Statlar ve kaybolan ruhlar

13 Ekim 2016 Perşembe  |  MENTOR

Statlar bitti, stat sahibi olmak ayrıcalık olmaktan çıkalı çok oluyor.

Yeni stat ve salon hikayeleri artık sonradan görme ile ifadesini buluyor.

Statlar bitti ama öyküleri duruyor.

Herkesin bir öyküsü oldu ama kahramanı olan tek öykü Fenerbahçe'nin.

Spor kulübü taraftarı olmak günlük yaşama başkaldırmaktır.

Spor kulüplerinin protest ve saygı duyulan öyküleri olmalıdır.

Şimdi herkesin her şeyi var ama öyküsü olan sadece Fenerbahçe.

Bedelsiz sahip olmak kolaydır ama bedeli ağırdır ödemen gerekir.

Hikayen kahramanlıktan "boyun eğen"e evrilir, camia dinamiğin de talep edenden aman dileyene.

Yaşama başkaldırmak isteyen adam boyun eğen takıma taraftar olur mu?

Elbette olmaz.
 
Rakibini geçmek için müttefik ararsan aslında bu senin çaresizliğini ifadesi değil midir?

Elbette öyledir.

Elde edilen şeyin nasıl elde edildiği önemli değil, önemli olan sahip olmaktır diyorsan elde ettiğin sportif unvanlarında aynı felsefeden payını aldığını söyleyen insanlar haklı olmaz mı?

Elbette olur.

Takke düştü kel göründü yıkalım derken bir spor kulübünün en değerli hazinesini, "ruhunuzu" kaybettiniz.

Bedeli Fenerbahçeli çocukların elinden tutup Fenerbahçe'yi alkışlayarak ödeyeceksiniz.