Putin de kazanmış sayılır mı?

09 Kasım 2016 Çarşamba  |  KÖŞE YAZILARI

ABD'de başkanlık koltuğuna Donald Trump'ın oturması, seçimleri yakından izleyen ülkelerin başında gelen Rusya'yı son derece sevindirmiş görünüyor.

Zaten Trump'a ilk kutlama mesajlarından biri Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'den gitti. Rusya medyasına bakınca da Trump'ın zaferinin Moskova'da sevinç yarattığını hemen hissetmek mümkün.

Tabii aslında bu ruh hali, Hillary Clinton'ın kazanmamasının Rusya cephesinde yarattığı sevinçten de kaynaklanıyor olabilir. Clinton'ın başkanlığını hiç istemediğini gizlemeyen Putin kampanya döneminde ona dolaylı yoldan hakaret etmekten de çekinmemişti.

Gündemdeki asıl soru şu: Trump'ın başkanlığı döneminde Amerikan-Rus ilişkileri nasıl bir seyir izleyecek?

Kampanya günlerinde Trump'la Putin arasında gidip gelen "sevgi sözcükleri" dolu mesajlara bakıldığında gergin günlerin geride kalmaya başlayacağı, iki liderin "kanka" olabileceği, hatta iki ülke arasında ittifak kurulabileceği yorumları yapılabilir.

Ancak, ortada yanıtı bilinmeyen çok önemli bir soru var: Trump gerçekte nasıl bir başkan olacak ve Rusya'ya karşı nasıl bir siyaset izleyecek?

"Kapalı kutu" Trump'ın Rusya ile ilişkileri gerçekten düzeltmek istemesi halinde bile işinin hiç de kolay olmayacağını şimdiden söylemek mümkün.

ABD başkanlık seçim kampanyaları sırasında "aykırı" söylemleri olan adayların Beyaz Saray'a gelince "sistemin adamı"na dönüştüğünü geçmişte çok görmüştük.

Şimdi benzer bir durumla Trump'ın da karşılaşması olasılığı var...

Ya da sistemin parçası olmasa bile onu yıkmaya gücü yetmeyebilir.

Bu görüşte olanlardan biri de Rus siyaset bilimci Nikolay Zlobin.

Zlobin ABD'yi "dev bir buzkıran"a benzetiyor ve " Bu o kadar büyük ve ağır bir gemi ki, ancak çok yavaş manevra yapabiliyor ve şu an için bu gemi Rusya'dan uzaklaşıyor. Trump gemiyi döndürmeyi deneyebilir, Putin'le görüşebilir, ona heyet gönderebilir ya da açıklama yapabilir. Ama ABD'de mevcut durumu korumak isteyenler çok güçlü"diyor.

Rusya ile ABD arasında seçim sonrası ortaya çıkan "balayı" havası önümüzdeki günlerde, hatta aylarda büyük olasılıkla devam edecek.

"Soğuk Savaş"ın bitiminden bu yana Rusya'yı siyasi, askeri ve ekonomik olarak kuşatmaya, çökertmeye, onun dizleri üstünde doğrulmasını engellemeye çalışan bir ABD gördük.

Trump'ın aynı siyaseti sürdürüp sürdürmeyeceği ya da o siyasete savaş açıp açmayacağı "romantik" açıklamalar bitip taraflar masaya oturunca anlaşılacak.

Kısacası, "Trump kazanınca Putin de kazanmış sayılır" demek için henüz çok erken.

Ama eğer Trump başarırsa dünya düzeni değişecek demektir...