Ezeli rekabetin sonu

21 Kasım 2016 Pazartesi  |  MENTOR

Fenerbahçeli için sonucu önceden belli olan bir maçtı, 17 yıldır değişmeyen şey 18. yılda da değişmedi, daha çok uzun yıllar da değişeceğini sanmıyorum çünkü Galatasaray'da Fenerbahçe kompleksi var, bu konu tartışmaya bile açık değil.

UEFA Kupası olan ve sportif olarak rakibinden oldukça başarılı olan bir camianın bu takıntısının nedeni de açık, Fenerbahçe başka bir dünya, yaşam biçimi, futbol kulübü taraftarlığının çok ötesinde yaşamın her alanında ağırlığını hissettiriyor ve toplumsal olarak rakibini eziyor.

Fenerbahçe, Galatasaray'ın 100.yılında şampiyon oldu, Galatasaray eski stadını Fenerbahçe mağlubiyeti ile kapadı, yeni stadını Fenerbahçe mağlubiyeti ile açtı, UEFA kupasını bile hatırlamayan insanlar 6-0'lık ikonik sonucu hatırlıyorlar, Kadıköy'deki Fenerbahçe üstünlüğü 18. yılına girdi ama Galatasaraylılar FETÖ/PDY'nin gölgesinde, Başkanı hapiste, futbolcuları hedefte olan bir takımı yenemedikleri için seviniyorlar.

Fenerbahçeliler 100. yılı, Alex'in kafa gölünü, 18 yıllık seriyi sıradan birer günlük olay olarak kabul ederken Galatasaray bir beraberliği yücelterek teselli bulmaya çalışıyor.

Bana göre bu Galatasaray için tükeniştir.

Medyanın Fenerbahçe düşmanlığının bir tezahürü ve Fenerbahçe ile taraftarının arasını açmanın en kolay yolu futbolcuları hedefe koymaktır çünkü en kolay sonuca ulaştıkları tuzak budur maalesef Fenerbahçe taraftarı da duygusal olduğu için sıkça bu tuzağa düşer,daha önce de yazmıştım Fenerbahçe kadrosunun yarı kalitesine sahip bir başka takım yok, şu anda ligde gerisi QTM'nin ikiyüzlülüğü.

Gelelim maça; efendim Galatasaray çok kötüymüş, ceza sahasına bile girememişmiş, Beşiktaş olsa Galatasaray'ı paramparça edermiş, Galatasaray kim Beşiktaş kim yahu, Manchester United giremedi Fenerbahçe ceza sahasına. Fenerbahçe'nin mükemmel bir defansı ve taktiği var zaten sezon başında beri kimse Fenerbahçe ceza sahasına giremiyor. Neden kötü sonuçlar aldı sorusunun cevabı çok basit; kötü bir kalecisi var dünyada kalesine gelen topun gol olma istatistikleri en yüksek kalecisi kalesine gelen iki toptan biri gol oluyor.

Bir de Mehmet Topal konusu var, maç öncesi Topal'ın yokluğu endişe kaynağı değil aksine Fenerbahçe defansındaki en zayıf noktanın kapanması anlamına geliyordu çünkü Topal mükemmel bir kesici olmasına rağmen çok kötü top kullanıyor. Hücüma çıkarken kaptırdığı toplar Fenerbahçe kalesinde büyük tehlike yaratıyor, ayrıca kötü kullandığı toplar da bir çok tehlikeli atağı başlamadan bitiriyor. Bu çok az ama çok etkili atağa çıkan Fenerbahçe için büyük bir sorun.

Bir de gecenin utancı vardı, Volkan Demirel, Fenerbahçe'nin ligde geriye düşmesinden tek başına sorumlu olan bu oyuncu en ufak bir katkısı olmayan Galatasaray galibiyeti sonrası arkadaşlarının emeklerine saygısızlık ederek rol çaldı. Saygısızlık, rakibi küçümseme, ucuz kahraman rolleri, futbolculuğundan çok rakibe saygısızlığı ile gündeme gelip taraftar popülizmi ile yılda 2.5 milyon avro+ maç başını cebine atmaya çalışma çabası neresinden bakarsan bak Fenerbahçe'ye yakışmıyor, utanç verici.

Hafta içi Ergin Ataman ve Göksenin Köksal'ın spor dışı saygısızlıklarına alkış tutan, köpek taklidi yapan bir futbolcuya övgüler yağdıran bir rakibin de Volkan Demirel'den fazlasını hak ettiğini söylemek oldukça güç.

Sonuç; artık Fenerbahçe, Galatasaray rekabeti diye bir şey kalmamıştır, sportif olarak geride olmasına rağmen Fenerbahçe toplumsal olarak Galatasaray'ı eziyor rakibini 18 yıldır yenememiş, tarihi skorla mağlup olmuş, 100. yılında şampiyonluğu ezeli rakibine kaptıran tek camianın FETÖ/PDY'nin parmağı olan bir beraberliği kutsallaştırmasının başka bir anlamı olamaz.

Fotoğraf: Maktav