Hedefte 2 ülke: Türkiye ve Suriye

19 Ekim 2016 Çarşamba  |  SERBEST KÜRSÜ

Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız ya orada yaşayacaksınız ya da orada yaşamış birilerinden bilgi alacaksınız. 

Bakıyorum, teve kanallarında Suriye ile ilgili atıp tutan bir yığın süslü kadınla, bilmiş bilmiş konuşan adamların hemen hiçbiri tecrübeye dayalı bilgi sahibi değil ama hepsi kesinlikle fikir sahibi! Birbirlerinden duyduklarını yine birbirlerine satıp duruyorlar. Mütemadiyen, renkli haritalar üzerinde sözüm ona tartışıyorlar. Eminim, çoğu ne dediğinin farkında bile değil. Zaten 3-4 tane şehir ismini ezberlediysen salla gitsin, kimsenin soru soracak bilgisi yok ki! Milyon dolarlık evlerin balkonlarında, viski yudumlayarak Ortadoğu yazıları ya-zıl-maz.

Oysa, bu coğrafyayı gerçekten çok iyi bilen, kitaplar yazmış bir kişi var; Hüsnü Mahalli. Ben de çoğumuz gibi salak saçma bilgilerin içinde yalpalarken bu kişiyi keşfettim. Kitaplarını aldım okudum. Sadece bir kanalda çıktığı programı kaçırmaz oldum. Adam resmen duayen.
Hüsnü Mahalli Cerablus doğumlu bir Arap ve Türk Vatandaşı. Ortadoğu'da gitmediği yer, tanışmadığı lider kalmamış, hayatta olanlarıyla harbi harbi kanka. Ama sivri dilli olduğu ve iktidarı cesurca eleştirdiği için her yerden kovulmuş. 

Pes etmemiş, kitaplar yazmış, zar zor Yurt gazetesinde bir köşe edinmiş, şimdi orada yazıyor. Tavsiye ederim, eğer Suriye, Ortadoğu nedir, neler oluyor merak ediyorsanız arada okuyun, tevelerdeki şaklabanlara takılmayın. 

Hüsnü Bey'in anlattıklarından benim anladıklarım şu;
,

Ortadoğu yüzyıllardır büyük güçlerin kavga yeri. Ama burada kavgalarını hep taşeronları vasıtasıyla yapıyorlar; Peşmerge, PYD, İşid, Nusra, Hizbullah, El Kaide  vs. Bunların hepsinin finansörleri ise her daim Suud'lar. Suud'lar ise ABD derin devletinin en sadık kabilesi. Kuveyt, Katar ve Ürdün de ABD'nin başını çektiği emperyalist katillerin haremindeki en gözde cariyeleri. 

Peki Suriye neden önemli ya da hakikaten önemli mi?

Suriye, emperyal kan emicilere karşı koyan tek ülke konumunda. Esad'ın babasıyla başlayan bu politikayı oğlu devam ettiriyor. Halk, hiçbir şekilde boyun eğmiyor baskılara. Ülkelerinin üzerine onlarca devlet, binlerce katil ile saldırılıyor, direniyorlar. 

Arkalarına Rusya'nın desteğini aldılar. Rusya'nın tek üssü Ortadoğu'da Suriye'de. Eğer Suriye düşerse Rusya da bu coğrafyada düşer! Akdeniz'de esamesi okunmaz. Bunu biliyor ve kullanıyorlar. 

Derin ekonomik krizdeki (nedense bu önemli ayrıntı hep es geçiliyor) Rusya'nın silah satışındaki en iyi müşterisi. 

Rusya'da yıllardır binlerce Suriye'li öğrenci eğitildi, hala eğitiliyor, başka deyişle Rusya ile Suriye arasında özellikle kurulmuş "beşeri" ilişki mevcut.

Suriye tarafını seçmiş ve asla taviz vermiyor zira hayatta kalmaları için bu coğrafyada var olmaları gerektiğinin farkındalar. Ellerindeki tek kullanabilecekleri koz ülkelerinin jeopolitik konumu ve dibine kadar kullanıyorlar. Mecburlar.!  

Atatürk'ün, dünya tarihinde emperyalist vahşilere karşı kazanılan yegane zaferin sonucu, kurduğu laik Türkiye Cumhuriyeti'nin (TC) bir benzerini, üstelik Türkiye ve Atatürk'ten ilham alarak kuran tek Arap ülkesidir Suriye. Bu sebepledir ki özellikle ABD kuklası Suud'ların nefret ettiği ülkelerin başında geliyor, TC ile  birlikte. 

Gelelim en önemli noktaya...

Kan emicilerin çıkarları için Ortadoğu asla gelişmemelidir. İslam'ın çarpıltılmış, ucube haline getirilmiş haliyle tüm coğrafyaya hakim olması ana politikadır. Oradaki ülkelerin (İsrail hariç zira İsrail bir Truva atıdır) tamamının dinin dogmatik kurallarıyla, insanlarının gelişmemesini sağlayacak bir sistemle yönetilmeleri şarttır. Bunun için mezhepler, para, hainlik, seks, aklınıza gelen her türlü enstrüman kullanılmalıdır. Kaos ve iç savaşlar eksik olmamalıdır. Birbirleriyle aralıksız savaştırılmalı, düzen kurdurulmamalı, hele hele medeniyet, özgürlük, sosyalizm, devrim gibi mantıksız(!) fikirler asla yeşermemelidir.

İşte Suriye ve Atatürk Türkiye'si bu nedenle iki çıban başıdır ve elimine edilmelidir. Ama olmuyor, ne Suriye pes ediyor ne Türkiye onca şeye rağmen laikliğinden ödün veriyor.        

Peki tüm bunlar ne için? Elbette toprağın altındaki çıkarılmayı bekleyen petrol ve gaz için! Tahmini değeri 7 trilyon dolar! Bu kadar zenginlik oradakilere bırakılır mı hiç!  

Lafı uzatmayalım, sebep ve sonuçlar ortada. İki ülke kaldı fethedilmesi gereken. Önce Suriye sonra Türkiye. Ya da ikisi birden. Ama gelin görün ki Yeni Türkiye'nin liderleri sanki bunları bilmiyormuş gibi Suriye'yle didişiyor!..

Akın Teksöz