Rusya istediğini aldı, ya Türkiye?

11 Ekim 2016 Salı  |  KÖŞE YAZILARI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki zirve, Türk Akımı Doğal Gaz Projesi'nde son dakika çıkan görüş ayrılığının giderilmesiyle anlaşmayla sonuçlandı.

Rusya'nın iki yıl önce gündeme getirdiği ve adını "Türk Akımı" koyduğu projeye başlanılması önünde böylece engel kalmamış oldu. Proje iki hat kurulmasını, biriyle Türkiye'nin gaz ihtiyacının karşılanmasını, diğeriyle ise Avrupa'ya gaz taşınmasını öngörüyor. Moskova bu proje yardımıyla Avrupa Birliği'ne (AB) sattığı gazda transit ülke konumunda olan Ukrayna'ya bağımlılıktan kurtulmuş olacak. Rusya Türkiye'nin onayını almayı başardı ama Avrupa'ya göndermek istediği gaz için AB'nin de yeşil ışık yakmasını sağlamak zorunda.

Uçak krizinden sonra normalleşme sürecine giren ilişkilerde Rusya'nın beklentisi Akkuyu Nükleer Santrali'ndeki yatırımı güvence altına almak ve Türk Akımı için Ankara'yı ikna etmekti. Bu açıdan bakıldığında Rusya istediğini almış görünüyor. Liderlerin bir önceki görüşmesinde Erdoğan Akkuyu'ya "stratejik yatırım" statüsü verildiğini açıklamıştı.

Evet, Rusya istediğini aldı, peki ya Türkiye?

İki liderin ortak basın toplantısında Putin, bazı Türk tarım ürünlerine (portakal, mandalina, şeftali ve kayısı gibi ürünler) konulan kısıtlamaların kaldırıldığını açıkladı. Rusya lideri bu konunun  önemini vurgulamak için, yasak konulmadan önce Türkiye'den yılda 500 milyon dolar değerinde tarım ürünü aldığını belirtti. Putin ayrıca, oran vermedi ama Türkiye'ye satılan doğal gazda indirim yapacaklarını söyledi. Bunlara ek olarak, bazı pasaport kategorilerinde Türk vatandaşlarına uygulanan vizenin kaldırılması bekleniyor.

Bu açıdan bakıldığında Moskova Türk Akımı'na karşı tarım ürünleri yasağını kaldırdıklarını ve doğal gazda indirim uygulayacaklarını söylemiş oldu.

Bunlar elbette şu anda kamuoyuna yansıyan bilgiler, iki liderin kapalı kapılar ardında Suriye başta diğer konularda neler konuştuğu, hangi alanlarda uzlaşmaya vardığı ya da varamadığı bilinmiyor. Özellikle Suriye konusu şu an için karanlıkta.

Ancak ortada bir gerçek var: Uçak krizinin ardından Türkiye Suriye'de Rusya'nın onayı olmadan hareket edemeyeceğini biliyor. Zaten bu nedenle de krizin son bulmasınan bu yana Türkiye'den Suriye için Rusya karşıtı herhangi bir açıklama gelmiyor.

Uçak krizinden karlı çıkan Rusya'nın son zamanlarda Türkiye'den kepçeyle almak istediği, buna karşılık kaşıkla vermeye çalıştığı yolunda bir izlenim var. Kapalı kapılar ardından konuşulanların öğrenilmesi ve özellikle Suriye'de yakın dönemde yaşanacak gelişmelerle bunun gerçekten böyle olup olmadığı ortaya çıkacak.