AKP'nin Cemaat samimiyeti...

05 Ekim 2016 Çarşamba  |  KÖŞE YAZILARI

İktidarın 15 Temmuz Darbe Girişimi'nin ardından yürürlüğe soktuğu OHAL uygulamasının bugüne kadarki kamuoyuna yansıyan bilançosuna baktığımızda gördüğümüz tablo oldukça tartışma yaratacak boyutta ve sorunlu, aynı zamanda sorgulamaya açık.

Önce tabloyu özetleyelim, sonra yorumlayalım.

Adalet Bakanlığı ve çeşitli resmi kurumların yaptığı açıklamalara göre; 15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi sonrası birçok kamu kurum ve kuruluşunda yürütülen çalışmalar kapsamında yaklaşık 95 bin personel görevden uzaklaştırıldı, 60 bin personel de memuriyetten çıkartıldı.

17 Ağustos 2016 tarihinden yayınlanan 670 sayılı KHK ile birlikte ordudan ihraç edilen personel sayısı 3500'e ulaştı. Halen 40 bin kamu görevlisi hakkında soruşturmalar devam ediyor.

Devlet ve vakıf üniversitelerinde yaklaşık 5250 akademik personele yönelik işlem başlatıldı, bunlardan 4200'ü hakkında görevden uzaklaştırma kararı alındı, 2340'ı da KHK'lerle ihraç edildi. İşlem başlatılan idari personel sayısı 1550, görevden uzaklaştırılan idari personel sayısının 1117. Toplamda 6800 akademik ve idari personel hakkında işlem başlatılmış oldu.

15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası 3400 hâkim ve savcının görevine son verildi, ayrıca 2 Anayasa Mahkemesi üyesine meslekten el çektirildi.

28,163 Milli Eğitim Bakanlığı, 2018 Sağlık Bakanlığı, 1642 Maliye Bakanlığı, 439 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, 1519 Diyanet İşleri Başkanlığı, 733 Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 320 Gençlik ve Spor Bakanlığı, 149 Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, 369 İçişleri Bakanlığı, 175 Kültür ve Turizm Bakanlığı personeli; 672 sayılı KHK kapsamında memuriyetten ihraç edildi. Emniyet'te 2523'i amir olmak üzere 12,800 personel görevden uzaklaştırıldı.

Danıştay ve Sayıştay'dan KHK'lerle ihraç edilen personel sayısı 167, TBMM'den 41, BDDK'den 116, Hazine Müsteşarlığından 67, SPK'den 30, TMSF'den 12, Rekabet Kurumundan 15 oldu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesinde muhalif kimlikleriyle bilinen 6 oyuncu ve yönetmen açığa alındı, 17 oyuncu, bir dramaturg, bir müzisyen ve bir koreografın işine son verildi. Genco Erkal'ın Dostlar Tiyatrosunun sahnelediği "Nâzım ile Brecht" oyunu OHAL kapsamında yasaklandı.

KHK'ler kapsamında FETÖ'ye ait olduğu düşünülen 35 sağlık kuruluşu, 1061 öğretim kuruluşu, 800 yurt, 223 kurs etüt merkezi, 129 vakıf, 1125 dernek, 15 üniversite, 19 sendika, 23 radyo, 45 gazete, 29 yayınevi, 4262 kurum ve kuruluşa el konuldu, kapatıldı.

Türkiye'de gazetecilik faaliyetleri nedeniyle 120 kişi cezaevinde tutuklu veya hükümlü olarak bulunuyor. TGS, TGC ve DİSK verilerine göre OHAL süresince 200 gazeteci gözaltına alındı, 2308 gazeteci işsiz kaldı. 16 TV kanalı, 3 haber ajansı, 47gazete, 16 dergi, 23 radyo, 26 yayınevi kapatıldı.

Özetlemeye çalıştığım rakamlar kamu kurum ve kuruluşlarında yaşanan gelişmeler. Hukuk çerçevesinde suçluların tespiti ve cezalandırılması gayet doğaldır, hukuk devletinin gereğidir. Fakat hukuk herkes için uygulanmalıdır. Şimdi vereceğim örneklere baktığımızda pek öyle görünmüyor.

Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan, Fetullah cemaatini kast ederek, "Ne istediler de vermedik" diyerek çok şeyi özetlemişti.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ.Melih Gökçek, o dönem Fetullah Gülen'in bütün etkinliklerinde katılımcı olarak var ve etken biri. Sosyal medyada, örneğin twitterda geçmiş paylaşımları ortada. "Terbiyeni takın. Fetullah Gülen'e Feto diyemezsin. Ben sana lakap taksam hoşuna gider mi? Lütfen özür dile" diye paylaşımı duruyor, bu paylaşımda Fetullah Gülen'e ayrı bir anlam bahşediyor. Şimdi ne diyor, Fetö terör örgütü. Ayrıca Bülent Arınç basına yansıyan ifadelerinde Gökçek'in Ankara'da Fetullah cemaatine sağladığı imkanları tek tek ifade etmişti. İ.Melih Gökçek görevinin başında.

Bir memur, eşinin Bank Asya'da hesabı olduğu gerekçesi ile terör örgütüne destek vermekle suçlanıyor ve memuriyetine son veriliyor. Darbe girişimi sonrasında gözaltına alınan Tümgeneral Mehmet Dişli'nin kardeşi AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve milletvekili Şaban Dişli görevinin başında.

06 Ağustos 2016 tarihinde CNN Türk'te Didem Arslan Yılmaz'ın konuğu olan ve bir dönem Fethullah Gülen'in en yakınlarından Yeni Akit yazarı Nurettin Veren, TBMM'deki Cemaatçilerin sorulması üzerine "AKP'li eski Bakanlar Cemil Çiçek, Abdülkadir Aksu, Bülent Arınç ve Vecdi Gönül Cemaat'e çalışıyor. 2008-2009 döneminde gidip bunlarla yüz yüze konuştum ama beni dinlemediler" dedi. Haklarında hiçbir işlem yok.

Can Ataklı, 21 Ağustos 2016 "Siyasete sıra gelmesini daha çok bekleriz" başlıklı yazısında konuya değinerek, "AKP çevrelerinden edindiğim bilgilere göre halen parlamentoda görev yapan en az 30 milletvekilinin dinci faşist Fethullah Gülen terör örgütü ile direkt bağlantılı oldukları saptanmış durumda" dedi. Haklarında hiç bir işlem yok.

Yargı kurumlarını Fethullahçılara kim teslim etti? O dönemin bakanlarına hesap soruldu mu? Hayır.

Emniyet'e sızmalar hangi bakanlar döneminde oldu? Hesap soruldu mu? Hayır.

TSK'dan Emniyet'e, memurlardan akademisyenlere, iş dünyasından medyaya kadar Cemaat operasyonları sürerken siyaset ayağına ilişkin henüz operasyon yapılmaması AKP'nin samimiyetsizliğidir.