarla açtım televizyonu ama gördüğüm şey inanılır gibi değildi, maçı sonuna kadar seyredemedim bile, bazen profesyonel futbolcular için ilkokul seviyesinde sayılacak şişirme toplar 10-15 dakikalık uzun süreçler alıyordu, ara pas, verkaç, zeka ve organizasyon sıfırdı.

Oynanan şey her şeye benzetilebilirdi ama futbol demek oldukça zordu bence.

1- Benim izlediğim Fenerbahçe bu iki takımı da kevgire çevirir, ikisinden de kadro ve oyuncu kalitesi olarak çok önde ayrıca hocası yeni ve kaliteli, zaman lehine işler.

2- Fenerbahçe buna rağmen şampiyon olamaz çünkü Fenerbahçe'nin başarısızlığı kadro ve hoca sorunu değil ilkel ve çağdaşlıktan uzak yönetim anlayışıdır.

3- İlkel yönetim anlayışı saha içi düzeni bozmakla kalmaz ,artık kronik hale gelen hatalarıyla camiayı ümitsizliğe sürükleyerek Fenerbahçe'yi sezona 4. 5. sırada olacak dezavantajlarla başlatır.

4- Fenerbahçe "etkinlik olarak" berbat durumda; Galatasaray ve Beşiktaş'tan korkuyor hakemler, Anadolu takımlarına bile çalamadıkları pozisyonları "cart" diye çalıyorlarlar Fenerbahçe için. Çünkü biliyorlar ki, Fenerbahçe yönetimi hem kendi camiasında hem de spor camiasında inanılırlığını yitirmiş, her türlü yönetsel hatayı hakemlere, Federasyon'a, öcülere bağlamak sistem haline geldiği için haklı oldukları konularda bile kimse onlara inanmıyor, yani saha içinde ezilmemizin temel nedeni öcüler değil, bizzat yönetim anlayışı.

5- Gökhan Gönül ve Caner Erkin kayıp bile değil, her oyuna katkıları yok denecek kadar az üstelik Beşiktaş'ın şampiyon kadrosundan rol çaldıkları için sorunlara da gebeler örneğin dün akşam maç kaybedilse soyunma odası savaş alanı olurdu.

6- Fenerbahçe'nin uzun süredir çok kötü oynayan ve Avrupanın kalbur üstü kalecilerinin hepsinden daha fazla para alan bir kalecisi var. Kayseri maçında bile bacak arasından yediği gol olmasa maçı almıştık ama yılda 3 milyon eurodan fazla alarak, her yıl 8-10 tane iyi kalecinin yemeyeceği gol yiyerek büyük Fenerbahçeli olmayı başarıyor, yönetim anlayışının ilkelliğine bir kanıt daha... Kötü bir kaleciyi taraftar goygoyu yaptığı için kadroda tutuyorlar çünkü lazım oluyor, onun kavga ve şovenizminin altına kendi hatalarını saklama olanağı veriyor, kazan-kazan kaybeden hep Fenerbahçe.

Hem kadro olarak hem taraftar bağlılığı açısından ne Beşiktaş ne de Galatasaray Fenerbahçe'ye rakip olabilecek durumda ama ikisinden biri şampiyon olacak çünkü  her iki kulüp yönetimi de tüm bereriksizliklerine rağmen Fenerbahçe'den 50 defa iyi, Dursun Özbek sevimli olmayı, Fikret Orman da egosu yerine Beşiktaş'ın çıkarlarını öne çıkarmayı başarıyor.

Sonuç; Fenerbahçe'nin sorunu, oyuncu, hoca veya saha içi sistem değil kulübün her hücresine işlemiş ilkel yönetsel politikalardır ve 21. yüzyılda ortaçağ yönetim anlayışı ile başarı beklemek Polyannacılıktır.