Sol gözü Marksist, sağ gözü kapitalist toplum

07 Kasım 2016 Pazartesi  |  SERBEST KÜRSÜ

Benim naçizane kesin kanaatim şudur: İyiyi düşünen kafadan zarar gelmez. Bugün dünyada yaşanan sıkıntıların problemlerin, acıların, mutsuzlukların, zulümlerin, katliamların, tek sebebi peşin hükümlerle, karşısındakini yok sayma ,güç ve iktidar hırsı ile hareket eden insanlar, onların yüzünden günümüzü yaşıyamıyoruz.

Hep birileri belli sebeplerle yaşamımızı berbat ediyor. Bugün dünyada, özellikle Türkiye'de farklı düşüncelerin tartışılmadığı farklı duygu ve düşüncelerin  çarpıştığı bir ortam var. 

Her gün fikir hürriyeti çığırtkanlığı yapan bu dünya fikir hürriyeti için yazar, çizer, bağırır ama biz fikir hürriyetimizi pratiğe dönüştürmek istediğimizde yasal olsun olmasın kendi kurallarıyla düşüncemizi boğar. İnanın ilim adamı sanatçı yazar, aydın geçinen bu insanlarda fikir namusu olsa bugün dünyada ve özellikle Türkiye'de yaşanan olaylara sessiz kalmazlardı. 

En zıt ideolojinin bile yeri gelince anlaşılabilir mantıklı bir tarafı vardır. Eğer o fikir düşünen bir insandan geliyorsa. Eskiden fikirlerimiz farklı alanlarda dile getirilip çeşitli kamplarda can buluyordu. Şimdi ise Türkiye de kısırlaşmış, yozlaşmış dünceden çok duyguların konuşulduğu bir ülke haline geldi. Adeta bitkisel hayatta gibi. Benim Danimarka'dan gördüğüm herkesin akbabalar gibi parasını mülkünü aç gözlükle toplayabildiği vurdumduymaz insan yumağı .İnsanlar öyle bir hale geldi ki, özellikle sol gözleri ile Marksist sağ gözleri ile kapitalist, sağ ayaklarıyla yobaz, sol ayaklarıyla gerici bir dünya. 

Hakimler, savcılar, gazeteciler, siyasiler, politikacılar, bürokratlar ,aydınlar argo dille kimseye gebe kalmamalıdır. Bu kesimler nüfuzlarını kullanmak ya da menfaat elde etmek için bugün yaşananlara sesini yükseltmeli. Halk gerçekleri bu öncü kesimler sayesinde öğrenebilir ve fikir geliştirebilir. Eğer bu kesimler görevlerini sorumluluklarını yerine getiremezse toplum sivilleşemez.Toplum gösteriş meraklısı, görgüsüz, çıkarcı, kişilik haklarına saygısız olur, özellikle kadına karşı şiddette tavan yapar. Türkiye'de toplam 553 televizyon ve 1120 radyonun bulunduğu çok seslilik numarasının altında aslında tek seslilik var. Gazeleri okuyoruz, televizyonları seyrediyoruz. Bir gazetenin veya herhangi bir basın kuruluşunun olaya farklı yorum getirmemesi ilginç değil mi? Bir şarkının bile sözleri aynı olsa dahi farklı yorumlar getirilir sanatçılar tarafından. Demokrasiyi diline dolamak, arzu etmek yeterli değildir. Demokrasinin olmadığı düzende sermayedarlar, sendikalar, barolar, halkla beraber birlikte olmak arzusunda olamalıdır. Eğer bu sendikalar, sermayedarlar, barolar halktan kopuk rejimden, hükümetten yana iktidara çanak tutarsa menfaatin oyuncağı olurlar. 

Demokratik sistemler vicdanlı, iyi düşünen aydın insanlarla hayat bulur. Eğer hakimiyetin sahibi kaynağı halk ise halkın değerlerine, duygu ve düşüncelerine saygı gösterilmeli. İnsan hak ve özgürlüklerine saygılı bir siyasal sistemde sivil toplumun etkinliğinin arttırılmalıdır. Çağdaş siyasal rejimlerden herhangi bir türünün demokrasinin gerçekleşmesine katkı sağlayabilmesi için ilgili ülkenin yasal, kurumsal, sosyal, ekonomik açıdan bazı özelliklere sahip olması gerekmektedir. İyi düşünen insan, özgün düşünen, ilginç ve yararlı fikirler ortaya koyan, ele aldığı soruna başkalarından farklı açılardan bakabilen insandır. Alışılagelmiş düşünce kalıplarından kurtulmuş. Çevrenin sınırlayıcı baskılarından kurtulmayı başarabilmiştir. Platon'un dediği gibi, "doğru, iyi düşünce bilgidir." 

Erdal Çolak