Gök yıkıldı altında Fenerbahçeliler kaldı

17 Ekim 2016 Pazartesi  |  MENTOR

Dünya tarihi gözyaşı ve büyük yıkımlarla biten "otoriter" yönetimlere tanıklık etmiştir çünkü otoriter yönetimler bilim, uzmanlık, uzlaşma, paylaşma, liyakat gibi değerlere sırt çevirip "tek bir insan"ın düşüncesinin her şeyin üzerinde tutan yönetim biçimleridir. Doğal olarak doğrudan ayrılan herkesin yolu yıkımla biter.

Fenerbahçe'de olan da tamamen bundan ibarettir.

Dün akşam sahadaki futbol takımı Fenerbahçe'yi hak etmekten çok uzaktı çünkü Fenerbahçe formasını giymeye layık en ideal olanlar arasından seçilmemişlerdi. Onun yerine Fenerbahçe'de ortak aklın yerine geçen ve ben ne yaparsam doğrudur diyen bir sistemin günlük duygu ve düşüncelerinin, duygusal iniş ve çıkışlarının ürünüydüler.

Elbette böyle bir yanlıştan doğru bir şey doğmasını beklemek akıllıca olmazdı, zaten sonuç açık seçik felaketti. Sahada adına futbol takımı denilen şey 3. lig seviyesinde bile yetersiz sayılabilecek bir kaliteyi içeriyordu, oysa bu takım için 2 yılda neredeyse tüm ligi satın alınabilecek para harcanmıştı.

Gök yıkıldı enkazın altında Fenerbahçeliler kaldı.

Sorumlular harcadıkları milyonlarca dolarımızın hesabını vermek yerine keyif çatıp yüzümüze hakaretler yağdırırken Fenerbahçe'nin nasıl daha iyi olacağını yine biz düşüneceğiz, uykusuz geceler ve gözyaşı bize kalan bu.

Ama yürekten inandığım bir şey var; Fenerbahçe'nin olduğu yerde her zaman umut vardır.

Fenerbahçelinin Fenerbahçesini nasıl sevdiğini dünya alem biliyor o sevginin adıdır umut.

Bu çirkinlik ve Fenerbahçe'nin üzüntü verici esaretini çoktan bitirirdi Fenerbahçeli, ülke tarihinin en güçlü ittifakının elinden çekip almıştı Fenerbahçe'sini üç beş Kongre lobicisine, eski sporcu kontenjanından kongre dizayn eden uyanıklara teslim olacağını düşünmek elbette aptalca olurdu.

Ama Fenerbahçelinin ilk önceliği Fenerbahçe'yi korumaktır o yüzden içi kan ağlasa da duygularını  hiç haykırmadı Fenerbahçe'si zarar görmesin diye.

Sessizce verdi mesajını; milyonlarcası bir araya gelip Alex'i uğurladı, Ersun Yanal'ı sevdi sessizce, Fenerium'a gitmedi, maça gitmedi ama sakinliğini ve sevgisini yetersizlik olarak anladınız oysa onlar Fenerbahçe'ye kalkan oluyordu.

Ama artık siz Fenerbahçe'ye zarar veriyorsunuz ve her geçen gün  bu dayanılmaz oluyor.

Eğer adınız Fenerbahçe tarihinde utanç ve nefretle anılsın istemiyorsanız gidin, Fenerbahçe'ye saygınız yok bari kendinize saygınız olsun.