YSK seçimlerde hile yaptı (mı)

04 Kasım 2016 Cuma  |  KÖŞE YAZILARI

AKP'nin girdiği ilk seçimde büyük bir başarı ile çıktığı 2002 yılından bu yana her seçim sonrası cılız seslerle  "seçimlerde hile yapıldı" şüphesi oluşmasına rağmen hiçbir zaman doğruluğu kanıtlamamıştır.

15 Temmuz kanlı darbe girişimi sonrasında terör örgütü FETÖ' nün devletin istisnasız her kurumuna sızdığı açıkça görülmüştür. 

Yaklaşık iki buçuk aydır birçok resmi ve özel kuruma baskın yapılarak yüzlerce terör örgütü mensubunun ya da sempatizanın tutuklandığını, işten el çektirildiğini görmekteyiz.

Bir devlet kurumu hariç, "Yüksek Seçim Kurulu"...

Yargıtay'a, Danıştay'a, HSYK'ya,Sayıştay'a sızan ve sızdığı her kurumu ele geçiren yapı, niye Türkiye'de ülkeyi kimin yöneteceğine karar verilen seçimleri denetleyen yapıya sızmış olmasın?

Her yerde var da, sadece YSK'da mı yok?

Bu soru aslında bizler tarafından çok sorulan bir soru. Ama bugüne kadar anlaşılır, makul bir cevap verilmedi. 

YSK'dan ne hakim düzeyinde, ne memur düzeyinde tek bir kişi açığa, gözaltına alınmadı ya da aldırılmadı.

17/25 Aralık sonrasını milat kabul eden,bu tarihten sonra önemli itiraflarda bulunup "ne istediler de vermedik" diyerek FETÖ terör örgütü tarafından aldatıldıklarını söyleyen başta sayın Cumhurbaşkanı ve diğer AKP yöneticileri aslında muhalefetin yapamadığını yapıp 2014 yerel seçimleri sonrası bizler tarafından çokça sorulan YSK'daki FETÖ yapılanmasını adeta ihbar ettiler.

Dönemin AKP Genel Başkan Yardımcısı, günümüzün içişleri bakanı Süleyman Soylu 2014 yerel seçimlerinin hemen sonrasında "YSK'da üç paralel üye var. Fitneyi yukarıdan aşağıya sarkıtıyorlar,itiraz edilen yerleri AK Parti'nin karşıtlarına vermek için organizasyon kuruyorlar. Bunu görmemek için dünyada her şeyden bihaber olmak lazım." diyerek önemli bir itiraf da bulundu.

Eğer bu terör örgütü Yüksek Seçim Kurulu'na sızdıysa geriye dönük seçimlerin hepsinde hile yapıldığı açıkça ortaya çıkacak  kurulmuş tüm hükümetler ve bu hükümetlerin aldıkları kararlar sorgulanır hale gelecektir.

İktidar böyle bir çıkmazla karşılaşmamak ya da deşifre olmamak adına YSK'ya dokunmuyorsa bu kabul edilir olmadığı gibi, AKP'nin  FETÖ ile mücadelede samimi olmadığı konusundaki kuşkularımızı artırır.

Cumhuriyet savcılarına düşen görev en kısa sürede YSK ile ilgili derin bir soruşturma yapması 17/25 öncesi AKP lehine,sonrası AKP aleyhine seçim sonuçlarında bir hile yapıldıysa (ki Cemaatin yapılanmasını ve icraatlarını görünce hile yapıldığı düşüncesi ağırlıkta) bunu ortaya çıkarmasıdır.

YSK'nın seçimlerde hile yapmış,seçim sonuçlarını değiştirmişse  bu ortaya çıkarılmalı buna karışan,göz yuman her kim varsa, kamu görevlisinden ,siyasetçisine ;cumhurbaşkanından muhalefet partisi liderine kanun karşısında hesap vermelidirler.

Aksi durumda bu şüphelerden kaynaklanan sebeplerle 14 yıllık AKP iktidarı her zaman tartışılmaya devam edecek,bu da kirli demokrasi sayfamıza kara bir leke olarak geçecektir.