Türkiye, din devleti olur mu?

12 Ekim 2016 Çarşamba  |  KÖŞE YAZILARI

Ülkenin yüzde 50'si kafayı takmış soruyor:
 
-Türkiye, din devleti olur mu?
 
Dört bir yanımız ateş çemberi. Çoğu İslam ülkesinde, Ortadoğu'da, Kuzey Afrika'da kan ve gözyaşı durmuyor. Sözüm ona "din kardeşliği- liderliği" adına ucundan kenarından bulaştığımız ve dibine kadar gömülmek üzere olduğumuz Suriye bataklığından nasıl çıkacağımız bilinmiyor.
 
Köyde, kentte, çarşıda, pazarda, işyerinde, evde, dolmuşta, otobüste, trende, uçakta, sosyal medyada insanlar, "zor bir bulmacanın bulamadığı cevabını arar gibi" soruyor:
 
-Türkiye, din devleti olur mu?
 
Kime baksan kuşkulu. Kime sorsan korkulu. Kime yanaşsan gözler yaşlı. Kimi tepkili, Kimi fitili ateşlenmiş patlamaya hazır barut gibi. Kimi ise, ürkek bir güvercinin tedirginliği içinde. 
 
Eskiden bizde, "eğitime, camiye, kışlaya siyaset sokmayalım" diye uyarılar yapılırdı. Şimdi bakıyorum, nüfusu bir milyarı aşkın İslam dünyasında ve özellikle Türkiye'nin son on yılında siyasetin girmediği hiçbir kurum kalmamış. Bunu fırsat bilen "dinciler" (dindarlar değil) şiddete başvuruyor, can alıyor.
 
İslam dünyasının her yanında, eğitim de, cami de, kışla da gırtlağına kadar siyasetin içine battı, önüne geçilemiyor.
 
Her yerde dan...dan...
 
Çoluk çocuk, yaşlı genç demiyorlar, her yerde kan!
 
Ya Türkiye'de?
 
Terör başını almış gidiyor. 
 
Etnik grup mu istersin, yoksa dinci mi?..
 
Al birini vur ötekine! 
 
Önce küçük kentlerin yerel yönetimleri ele geçiriliyor. Daha sonra sistematik biçimde büyük kentlere yerleşiliyor. 
 
Televizyonu var. Gazetesi var. Radyosu var. Şirketi-Holdingi var. Kuran kursları, cami yaptırma, yardım dernekleri var. 
 
Çocukların ırzına geçilen vakıflar var! 
 
Militan olarak yetiştirilenler var. Sar beline patlayıcıyı, sal bir toplantı yerine, düğüne, nişana, mitinge...
 
Boom!
 
Şu kadar ölü, bilmem kaç yaralı! 
 
Kim verecek hesabını?
 
Kimse bilmiyor, ama vatandaş soruyor:
 
-Türkiye din devleti olur mu?
 
Laik devletin Meclis'ine başkan olmuş zat, basın toplantılarında bülbül gibi şakıyor:
 
- Yeni Anayasa'da laiklik olmamalı.
 
Devletin zirvesinden haber uçuruluyor:
 
-2023'de, hiçbir kurumda, başı açık kadın görmek istemiyorum.
 
Türkiye Cumhuriyeti'nin Diyanet İşleri Başkanı, işine geldiğini görüp işine gelmediğini görmeyen, ne var ki adı Görmez olan zat, şöyle buyuruyor:
 
-Diyanet çalışmalara başladı. Cemaatlere vakıf ve dernekler gibi yasal statü verilecek.
 
Türkiye Cumhuriyeti, din devletine, diğer adıyla "şeriat devletine" yatırım yapıyor. İmam Hatip okulları, kız-erkek ayrımı yapmadan, meslek okulu olmaktan çıkmış, temel eğitim kurumlarına dönmüş kimin umurunda? 
 
15 Temmuz sonrası, "İhtilal girişiminde bulundukları" gerekçesiyle on binlerce insan açığa alınmış, binlerce insan mahkeme kararı olmadan, KHK denilen Kanun Hükmünde Kararnamelerle işsiz bırakılmış, çok sayıda insanın mal varlıklarına el konulmuş, üç binin üzerinde gazeteci işsiz kalmış, yüzlercesi göz altına alınmış, yazarı, çizerı, düşünürü, akademisyeni tutuklanmış kimin umurunda?
 
Ama vatandaş tüm saflığıyla, az da olsa basiretsizliğiyle soruyor:
 
-Türkiye, din devleti olur mu?
 
İsmet Paşa (İnönü)'nın özdeyişiyle cevap verelim:
 
-Hadi canım sende!