Trump ve yükselen yoksulluk

10 Kasım 2016 Perşembe  |  MENTOR

Kapitalizm çok büyük refah üretiyor, her gün gelişen teknoloji, tıbbi olanaklar, yollar, binalar vs. vs. ancak çok ama çok büyük bir problemi var: Kapitalizmin ne kadar çok refah üretirse o kadar çok yoksulluk ve acı üretiyor çünkü sistemin doğasından kaynaklanan bir paylaşım problemi var, daha çok refah daha çok paylaşım sorunu ve sonucunda acı üretiyor.

Kapitalizmin doğasındaki eşitsizlik üretim sürecine katılan unsurların üretimden adil pay almamasına dayanıyor çünkü sistemin devamı  "sermaye birikimine" dayanıyor, üretim daha çok üretim için daha çok sermaye gerekiyor. Sermayenin üretimden aslan payını alması bir gereklilik.

Ancak başlangıçta bu sistemin vahşeti ve ürettiği büyük adaletsizlik kısa sürede kendi alternatifini yarattı, işçi ve paylaşımın ön plana çıktığı, hatta sermayeyi üretimden tamamen dışlayan sosyal sistemleri savunan sol akımlar. Kapitalizm o kadar sertti ki buna tepki olarak doğan sol akımlar da sert politikalar ürettiler. Başlangıçta tamamı zor yoluyla iktidarı  ele geçirmeyi öneriyordu, başarılı da oldular ancak beklenenin aksine bu sol ideolojiler bolluk ve refah üretmek yerine yoksulluk, acı ve baskı ürettiler. O kadar başarısız oldular ki kendini geliştirip sosyalist sistemlerden daha başarılı çözümler üreten kapitalist sistemler çok daha başarılı oldu ve doğal olarak sosyalist sistemler yok oldu ve sol ideoloji olarak marjinalleşti.

Solun marjinalleşmesinde insan doğasının farklı olmayı tercih eden doğasını inkar eden ve refah üretmekte başarısız olan ekonomik yaklaşımları kadar kapitalizmin yükselen sol tehdit karşısında geleceğini risk altında görüp kendini ıslah etmesi de önemli rol oynadı. Grev hakkı, işsizlik sigortası, sosyal güvenlik sigortası gibi.

Sosyalizmi yenilgiye uğratan kapitalizmin azalsa bile paylaşım konusundaki "arızası" devam ediyor. Bu durum çok daha hızlı artan refaha rağmen acının ve mutsuzluğun artmasına neden oluyor. Çok zengin dediğiniz ülkelerde gelir dağılımı nedeniyle yoksuluk içinde yaşayan insan sayısı azımsanmayacak ölçüde arttı, dünyada bölgesel eşitsizlikler giderek artıyor ve giderek daha fazla mutsuzluk var ancak artık insanların önünde sol bir alternatif olarak da durmuyor çünkü bundan 100 yıl öncesine göre insanoğlu kendini çok daha iyi tanıyor ve ölmemek için yaşamak ona yeterli gelmiyor.

Bir sorun olduğu da açık, her ne kadar henüz büyük bir çatışma haline dönüşmemiş olsa bile adı değişik şekillerde olsa bile bir zengin yoksul çatışması açık, ülkemizde laik dindar çatışması olarak ifade edilen şey aslında bir zengin yoksul çatışmasıdır, Amerika'da bir göçmen ve milliyetçi karşıtı olarak sunulan şey zengin yoksul çatışmasıdır, AKP yoksullardan oy alır, Trump yoksul ve mutsuz beyazlardan oy aldı, Brexit yoksul İngilizlerin tercihi idi. Sryza, Podemos, Five Stars soldan daha çok popülist siyasi partiler olup yoksul-zengin çatışmasına tepki oylarını alan oluşumlardır.

Olanları yorumladığınızda yoksul insanların mutsuzluk olduklarını ancak bunu sol artık bir alternatif olmadığı için farklı şekilde ifade ettiklerini görüyoruz.

Bence dünya sosyolojisi büyük bir toplumsal  felaketin eşiğinde hem ülkelerin içindeki adaletsizlikler hem de bölgesel adaletsizlikler ciddi olumsuz sinyaller veriyor. 

Böyle bir çıkar çatışmanın ya uzlaşma ya da kavgayla sonuçlanacağını düşünüyorum, adaletsiz dağılım içinde yaşadığımız dünyayı her zamankinden daha fazla ısıtıyor, bakalım uzlaşacak mıyız, çatışacak mıyız?

Zaman gösterecek ama dünyanın yeni bir değişimin eşiğinde olduğu gerçek, bunun mevcut ideolojilerin değişmesi ile mi yoksa tamamen yeni yaşama biçimleri doğurmak sureti ile mi çözüleceğini zaman gösterecek ancak pimi çekilmiş bir el bombasının üzerinde oturduğumuz ve patladığında hepimiz için felaket olacağını bilip ona göre davranma ihtiyacında olduğumuz kesin.

Düşmanlıklara değil dostluklara ihtiyacımız var ancak şu anda nefretimiz daha çok düşmanlık üreterek teskin oluyor ama insanoğlu mantıklı bir yaratık kendi nefretinin kendini de yok edeceğini görecektir.

İdeolojik anlamda kapitalizm ve sosyalizm uzlaşmak zorunda, mevcut şartlarda başka çözüm görünmüyor.