Sınırlarını bilmek

28 Eylül 2016 Çarşamba  |  KÖŞE YAZILARI

Sevdiğim bir fıkradır: Karanlık bir gecede azgın dalgalarla boğuşan gemi, zorlukla fark ettiği ışık kaynağını, "rotanızı 15 derece kuzeye çevirin!" mesajıyla uyarmış. Ama "siz rotanızı 15 derece güneye çevirin!" yanıtını almış. İki taraf da pozisyonlarında diretince, gemiden "ben donanma komutanıyım, son kez emrediyorum, aksi halde ateşe başlayacağız!" mesajına karşıdan cevap gecikmemiş: "Burası deniz feneri, kayalıklara çarparak parçalanmak istemiyorsanız, rotanızı hemen güneye çevirin!"

***

Yağdırdığı emirlere koşulsuz itaatle karşılık bulan liderlerin trajedisidir. Bir süre sonra bunu öylesine kanıksarlar ki, buyruklarının sınırını göremez olur, her şeye sözlerinin geçeceğini sanmaya başlarlar. 

Oysa bir şekilde diz çöktürdüğü geminin dışında bambaşka bir dünya vardır. O dünyadakilerin, gemidekiler kadar itaatkâr olmayışları sürpriz değildir. 

Hele hele kayaların emirlere boyun eğeceklerini düşünmek akıl dışıdır. 

Kayalar doğa yasaları ve bilimdir. Ekonominin işleyişidir. Dış politikanın dinamikleridir. Kalkınma ve ilerlemenin temel ilkeleridir. Toplumun vicdanıdır.

*** 

Erdoğan'ın da söz konusu lider illetinden mustarip olduğu kanısındayım.

AKP içinde kendisine muhalefet edebilecek ne bir hizip ne bir şahıs kaldı. 

Muhalefet partileri malumunuz: Devlet Bahçeli'nin MHP'si, AKP'nin yedek kuvvetlerine dönüştü. Cumhuriyet tarihi şimdiki CHP'den daha mülayimini görmedi. HDP, PKK ile AKP'nin kıskacında; bir var, bir yok gibidir.  

Olup bitene ayna tutması beklenen ve sağlıklı bir demokrasinin olmazsa olmazı medya yerlerde sürünüyor. Karşıt medya imha edildi. Yandaş ve yandaşlaştırılanlar iktidarın sesi oldular. 

İrili ufaklı sivil toplum örgütleri; biraz havuç, daha çok da sopayla yola getirildi. 

Cumhuriyet değerlerine sahip çıkma iddiasındaki ordu, yargı ve akademinin burnu sürtüldü. Güçler ayrılığı ortadan kalktı. İktidar devleti yuttu. 

Hâsılı bırakın "hayır!" demeyi, fikrini bile dile getiremeyen; itaat edip alkışlayan bu niceliksel olarak devasa, niteliksel olarak çok hafif topluluk;

Erdoğan'a da, ülkeye de kötülük etti ve ediyor. 

***  

Erdoğan, buyruklarıyla söz geçirebileceği, "hey!" ile başlayan söylevlerine boyun eğdirerek yanıt alabileceği şeylerin bir sınırının olduğunu görmek zorundadır. Aksi halde, hep birlikte merhametsiz kayalıkların kurbanı olabiliriz. 

Deniz fenerleriyse çok daha fazla saygıyı hak ediyor. Hoş, bu saygı onların başını göğe erdirmeyecek; tersine aldırmazlık, bedelsiz bırakmayacaktır.