CHP'de de mi 'OHAL'?

24 Ekim 2016 Pazartesi  |  GÜNLÜK

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde, olağanüstü hal gerekçe gösterilerek, olağanüstü hal KHK'larının tartışılacağı panele izin verilmediği daha yeni ortaya çıktı.

Şimdi de, Anayasa Mahkemesi ve CHP tarafından, olağanüstü hal KHK'ları hakkında CHP'nin açtığı dava dosyaları içeriğinin incelenmesine bile izin verilmedi.

Olağanüstü hal süresinde, olağanüstü halin gerekleri kapsamında çıkatılan KHK'lerin iptali için Anayasa Mahkemesinde dava açılamamaktadır.

Olağanüstü hal süresi içinde çıkartılsa bile, olağanüstü halin gerektirmediği konularda çıkartılan olağanüstü hal KHK'larının iptali için ise, Anayasa Mahkemesine iptal davası açılabilmektedir. Bunun için yapılan düzenleyici işlemin adına değil, bu işleme karşı dava açıldığında işlemin içeriğine bakılarak, içeriğinin olağnüstü halin gerekleri kapsamında olup olmadığı incelenmektedir.

15 Temmuz sonrasında 20 Temmuz'da ilan edilen olağanüstü hal kapsamında bugüne kadar sekiz adet olağanüstü halk KHK'sı çıkartılmıştır.

CHP, bu olağanüstü hal KHK'larından bazıları için iptal davası açmazken, sadece 668 sayılı olağanüstü hal KHK'sı için ve bu KHK'nın da tüm hükümleri için değil, bazı hükümleri için iptal dava açmış, ancak açılan bu dava Anayasa Mahkemesi tarafından reddedilmiştir.

CHP, açtığı bu davanın dilekçe içeriğini her nedense kamuoyuna açıklamamış, bu konudaki talepleri karşılamamıştır. CHP TBMM grubunun bu bağlamda çıkartılan tüm KHK'lar için ve bu KHK'ların da tüm maddeleri için dava açması gerekirken, hem sadece bir KHK için, hem de o KHK'nın da sadece belirli maddelerine yönelik dava açması dikkat çekmiştir. Öte yandan açılan bu dava dava dilekçesi içeriğinin bile açıklanmaması ise, adeta CHP'de de olağanüstü hal mi yaşanıyor sorularını ortaya çıkarmıştır.

Adalet Bakanı'nın bile, bu KHK'ların Anayasaya aykırı hükümler içerdiğinin belirttiği yerde, CHP'nin bu KHK'ların tamamına ve tüm hükümlerine dava açmaması, CHP'nin de AKP ile paralel olarak Anayasa'nın bu KHK'lar yoluyla delinebileceği anlayışını benimsediği düşüncelerine haklılık kazandırmıştır. 

Avukatlar, mahkeme önündeki her türlü dava dosyalarını inceleyebilmekte iken, Anayasa Mahkemesi 668 sayılı olağanüstü hal KHK'sının iptali için CHP tarafından açılan dava dosyasının içeriğinin tarafımca incelenmesine izin vermemiştir.

Anayasa Mahkemesinde dava dosyası içeriğini inceleyebilmek ve süreçteki hukuk yollarını etkili kullanabilmek için, CHP'ye yapılan başvuruda CHP TBMM grubu, açılan dava dilekçesini paylaşmaktan uzak durmuş, adeta dava dilekçesini saklamış, bunun üzerine tarafımca Avukatlık Yasası'ndan kaynaklanan haklardan hareketle bu dava dosyasının incelebilmesi için Anayasa Mahkemesine dilekçe ile başvuru yapılmıştır.

Avukatlık Yasası, yargı organlarındaki dava dosyalarının vekaletname aranmaksızın avukatlar tarafından incelenmesi konusunda son derece açık hüküm içermesine rağmen, Anayasa Mahkemesi, bu konuda izin vermeyerek, kendisini adeta bir yargı organı olarak, baktığı davayı da bir dava olarak görmemiştir.

Oysa avukatlar, her türlü yargı organları önündeki her türlü dava dosyasını, Avukatlık Yasası uyarınca vekaletname olmaksızın inceleme hakkına, vekaletname olduğunda da dava dosyasından örnek alma hakkına sahiptir.

Anayasa Mahkemesi, bu kuralın, kendi önündeki KHK iptal davasında uygulanamayacağını ifade etmiştir.

Bu olağanüstü hal hukukundan da öte bir durumdur.

KHK iptal davaları, Anayasa'da açıkça "iptal davası" olarak nitelenmesine rağmen, Anayasa Mahkemesi bu kavramın Avukatlık Yasası kapsamındaki dava niteliğinde olmayacağını belirtmiştir.

Bu tablo ve tutum değerlendirildiğinde iki durum öne çıkmaktadır: 

Sadece olağanüstü hal gerekleri kapsamını aşan konularda değil, sadece bu kapsamda kalan KHK hükümleri için mi dava açıldığı için, yerinde olarak Anayasa Mahkemesince ret kararı mı verilmiştir? Bu nedenle mi CHP tarafından dava dilekçesinin içeriğinin açıklanmasından uzak durulmaktadır? 

Yoksa olağanüstü hal gereklerini aşan konularda bile çıkartılan KHK hükümlerine bile dava açıldığı, ancak bu konuda  Anayasa Mahkemesi iptal kararı verebilecekken, önceki görüşünden döndüğü için mi ret kararı vermiştir? 

Bu aşamada bu seçeneklerinden hangisinin söz konusu olduğu kesin olarak açıklığa kavuşmamış ve tartışmalı kalmıştır.

Bu tabloya bakıldığında kesin olan şey,  iktidarı denetlemek ve Anayasal sisteme bağlılık için görev yapması gereken, anamuhalefetin de Anayasa Mahkemesinin de, iktidarın yarattığı olağanüstü hale kapıldığıdır. Yani sözün özü bu kurumların içinde bile görülen, olağanüstü halin yaşandığı yolundadır...


Ömer Faruk Eminağaoğlu