Kümeste miyiz ormanda mı?

13 Ekim 2016 Perşembe  |  KÖŞE YAZILARI

Tarihe göz attığımızda görürüz ki, pek çok derebey, şah, padişah ve elbette imparator ve kral, aslanı simge seçmiştir kendisine. Horozu seçenler de olmuştur.

Horozu seçenler, herhalde hakimmoldukları topraklara kümes muamelesi yapmış ve aslanı tercih edenler de orman kanunlarını rehber almışlardır.

Bunlar arasında, kendisini aslan yürekli Richard olarak zan ve ilân edenler de olmuştur. Bu gibiler aslanı kendilerine simge olarak alırken, bildiğimiz yeleli kükreyen aslanı da, hayvanlar aleminde farklı bir yere koyarak, onu ormanlar kralı olarak tanımlamıştır. 

Dünyayı kümes gibi görenler de, elbette ki horoz olarak, kendisini kümesler kralı padişahı ilan etmekte sakınca görmemiştir. Hem niye görsün ki, tavuklar razı ise duruma?

İnsanları aslan simgeli, aslan yürekli şahlar padişahlar krallar imparatorlar yönetirken,

Ormanlar aslan krallara ve kümesler de ibikleri gösterişli horozların padişahlığına kaldı.

Aslan güçlü hayvandır, yırtıcıdır da acıktığında, çeviktir, hızlı koşar, iyi sıçrar. Görkemli bir sesi vardır ki, taaruz borusu gibi. Yelesi dersen oooo . Taktı mı pençesini ceylana, bırakmaz ve dişlerini geçirince de, zavallı ceylanın varabileceği en yüksek mertebe koltuklara deri olmaktır.

Hayvanlar dünyasında eşek de vardır, diğer yüzlerce türün yanında.

Eşeklere yazılı tarihlerde pek sık rastlanmasa da sözlü tarihlerde kendine özgü yeri vardır.

Eşek güçsüz değildir. Gücünü kötüye kullandığı görülmemiştir. Bilirsiniz kaldırdığı yük eşeğin, her zaman hayret uyandırır ki; atasözlerine darbı meslere girmiştir. Sesi de yabana atılır değildir. Köyün bir ucunda anırır, diğer ucunda hatta komşu köyde duyulur. Çirkin de denilemez eşeğe hele gözleri vardır ki tartışılmaz güzelliktedir.

Hoca Nasreddin'in, aslandan filden timsahtan dostu yoktur da eşekler hep dostudur. Bunda bir hikmet olsa gerektir.

Aslan be deriz matah bir iş yaptığını sandığımız kişiler için

Taşıdığı yükü eşek kaldırmaz deriz çok ağır yüklerin altında yokuş yukarı tırmananlara.

Aslanım benim der kaba gücü güç sanan babalar analar bir yumrukta arkadaşının gözünü patlatan, burnunu kıran errkekk evlatçığına ve yetinmez, arkadaşının yumruğu ile ağlayarak eve dönen küçük evlatçığına da, eşşek herif der, niye iki tane yumruk da sen patlatmadın ki.

Eşekten farklı görmez aslan kırallar seçmenlerini.

Seçmen evet, şahlık padişahlık devrini aştı artık. Bizim tip demokrasilerde aslan kralları, padişahları, imparatorları tebaalar seçer. Ve ondandır günümüzde 'kralı kral, padişahı padişah yapan, anası değil tebaasıdır' denmektedir ve hiçbir yük, insan sırtına yüklenmiş hükümranlık kadar ağır ve onur kırıcı değildir.

Grroooooaaarrrr diye görkemli hitabetidir ve pençeleri dişleridir aslanı aslan yapan başımıza.

Sesini iyi kullanan başlar, ne yazık ki etkiliyor tebaayı, başındaki akıl balık hafızasından farklı olmasa da.

Peki.

Kümeste miyiz, ormanda mı?

Cevabı sizde, tebaa mısınız yurttaş mı?