Kitab-ı Felsefe-i Geleban

16 Kasım 2016 Çarşamba  |  KÖŞE YAZILARI

"Sallayan" nam Vakanüvis Mehmet Atan Efendi'nin "Sallaname" isimli kitabının 363. sahifesinde galeban (çoban, sığırtmaç) Mesud'un hikayesi neşredilir. Bu hikayede Sallayan Efendi der ki:

Vakti zamanında...vilayetinin...nahiyesinin...köyünde Mesud nam bir civanmert yaşar idi. Ol civanmert galeban idi, her sabah kargalarla birlikte uyanır, köydeki bütün küçükbaş hayvanları toplar, onları meraya götürür idi. Bir kusuru vardı yalnız Mesud'un, kendisi kâzib( yalan söyleyen) idi. Bir takım hülyalar kurar, bunları da gerçekmiş gibi ahaliye anlatır idi. 

Bir gün çeradan (otlak) döndüğü vakit Mesud'un elinde kalın bir kitap gördüler. Ahali baktılar ki Mesud hayvanları teslim etmiş, köy hayratının başına oturmuş, elindeki kitabı açmış okur gibi yapmakta. 

Dediler ki: "Ey Mesud! Elindeki kitap da neyin nesidir?"

"Felsefe kitabıdır" dedi Mesud.

"Ey Mesud? Sen okuma yazma bile bilmezsin ki, üstelik senin icazetnamen (diploma) yoktur. Bir de kitabı ters tutarsın."

"Bre ağalar" dedi Mesud. "Siz ne bilirsiniz? Bana çerada garip haller oldu."

"Ne gibi garip haller?" dedi ahali.

 "Dinleyin o halde" dedi Mesud. "Bizim Mehmet Dayı'nın koçu bir gün huysuzluk çıkardı, ama ne huysuzluk. Gel desen gelmez, git desen gitmez."

"Eeee?"

"Esi ben koçu zapt edemezken diğerleri de huysuzlanmasınlar mı? Ey Allah'ım, dedim. Şu galeban kuluna bir deva gönder. Bunu dememle gökten önüme kitap düşmesi bir oldu."

"Ben bu galeban kâzibdir derdim de inanmazdınız. Yok dua etmiş de, gökten kitap düşmüş de." dedi ahaliden biri.

"Bre densize bak! Gafil sensin asıl. Bu kitap gökten düştüğü vakit göklerden bir ses işittim ben."

"Ne dedi peki o ses?" dediler.

"Bu kitaba Kitab-ül Felsefe-i Geleban (Çoban Felsefesi Kitabı) derler. Bu kitabı alasın ve hayvanlara nasıl hükmedeceğini öğrenesin. Bu sana göklerden gelen bir emirdir."

"İyi de bu kitap boş bre densiz" dedi dedi ahali.

"Sus, mel'un!" dedi geleban. Her kime ki göklerden bir emir gelir, görünmeyen ona görünür, verilmeyen ona verilir. Bugün koyuna, keçiye hükmeden, gün gelir sizin gibi ahaliye de hükmeder elbet."

Geleban Mesud'un hikayesi burada sona eriyor. Vakanüvis Sallayan Efendi Mesud ve Kitab-ı  Felsefe-i Geleban hakkında başka bilgi vermemiş bize. O yüzden böyle bir kitap var mı, kitap başka kimlerin eline geçti mi, onu bilmiyoruz. Tek bildiğimiz o zamandan beri darb- mesel olarak söylenmiş şu söz: Derler ki: "Ol kitap her kimin eline geçe, ol kişi herkese koyun gibi hükmede..."

Kitab-ı Felsefe-i Geleban, kim bilir bir daha ne zaman karşımıza çıkar?