Milli Takım ve 'münferitler'

16 Kasım 2016 Çarşamba  |  MENTOR

Milli Takım'da olanlar beni hiç şaşırtmıyor, şaşırtan şey insanların 3 Temmuz'dan sonra gelişen Fenerbahçe taraftarı gerçeğini ısrarla görmezden gelmesi.

Organize, kulübüne sportif başarı ile değil yüreği ile bağlı, fedakar ve dengeli.

Herhangi bir konuda bir liderliğe ihtiyaç duymadan, kısa sürede sosyal medya üzerinden organize olup sonuç alabiliyorlar.

En büyük özellikleri ise kontrol edilemez olmaları, 3 Temmuz'da yine kendi koydukları isimle "münferitler".

Aziz Yıldırım'a meydan okuyorlar, Fenerbahçe'nin efsane başkanı beni taraftar gönderemez demek zorunda kaldı, tahtı ilk defa şiddetli bir şekilde sallanıyor.

Galatasaray'ın borsa kuralsızlıklarını kamuoyu gündemine taşıyan yine onlar.

Bir çok kurumu kamuoyu önünde çok aciz duruma düşürdüler.

Örnekler çoğaltılabilir ama ihtiyaç yok, bu münferitlerin gücü ortada.

Lafı fazla uzatmaya gerek yok, herhangi bir gruba veya anlayışa bağlı olmayan özgür Fenerbahçe taraftarı ciddi bir Sivil Toplum Örgütü ve kontrol edilmesi de imkansız çünkü ortak davranmalarına rağmen bağımsız bilinçleri var.

Hal böyle olunca Fetö'nün polisi ile organize edilen çirkinliğin üzerine kurulan bir milli takımın başarılı olma şansı yoktu çünkü 25 milyon Fenerbahçeli, Fenerbahçe'ye yapılan saygısızlığın üzerine kurulan bu yapıya daha ilk gün savaş açmıştı.

Arı kovanı gibi yavaş, tek başlarına güçsüz ama bir araya geldiklerinde kontrol edilemez.  

Sırf bu nedenle Milli Takımın çok başarısız olacağı ilk gün belliydi öyle de oldu.

Fenerbahçe taraftarı bu ülkede daha önce benzeri görülmemiş bir sivil inisiyatif, bilinçli ve organize hatta başka benzeri olmadığını söylemek de yanlış olmaz çünkü ülkemizde kalabalıkların bilinci yoktur ve kolay manipüle edilebilir, oysa Fenerbahçeli'nin ortak bilinci var ve manipüle edilemiyor.

İşte ülkemizde sporu dizayn etme çabaları gelip gelip bu duvara çarpıyor ve Fenerbahçe'yi dışlamaya çalışan bu yeni sistem yerinde saymaya devam ediyor.

Fenerbahçe taraftarı o kadar güçlü ki, bu yeni dizayn edilmiş sistemle uzlaşmaya dünden razı olan Fenerbahçe yönetimini bile yok sayıyor ve kendisi Fenerbahçe'yi Fenerbahçe çıkarları doğrusunda dizayn etmek için onlara da savaş açıyor.

Sonuç olarak; bu ülkede Fenerbahçe taraftarını yok sayan hiçbir sportif organizasyonun başarı şansı yok, bunu düşünen herkes duvara çarpar bu sporu dizayn etmek isteyenler için de geçerli Fenerbahçe yönetimi için de geçerli.

Fenerbahçe sonsuza kadar özgür yaşayacak.