UEFA'nın 'hızlandırılmış yargı' tuzağı

04 Ekim 2016 Salı  |  MENTOR

3 Temmuz bir asrın üzerindeki Fenerbahçe tarihinin en önemli olayı...

3 Temmuz'un bütün kumpas unsurlarının ortaya çıkarılması ve Fenerbahçe'nin haklılığını ispat etmesinden daha önemli bir şey olduğunu düşünmüyorum, Fenerbahçelilerin ezici çoğunluğu da böyle düşünüyordur.

Hiçbir şampiyonluk, hiçbir kupa ve hiçbir turnuva bundan daha değerli değil. Ancak olaylar öyle bir gelişti ki, Fenerbahçe ne zaman haklılığını anlatmaya yaklaşsa yönetim çok ciddi bir hata yaptı. 3 Temmuz'un en önemli dinamiklerinden birisi Fenerbahçe camiasının müthiş bir mücadele sonucu elde ettiği mevzileri yönetimin davranışları nedeniyle kolayca kaybetmesidir.

Süreç; adına mahkeme denilen kumpas için savunma yaparak yapılanları meşrulaştırmakla başladı, anlamsız ve gizemli bir şekilde CAS davasını çekmekle devam etti. Daha sonra UEFA ve CAS sürecinde hata olarak kabul edemeyeceğimiz zincirleme yanlışlarla devam etti. Fırsat buldukça bunları yazacağım çünkü kumpasın tüm detayları aydınlandı, Fenerbahçe yönetiminin kahramanlıkları için kitaplar yazıldı ama hatalarının Fenerbahçe'ye verdiği zararlardan kimse bahsetmedi, araya başka yazılar girse de böyle bir değerlendirme ilk olma özelliğini taşıyor...

Bugün yine CAS ve UEFA sürecinden bir örnekle devam edeceğim...

UEFA Fenerbahçe'yi Avrupa Kupalarından 2 yıl men ettikten sonra Fenerbahçe UEFA kararını temyiz ederek CAS'a başvurdu ve başvuruya Şampiyonlar Ligi kuralarının çok yakın olması nedeniyle "yürütmeyi durdurma talebini" de ekledi. 

Ancak UEFA sürpriz bir hamle yaparak Fenerbahçe'ye anlaşmayı önerdi, eğer Fenerbahçe bunu kabul ederse Şampiyonlar Ligi ön elemelerine katılabilecekti. Ancak UEFA bunun karşılığında Fenerbahçe'den hızlandırılmış yargılamayı kabul etmesini istiyordu, eğer kabul ederse turnuvaya katılacaktı. Ancak CAS duruşması yaklaşık 45 gün sonra yapılacak ve sadece 2 gün sürecekti.

Bu davanın Fenerbahçe için önemi düşünülünce hızlandırılmış yargılamayı kabul etmenin çok yanlış bir karar olduğu çok açık. Ayrıca hızlandırılmış yargılama talebi UEFA'dan geliyor, bu talebin onların lehine, Fenerbahçe'nin aleyhine olduğunu anlamamak da fazla saflık olurdu.

Bizzat Fenerbahçe temyiz dilekçesinde davaya ilişkin evrakların 15.000 sayfa tuttuğunu söylüyor. Bu kadar kısa sürede böyle bir davanın gerektiği gibi anlatılamayacağını görevinin gerektirdiği nitelikleri taşıyan her yöneticinin bilmesi gerekir.

UEFA'nın eli zayıftı ve davayı oldu bittiye getirmeye çalışıyordu ve Fenerbahçe bu tuzağa düştü. Aslında tuzağa düştü diyorum ama bu süreçte o kadar çok hata var ki, insanın kafası karışıyor.

Ayrıca sürenin uzaması davanın gündemde kalmasını  sağlayacak ve Fenerbahçe kendini Avrupa'ya anlatma fırsatı bulacaktı, Avrupa kumpasın detaylarını öğrenebilecekti, belki de o zaman Türkiye'de lehimize olumlu gelişmeler olacak kendimizi daha kolay anlatabilecektik. (Hızlandırılmış yargılamayı kabul etmesek 1 yıldan fazla zaman kazanmış olacaktık ve cezamızı da çekmiş olacaktık)

Hızlandırılmış yargılamayı  kabul etmemize gerekçe olarak camianın buna ihtiyacı vardı gerekçesi öne sürülüyor, ben de buna gülüyorum. Camianın Aykut Kocamana'a, Ersun Yanal'a, Alex'e, Okul Açığın maça gitmesine de ihtiyacı vardı, yönetim ne zaman camianın ihtiyaçlarını dikkate almış ki!!! Komik bir savunma.

Sonuç olarak; 15.000 sayfa dökümanı olan, onlarca tanığı bulunan ve kumpas olduğunu Avrupa'da bir mahkemede anlatmak gibi bir yükümlülüğünüz olan davada 2 günlük yargılamayı kabul etmenin Fenerbahçe'ye zarar vereceğini bilmek için Hukuk Profesörü olmaya gerek yok yapılan hatanın da ötesi ve CAS ve UEFA süreci boyunca  tekrarlanan hata ötesi hatalar zincirine yeni bir ek.

Tekrar yazıyorum, CAS ve UEFA süreci "hata" olarak tanımlayıp geçiştirebileceğimizin ötesinde yanlışlarla dolu ben bu kadar yanlışı tesadüf olarak değerlendirmekte zorlanıyorum, garip ve anlaşılmaz buluyorum.

Gelecek yazı; Dupont ve CAS Hakem  Heyeti