Cerattepe'de yasak kime?

17 Ekim 2016 Pazartesi  |  GÜNLÜK

"Artvin Valiliği, 19 Eylül 2016 tarihindeki Cerattepe duruşması nedeniyle, Artvin'de 19 Eylül - 19 Ekim 2016 tarihleri arasında her türlü toplantı ve gösteri yürüyüşünü ve her türlü afiş ve döviz asma eylemlerini yasaklamıştı.

Yasaklılık durumu yeni bir kararla uzatılmazsa, yasak bu hafta sona ermektedir. 

Artvin'e yasağın olduğu dönem içinde Bakan gelince, Vali'nin kendi aldığı bu kararı unutup, aldığı kararın aksine işlemler yapmıştır. O zaman Vali, bu kararı ne için almıştır sorusu bir kez daha akla gelmektedir.

19 Eylül'deki duruşma öncesi alınan bu yasaklama kararı, aynı günkü Cerattepe davasının reddedileceğinden hareketle, duruşma sonrasında bir ay boyunca halkın tepkilerini bastırmak, yasaklamak anlamını taşıdığı gibi, bu şekilde mahkeme red kararının da idare tarafından önceden bilindiği tartışmalarına da haklılık kazandırmıştır.

Artvin Valiliği, Orman ve Su İşleri Bakanı Artvin'e gelince , kendi aldığı bu yasaklama kararını unutup, Bakanın 10 Ekim 2016 tarihinde afiş ve dövizlerle karşılanmasını sağlamıştır. Bakanın, madenciliğe ve HES'lere vize veren konuşmalarını içerir toplantıları için de, bu süre içindeki toplu açılışlar için de var gücüyle çalışmıştır.

Bu işlemlerin anlamı, Artvin Valisinin, Artvin halkı için değil, bir şirket ve parti için var gücüyle çalıştığıdır. Kamu görevlisi kimliğini terkettiği, parti görevlisi kimliğine büründüğüdür.

Bir kez daha ortaya çıkmıştır ki Artvin Valisi, bir aylık yasaklama kararını, asla olağanüstü hal gerektirdiği için almamıştır. Bu kararı, Cerattepe davasından hukuksuz bir karar çıkacağı ve bu karara yönelik halkın demokratik tepkisini bastırmak amacıyla almıştır. Olağanüstü hali, bu yasaklama kararı için fırsat olarak kullanmıştır.

Artvin Valisi'nin, yine Orman ve Su İşleri Bakanı'nın, bu süreçte Cerattepe'deki maden işletmesini uygun bulan Artvindeki söylem ve eylemleri, Cerattepe davasında adil yargılama ortamının baştan beri nasıl yok edildiğini de göstermektedir. Bu durum, verilen kararın temyiz sürecine de müdahale niteliği taşımaktadır.

Olağanüstü hal, hak ve özgürlükleri bastırmak, demokrasiyi yok etmek dışında, Cerattepe örneğinde olduğu gibi rant amacıyla, rantı korumak amacıyla da kullanılmaktadır."

Ömer Faruk Eminağaoğlu