YARSAV'a 'yargısız infaz'

19 Ekim 2016 Çarşamba  |  GÜNLÜK

Geçmişte Ergenekon diye suçlanan, şimdi ise FETÖ gerekçesi ile kapatılan YARSAV'ın, Başkanı da gözaltına alındı.

***

YARSAV'ın kapatılmasını da içeren ve olağanüstü hal bahanesiyle çıkartılan 667 sayılı KHK, 18.10.2016 tarihinde TBMM'de kabul edilmiştir.
19.10.2016 (bugün) tarihinde ise YARSAV' Başkanı Murat Arslan gözaltına alınmıştır.

YARSAV, hukukun üstünlüğü, etkinliği ve egemenliğini amaçlayan, yargıç ve savcıların meslek sorunları ile mücadele eden ve 2006 yılında kurulan bir örgüttür.

Yapılan işlem, hukuka karşı olarak yapılan bir işlemdir.
 
İktidarın, her istediğini denetimsiz bir biçimde yapması dışında, yine  yaşananlara bakılınca iktidarın istediği doğrultusunda, yasama ve yargıda da eş zamanlı, eş güdümle hareket edilen bir süreç söz konusu olmuştur.

İktidar, yasama, yürütme ve yargıda tek güç olarak hareket etmektedir.

Bunun adı, darbe ile mücadele değil, iktidar eliyle yaşanılan bir darbedir.

15 Temmuz kalkışması fırsat bilinip, olağanüstü hal ilan edilmiştir.

Olağanüstü hal gerekçe gösterilip, hiçbir kuralla bağlı kalınmadan KHK'lar çıkartılmaya başlanılmıştır.

Çıkartılan KHK'larla Anayasa'nın hiçbir hükmü gözetilmeyerek, ülke Anayasa'ya bağlı kalınarak değil, bu KHK'larla yönetilir olmuştur.

Anayasa'nın, iktidarı frenleyici hiçbir yönü kalmamıştır.

TBMM, iktidarın iradesini, yine iktidar çoğunluğu altında gerçekleşen yasama işlemlerini denetleyemez duruma sürüklenmiş, devre dışı bırakılmıştır.

Muhalefet partileri, süreçte tamamen etkisiz kalmış, bir kısmı ise sürecin parçası olmaktan geri durmamıştır.

Yargı organları, hak ve özgürlükler için güvence olmak değil, iktidarın silahı durumuna sokulmuştur.

İktidar, her olayda kendini bir taraftan soruşturan, diğer taraftan aklayan olarak görmeye başlamış, yargıdaki işlemler ise yargısız infaz boyutundan başka bir anlam taşımaz olmuştur.

İktidarca gerçekleştirilen darbenin adı, Yenikapı süreci olarak topluma sunulmuştur.

İktidar, doğrudan yargı yetkisi kullanmakta, dilediğini KHK'larla aklamakta, dilediğini yargısız infaz yapmaktadır.

Anayasa Mahkemesi, varlık nedenini görmezden gelip, KHK'ları denetlemekten uzak durmuştur.

KHK'larla hilafet bile getirilse, benim görevim değil diyerek süreci seyreder olmuştur.

Geçmişte Ergenekon olarak suçlanan YARSAV, bugün ise FETÖ bahanesiyle, üstelik bir KHK ile kapatılmıştır.

Bir kapatma kararının ancak yargı organı tarafından verilebileceği hukuksal gerçeği ise görmezden gelinmiştir.

YARSAV mensupları ve yöneticileri de, cadı avına dönen bir sürece muhatap edilmişlerdir.

Bunun adı iktidar terörüdür.

Anayasa Mahkemesinin tutumu ne olursa olsun, tüm KHK'lar ve bu bağlamda 667 sayılı KHK aleyhine Anayasa Mahkemesinde dava açılmamasının anlaşılabilir bir tarafı yoktur.

Kaldı ki, dava açılan KHK'larla ilgili olarak da, hangi konuda dava açıldığı bile kamuoyuna açıklanmamakta, dava dilekçesinin kamuoyuna sunulmasından bile geri durulmaktadır.

Tüm bu tablo, bir Yenikapı ruhu ve birlikteliğidir.

O Yenikapı ise bugünleri, bu sonuçları yaratmıştır.

Bu faşizmin hesabı, hukuk ve demokrasi yoluyla sorulacaktır.

Ömer Faruk Eminağaoğlu
YARSAV Kurucu Başkanı