Plan ve pilav

20 Ekim 2016 Perşembe  |  KÖŞE YAZILARI

"Planlı ekonomi'' dediğinde Türkiye'nin aydınlık yarınlarına yürümek isteyenler, '"bize plan değil pilav lazım" demişti Çoban Sülü, namı diğer Morrison Süleyman.

Menderes Bayar ikilisinin- DP nin devamı ve benim kanaatime göre MSP'nin RP nin Fazilet Partisinin ve nihayetinde AKP'nin evveliyatı, Cemaziyülevveli olan Adalet Partisi ve onun Süleyman Demirel'inden söz ediyorum.

"Bağımsızlık benim karakterimdir" sözü ile bağımsız devlet miras ve vazifesini Türkiye halkına ve devletine bırakan Atatürk Türkiye'si ne yazık ki bu vazife ve mirasa sahip çıkamamış ve devlet yönetimindeki kendi başarısızlıklarını, Amerika Birleşik Devletleri'nin dümen suyuna girerek kapatabileceklerini sanmışlar ve Türkiye'yi Marshall Planı ve NATO üyeliğine sürüklemişlerdi.

Daha Atatürk'ün sağlığında, hatta İstiklâl Harbi sürerken bile başlayan gerici mandacı işbirlikçi itirazlar ve ayaklanmalar, ne yazık ki 1940 ile 50 arasında çok önemli bir yol kat etmiş ve Türkiye NATO üyeliği ile bağımsızlığını doğrudan ve "yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini de dolaylı olarak terk etmişti. 

Bir yandan NATO üyesi olup diğer yandan da bağımsız ve barışçı bir politika izleyebilmek olası değildi. Nitekim de olmadı.

Plan ve pilav derken nerelere geldik . İlişki şu... 

Planlı ekonomi neredeyse bağımsız ve barışçı kalabilmenin, Atatürk ilke ve devrimlerine, onun ilkeleri ışığında geliştirerek devam etmek demek olacaktı.

Emperyal ( günümüzün moda deyimi ile küresel güçler) ve onların işbirlikçileri ile pusuda bekleyen gerici hilafet güçlerinin işbirliği ile, sözüm ona "hür dünya" tercihi yapan Menderes Bayar ikilisi ve onların partisi DP,  Türkiyeyi sağlıklı yürüyen rayından çıkararak NATO'cu dinci bir eksene oturtuyordu.

O gün bu gündür hayır yüzü görmedik.

NATO'ya girdikten sonra yapılan ikili antlaşmalar sonucunda ordunun günlük ihtiyaçları dahi ABD'den gelirdi. Hibe olarak takdim edilmeye çalışılsa da öyle değildi. Ağırdı bedeli çok ağır. Kore'ye mehmetçik gönderecek kadar ağır.

Menderes dönemiydi ki, Celal Bayar DP (Demokrat Parti) amblemli bastonla gezmeye pek meraklı Reis-i Cumhur'du, cumhuriyetin başına.
Hatırlayan hatırlar, çatal kaşıklarında bile USA damgası kazıldıydı ordunun.

Çatal ve kaşık deyince de ister istemez pilav düşer insanın aklına.

Çatalla pilav yiyebilen tek tük insan çıksa da, kaşıktır pilavın yakışığı ve Türkiye'nin siyasi literatürüne "pilavdan dönenin gaşşığı kırılsın" vecizesi de Süleyman Demirel ağzı ile dökülmüştür.

O gün bu gündür memleketi devleti halkı, pilav ve kaşık merceğinden görenler ağızlarına pelesenk atmiştir bu sözü.

Ununu elemiş eleğini asmış bir siyasetçi olmasına rağmen Türkiye'nin son yıllarında  yedek AKP Tayyip Bey lastiği, bastonu, payandası , destekçisi olarak vebali bulunan Devlet Bahçeli'nin gerek kendi partisi ve gerekse Türkiye'nin geleciğine yönelik karatma politikası çerçevesinde "pilavdan dönenin kaşığı kırılsın" demiş olmasında şaşıracak birşey yoktur.

Ne demişti Gazi Mustafa Kemal

"Asıl olan iç cephedir. Bu cephe bütün memleketin, bütün milletin meydana getirdiği bir cephedir. Görünürdeki cephe, doğrudan doğruya ordunun düşman karşısında ki silahlı cephesidir. Bu cephe sarsılabilir, değişebilir, yenilebilir. Fakat, bu durum hiçbir zaman bir memleketi, bir milleti yok edemez. Önemli olan, memleketi temelinden yıkan, milleti esir ettiren iç cephenin çöküşüdür. Bu gerçeği bizden daha iyi bilen düşmanlar, bu cephemizi yıkmak için yüzyıllarca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar. Bu güne kadar başarı da sağlamışlardır."

Gerçekten, "kaleyi içinden almak", dışından zorlamaktan çok kolaydır. Bu maksadı gerçekleştirmek için, içimize kadar sokulabilen bozguncu mikropların v ajanların varlığını iddia etmek yerindedir.

Meclisin zihniyeti, çalışmaları ve durumu düşmana ümit verici olmadıkça iç ve dış cephelerimizin yerinden oynamasına imkan ve ihtimal yoktur.

Amerikan kaşığı ile bulgur pilavı mı yenirmiş!

Cemal Süreya Kurt şiirine "köpek diliyle içer suyu / kurt soluğuyla" diye başlar,

Ve "kurt 6 yavru doğurur / köpek olur bunların biri" diye bitirir...