Bir baba hindi!

15 Kasım 2016 Salı  |  KÖŞE YAZILARI

Futbol sahalarımızın meşhur tezahüratını duymayan kalmamıştır. Bir amigo,

"Bir baba hindi, heeey allah!

Falana bindi, heeey allah!

Falandan indi, heeey allah!

Filana bindi, heeey allah!"

nidalarıyla binilip inilenleri sıralar. Her bir biniş-iniş", tüm taraftarın "hey allah" nakaratıyla karşılık bulur. Kazazede listesinin nihayetinde coşku doruğa çıkar ve tüm stat, "allah allah, heeey allah" sesleriyle inler. 

Habire birinden inip başka birine binen ama bir türlü kendisine binilemeyen takım var mıdır, bilmiyorum. 

Ama -futbol sahalarının dışından olsa da- bu unvanı hak edecek bir "baba hindi" biliyorum. Siz de biliyorsunuz. Hafızasını azıcık harekete geçiren herkesin, hakkını teslim edeceğini sanıyorum.

***

Sırtına binilip -kullanım süresi dolduktan sonra- inilenleri tek tek saymaya kalksam, sayfalar yetmeyebilir. Birkaçını hatırlamak bile yeterince fikir verir sanırım:

•    Demokrasi umuduyla kucaklayıp "yetmez ama evet!" diyen liberaller, bir kısım sol ve Avrupa Birliği, 

•    Çözüm süreciyle TC ibaresinin kalkıp eyalet sistemine geçileceğini düşünen Öcalan ve PKK, 

•    Vefa'nın bir semt adından fazlası olduğunu sanan parti kurucuları ve yandaş olmayan dindarlar,

•    "Ne istedilerse verildiği halde" kanaat etmeyip hep daha fazlasını isteyen Gülen Cemaati,

•    İdeal taşeronuna kavuştuğunu sanıp "BOP eş başkanlığı" bağışlayan Amerika Birleşik Devletleri

***

Sırtına binilenlerin çoğu, "Biz artık muhafazakâr demokrat olduk" söylemine ve ülkenin insan hakları, özgürlükler ve demokrasi sorunlarını aşacağı vaadine tav olmuştu. Her biri, yanıldığını acı deneyimlerle yaşayarak öğrendi. 

Verilen mücadelenin din adına olduğunu düşünen gerçek dindarlar da yapılanların İslam'la bağdaşmadığını görerek hayal kırıklığına uğradılar. 

Böylelikle demokrasi ve İslam, ikbal hesaplarında harcanıp tüketildi. 

Şimdi kullanılarak tüketilme sırası milliyetçiliğe geldi. Zaten Devlet Bahçeli, en umulmadık anlarda, "bu da olmaz!" denilen yardımlar yaparak hep

Hızır gibi yetişmişti. 

FETÖ'ye intikam operasyonlarıyla yürekleri soğuyan ulusalcılar, ABD ve AB'ye meydan okumaların Avrasyacılık hülyalarına kapı aralayacağını umuyor. 

Ama asıl hedef MHP çizgisindeki milliyetçiler! Başkanlığa "Türk tipi" demenin, HDP milletvekillerini zindanlara tıkmanın, önüne gelen devlete esip gürlemenin, Irak ve Suriye topraklarının Türkiye'ye katılacağı hayalleriyle heyecanlandırmanın ne kadar işe yarayacağını hep birlikte göreceğiz. 

***

Baba hindimiz, daha kimlere biner, iner bilinmez. 

Ama öylesine semirdi ki, ağırlığıyla bindiği devlet kurumlarının ve Türkiye'nin yakın geleceğinin üstüne kâbus gibi çöktüğüne kuşku yok! Ve de yol açtığı hasarlar yıllar boyu telafi edilebilecek gibi görünmüyor.